Imperfective türkçesi Imperfective nedir

  • Yarım.
  • Tamamlanmamış bir eylemi gösteren.
  • Tamamlanmamış.
  • Eksik.
  • Zamanını belirtmeden bir fiilin eylemini gösteren.
  • Bitmemiş.

Imperfective ingilizcede ne demek, Imperfective nerede nasıl kullanılır?

Imperfection : Kusur. Eksiklik. Özürlülük. Ayıp. Noksan. Bozukluk. Kusurluluk. Hata. Düzgünsüzlük.

Imperfections : Eksik yönler. Eksik yönleri. Hata. Kusurlar. Eksiklikler. Kusur. Eksiklik. Kusurluluk.

Crystal imperfection : Kristal kusuru.

Imperfect competition : Aksak rekabet. Noksan rekabet. Tam rekabet koşullarından en az birinin aksaması durumda geçerli olan rekabet. Tam olmayan rekabet şartları. Eksik rekabet.

Imperfect competition market : Aksak rekabet piyasası. Tam rekabet piyasası koşullarından en az birinin sağlanamadığı piyasa.

The imperfect : Bitmemiş bir eylemi gösteren zaman.

Imperfectly : Hatalı bir şekilde. Mükemmel olmayan bir şekilde. Kusurlu olarak. Kusurlu bir şekilde.

Imperfect scale : Birden çok boyutu birlikte ölçen ya da tutarlı yanıt kalıpları elde etmeye elverişli olmayan ölçek. Aksar ölçek.

Imperfect knowledge : Eksik bilgi.

Imperfect information : Eksik bilgi. Eksik enformasyon. İktisadi karar birimlerinin karar alırken bazı özel bilgilere ulaşamamaları durumu. krş. tam bilgi, bakışımsız bilgi.

İngilizce Imperfective Türkçe anlamı, Imperfective eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Imperfective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lacunary : Laküner. Çukurları olan. Eksik olma. Boşlukları veya eksik parçaları olan. Boşlukları olan (anatomi terimi). Lakunaya ait veya ilgili.

Halves : (spor) bir oyunun ayrılmış olduğu süreli bölümler. Bir şeyin iki eşit parçası. Çoğul olarak half. Bir şeyin yarısı. Yarımlar.

Absent : Devamsız. Dalgın. İlgisiz. Bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Namevcut. Yok. Yoklamada bulunmayan. Yok (mevcut olmama).

Absenting : Bulunmamak. Namevcut. Yok (mevcut olmama). Yoklamada bulunmayan. Dalgın. Bulunmayan. Gaip. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Devamsız.

Moieties : Kısım. Bir fonksiyonel grubu veya parçası. Yarı hisse. Pay. Parça. Hisse. Bir molekülün. Yarı.

Semi : Tır. Yarı erekte. Kısmen. Tır kamyonu. Tek duvarla bitişik müstakil ev. Yarı.

Amiss : Hatalı olarak. Yanlış. Fena. Hatalı. Kusurlu. Kötü. Bozuk. Ters.

Imperfect : Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Bozuk. Uygulanmaz. Kusurlu. Hatalı. Özürlü. Hikaye birleşik kipi. Kusur.

 

Defective : Kalık. Arızalı. Hatalı. Sakat. Yarım yamalak. Noksan. Yetersiz. Özürlü.

Durative : Sürekli. Süre ile ilgili. Devam eden bir şeyi göstermeye özgü (gramer). Sürmekte olan bir eylemi belirtme ile ilgili. Sürerlik görünüşü.

Imperfective synonyms : imperfective aspect, abortive, pendent, pendents, unfinished, halve, crude, unterminated, fragmentary, burton, dumb, pendant, moiety, incomplete, mezzo, half, deficient, uncompleted, draft quality, unaccomplished, deficit, devoid, absents, lacunal, semis, absented, fragmental, imperfects, interrupted, outstanding, unconcluded, deficiencies, durative aspect.