Incidentals türkçesi Incidentals nedir

  • Ucuz şeyler.
  • Fazla değeri olmayan küçük şeyler.
  • Pahalı olmayan öğeler.
  • Teferruat.

Incidentals ingilizcede ne demek, Incidentals nerede nasıl kullanılır?

Incidental expenses : Tali masraflar. Yönetim amacının gerçekleşmesi bakımından temel olmayan, çeşitli yarışım koşulları altında işlemlerde ve yapıntılılara ilişkin ederlerin buluş ve saptanılmaları nedeniyle ödenen giderler. Geçici giderler. Kaçınımlı giderler. Arızi masraflar. Arızi giderler. Küçük giderler. Arada bir olan giderler. Tesadüfi giderler.

Incidental frequency modulation : Arızı frekans modülasyonu. İstenmeyen sıklık kiplenimi.

Incidental income : Tali gelir. Gözardı edilebilir seviyede kar. Arızi kar. Arızi gelir.

Incidental learning : Kazara öğrenme. Önceden planlanıp amaç edinilmeyen bir etkinlik ya da yaşantı sonucu oluşan öğrenme. Rastlantısal öğrenme.

Incidental music : Bir film veya oyunda kullanılan fon müziği. Oyun müziği. Fon müziği. Arkaplan müziği. Oynanan oyuna anlam açısından yardımcı olan müzik. bu, kimi kez bir imgeyi ya da örgeyi sürekli olarak vurgulamakta, kimi kez de atmosfer yaratmakta kullanılır.

Incident ray : Bir yüzeye çarpan ışın. Gelen ışın.

Incident light : Gelen ışık. Düşen ışık. Bir konunun üzerine düşen ışık. bu ışığın niceliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Incidental : Önemsiz olay. Küçük. Olası. Tesadüfi. İsteğe bağlı. Bağlı. Küçük ve önemsiz. Rastlantısal. Özgü. Tesadüfen meydana gelen.

Incidental parameter problem : Rastlantısal parametre problemi.

Incidental teaching : Fırsat öğretimi. Çok az rastlanan ya da bir daha rastlanılacağı düşünülmeyen durum ve olaylar karşısında ders programı ya da planında gerekli değişiklikler yaparak öğrencilerin birtakım değerli yaşantılar elde etmesine olanak sağlayan öğretim etkinliği.

İngilizce Incidentals Türkçe anlamı, Incidentals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incidentals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Particulars : Tafsilat. Detaylar. Ayrıntılar. Özellikler. İncelikler.

Secondary : İkinci dereceli. Orta dereceli. İkinci. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan. Tali. Sekonder. Orta. Sekonder devre. İkincil. Sonraki.

By the way : Sırası gelmişken. Yol kenarında. Aklıma gelmişken. Bu münasebetle. Söz bundan açılmışken. Sözü gelmişken. Bu arada. Yeri gelmişken. Hatırımda iken. Bu vesileyle.

Details : Bok püsür. Müfredat. Detaylar. Tafsilat. Ayrıntılar.

Circumstance : Şart. Hal. Koşul. Olay. Detay. Varlık. Ayrıntı. Vaka. Zenginlik.

Parenthetical : Parantez içi. Arada belirtilen. Paranteze benzer. Parantez içinde.

Parenthetic : Arada belirtilen. Paranteze benzer. Parantez içinde. Parantezle ilgili.

Apropos : Yerinde. -e ait. Uygun. Sırası gelmişken. İle ilgili. Tam zamanında. Zamanı gelmişken. Hakkında. Münasip.

 

Appurtenance : Eklenti. Müştemilat. İrtifak hakkına ilave hak. İlave. Mülkiyet hakkı. Ek. Aksesuar.

Fixtures : Demirbaşlar. Tamamlayıcı parça. Sabit eşya. Bağlama. Tesisat. Müştemilat. Demirbaş. Mefruşat. Fikstür.

Incidentals synonyms : by the bye, peripheral, omissible, speciality, incident.

Incidentals zıt anlamlı kelimeler, Incidentals kelime anlamı

Basic : Silisli. Temele dayanan. Temel. Belli başlı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Esasi. Esas. Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili. Basıc. Asal.

Antecedent : Önceki. Evvelki. Takaddüm eden. Sabık. Evvel. Mukaddem. Önerti. Önce gelen. Öncül. Mazi.