Inboards türkçesi Inboards nedir

  • Uçak gövdesine daha yakın.
  • İçeride.
  • İç taraf.
  • Gemi içindeki.
  • Geminin içine.
  • İçten.

Inboards ingilizcede ne demek, Inboards nerede nasıl kullanılır?

Inboard : İçeride. Uçak gövdesine daha yakın. Geminin içindeki. İç taraf. Geminin içine. İçten. Gemi içinde. Gemi içindeki.

Drainboard : Bulaşık damlalığı. Mutfak lavabosunun yanına konulan ve suyun lavaboya süzülmesine olanak veren metal veya plastik pano. Süzgü. Eviye damlalığı. Damlalık. Damlalık (sabit). Süzme yeri. Bulaşık süzgüsü.

Mainboard : Anakart. Ana kart. Ana çevrim kartı.

Inborn : Tabiatında olan. Doğal. Doğuştan gelen. Yaradılıştan. Doğuştan. Cibilli. Kalıtsal. Fıtri. Irsi. Hılki.

Inbound : İçeri doğru seyahat eden. Limana giren (gemi). Gelen. Şehir merkezine doğru giden (otobüs vb). Yurtiçine doğru seyahat eden. Havaalanına giren (uçak). Limana doğru yönelmiş.

Rainbow trout : Gökkuşağı alabalığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta bir tür. Çelikbaş alabalık. Gökkuşaklı alabalık.

Inbound lane : Merkez yol. Merkeze götüren şerit. Merkeze doğru giden kulvar.

Rainbow wheel : Gökkuşağı tekerleği. Tiyatroda gökkuşağının değişken renklerini sağlayan etmen aygıtı.

 

Inbounds : Limana giren (gemi). Havaalanına giren (uçak). Şehir merkezine doğru giden (otobüs vb). Limana doğru yönelmiş. Gelen.

Inbox : Gelen kutusu. Gelenler kutusu. E-posta kutusu. Gelen elektronik posta mesajlarının tutulduğu klasör.

İngilizce Inboards Türkçe anlamı, Inboards eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inboards ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Childlike : Samimi. Çocuk gibi. Çocuksu. Çocuk ruhlu. Masum.

Inward : İçe doğru. Derinlemesine. İçeride bulunan. Ruh hali. İçeriye doğru. Ruhsal. Manevi. Dahili. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. İç.

Indoors : Ev içinde. Evde. Eve. İçeriye. Ev içine. İçeri. İç mekanlar.

Affable : Dost canlısı. Hoş. Arkadaş canlısı. Rahat. Tatlı. Sokulgan. Dostça ve sokulgan. Nazik. Hatırşinas.

Authentic : Orijinal. Sıhhat. Samimi. Asıl. Güvenilir. Sahici. Gerçek. Esas. Sahih. Özgün.

Inland : Denizden uzak. Denizden uzak olan. Ülkenin iç bölgelerine doğru. İç. (ülke) iç kısım. Ülkenin denizden uzak yerleri. Ülke içi. Ülkenin iç kısmı. Denizden uzakta.

Recess : Ara vermek. Ara vermek (toplantıya). Paydos. Yatak. Dinlenme. Yer açmak. Dinlenmek. Yuva. Gizli yer.

Chummiest : Canciğer. Sıkı fıkı (argo terim). Sıkı fıkı. Samimi. Arkadaş canlısı.

Inboard : Gemi içinde. Geminin içindeki.

Chummier : Sıkı fıkı (argo terim). Sıkı fıkı. Arkadaş canlısı. Samimi. Canciğer.

Inboards synonyms : inside, bona fide, chummy, deeper, candid, artless, within, in captivity, cordial, recesses, at heart, in custody, cordials, inwardly, candids, deepest, within doors, deeply.

Inboards zıt anlamlı kelimeler, Inboards kelime anlamı

Outboard : Dış taraf. (motor) dıştan takılan. Tekne dışı. Dıştan takmalı motor. Dıştan motorlu. Teknedışı. Takma motorlu. Teknelerin gövdesine dıştan takılabilen motor. Çevre. Dıştan.

Outward : Dışarıya giden. Dıştan. Dışarıya. Harici. Dış. Dışa doğru olan. Dışarıya doğru. Bkz.outwards. Dışa doğru. Görünen.