Lacking türkçesi Lacking nedir
Lacking ile ilgili cümleler
English: A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
Turkish: Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.
English: He is lacking in common sense.
Turkish: O, sağduyudan yoksundur.
English: Stop slacking or I'll fire you.
Turkish: Kaytarmayı bırak yoksa seni kovacağım.
English: He got fired for slacking off at work.
Turkish: O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.
English: He must be lacking in common sense.
Turkish: Sağ duyudan yoksun olmalı.
Lacking ingilizcede ne demek, Lacking nerede nasıl kullanılır?
Lacking coordination : Eşgüdümsüz. Organize olmayan. Koordinasyon eksikliği olan.
Lacking enthusiasm : Gayretsiz. İsteksiz. Hevesi olmayan.
Lacking faith : İnanmayan. İnançsız.
Lacking in humor : Şakadan anlamaz.
Be lacking : Eksik olmak. Olmamak. Eksik çıkmak. Bulunmamak.
Blackish : Karaca. Siyahi. Siyahımsı. Karamsı.
Clacking : Gevezelik etmek. Çatlamak. Çatırdamak. Tıkırdamak. Gıcırdamak. Laklak etmek (argo terim).
Blacking : Ayakkabı boyası. Siyah ayakkabı boyası. Kurşun tozu. Siyah boya.
Shellackings : Bozgun. Büyük yenilgi. Gomalaka ile cilalama. Dayak atan. Döven.
Blackie : Zenci. Esmer.
İngilizce Lacking Türkçe anlamı, Lacking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nope : I-ıh. Hayır. Olmaz.
Abortive : Kısır. Akim. Faydasız. Erken doğmuş. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Sonuçsuz. Abortif. Verimsiz.
Deficiencies : Yoksunluk. Eksiklik. Kusur. Yetersizlik. Gerilik. Hesap açığı. Eksiklikler. Açık. Gereksinim. Noksan.
Out of : -den yapılmış. -sız. Arasından. -den dışarı. -den uzak. Dışında. -dan. Dışına. -in dışında.
Dumb : Sessiz. Kalın kafalı. Sözsüz. Dilsiz. Dilini yutmuş. Suskun. Halter. Aptal. Budala.
Deficient : Açık. Güdük. Kifayetsiz. Gerekli olan. Zayıf. Noksan. Gerekli.
Disqualified : Yetkisiz kılınmış. Diskalifiye. Diskalifiye edilmiş. Elenmiş.
Disadvantage : Götürü. Mahzur. Zarar vermek. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Zarar. Dezavantaj. Sakınca. Kusur.
Void of : -den yoksun. -sız. Yoksun. Sız. -den mahrum.
Nay : Bundan başka. Ret. Olumsuz oy veren kimse. Dahası. Red. Hatta. Ret oyu. İnkar. Üstelik.
Lacking synonyms : deficit, non, with no, beggarly, free from, casualty, lost, burton, loss, incompetents, deprivation, nixing, nixes, destituent, exiguous, decrement, ex, missing, absents, with the exception of, incommensurate, na, casualties, incapable, bereft, impotents, in short supply, you, half way, wanting, unequal, absented, nixed.
Lacking zıt anlamlı kelimeler, Lacking kelime anlamı
Adequate : Yeter. Kafi. Uygun. Münasip. Yeterli. Kifayetli. Ehven. Elverişli.
Lacking antonyms : existent.

Bu kısımda Lacking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lacking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lacking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lacking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.