Circumstance türkçesi Circumstance nedir
- Olay.
- Vaka.
- Şart.
- Durum.
- Keyfiyet.
- Detay.
- Teferruat.
- Şart(lar).
- Koşul.
- Zenginlik.
- Varlık.
- Formalite.
- Ayrıntı.
- Hal.
Circumstance ile ilgili cümleler
English: Bear in mind that, under such circumstances, we have no alternative but to find another buyer.
Turkish: Aklınızda bulunsun, bu koşullar altında başka bir alıcı bulmaktan başka alternatifimiz yok.
English: Ali explained the circumstances to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye koşulları açıkladı.
English: Ali's doing a good job under very difficult circumstances.
Turkish: Ali çok zor şartlar altında iyi bir iş yapıyor.
English: Ali must choose the second-best policy according to the circumstances.
Turkish: Ali şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeli
English: Ali died in strange circumstances.
Turkish: Ali tuhaf şartlarda öldü.
Circumstance ingilizcede ne demek, Circumstance nerede nasıl kullanılır?
Extenuating circumstance : Cezayı hafifletici nedenler. Kanuni tahfif sebebi. Hafifletici sebep. Cezayı hafifletici sebepler.
Without circumstance : Teklifsiz. İçli dışlı.
Circumstanced : Halli. Durumlu.
Circumstances : Ahval. Şartlar. Mali durum. Durumlar. Varlık. Koşullar. Zenginlik.
Abide by the circumstances : Her koşulda itaat.
Alleviating circumstances : Bir eylemin şiddetini azaltan koşullar (hukuk terimi). Hafifletici koşullar.
Attenuating circumstances : Hafifletici koşullar. Bir durumu daha zayıf hale getiren koşullar.
Aggravating circumstances : Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler.
Be in straitened circumstances : Eli darda olmak. Yoksulluk içinde yaşamak. Darlık içinde olmak.
Depending on the circumstances : Şartlara bağlı. Şartlara bağlı olarak değişen.
İngilizce Circumstance Türkçe anlamı, Circumstance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Circumstance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Details : Müfredat. Tafsilat. Bok püsür. Ayrıntılar. Detaylar.
Provisos : Madde (anlaşma). Sözleşmeye konan şart. Hüküm. Akitte yer alan hüküm. Sözleşmeye konulan şart. Sözleşme maddesi. Kayıt. Madde.
Nicety : Hassas çekit. Titizlik. Hassaslık. Hassasiyet. Tamlık. Hassas nokta. Kesinlik. İnce ayrıntı. Dakiklik.
Reservation : Ayrılmış bölge. Rezervasyon. Korumaya alınmış arazi. Doğal koruma alanı. Ön koşul. Yer ayırtım. Tereddüt. Kızılderililer için ayrılmış arazi. Kuşku. Kuzey amerika'lı yerlilere ayrılan arazi.
Playing field : Oyun alanı. Oyun sahası.
Speciality : Salt bir nesne ya da bir duruma özgü olma. Hususiyet. Ayrıcalık. Özgüllük. Uzmanlık. Spesiyalite. -e özgü şey. Özel ürün. Özel ilgi.
Modality : Kip. Şekil. Yaklaşım. Yöntem. Modalite. Tarz. Tedavi yöntemi veya cihazı. Kiplik. Usul.
Aspect : Tavır. Cephe. Coğrafya, gramer alanlarında kullanılır. Maruziyet. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Bir fiildeki oluş ve kılışın zaman bakımından konuşan tarafından öznel biçimde değerlendirilmesi; fiilde, dil psikolojisine ve konuşanın kendi değerlendirmesine bağlı zaman kayması durumu: seninle bu konu üzerinde uzun uzun tartışacağım da bir sonuç mu alacağım? cümlesindeki tartışacağım ve alacağım fiilleri şekil olarak gelecek zaman gösterdikleri halde, kişisel öznel bir değerlendirmenin ifadesi olan görünüş bakımından «seninle bu konuda uzun tartışmayacağım ve sonuç da alamıyacağım» şeklinde olumsuz bir anlamı yansıtmaktadır. aşağıdaki örneklerde de kullanılan fiiller ayraç içine alınan birer zaman kaymasına uğramış bulunmaktadırlar: andre gide böyle bir zamanda peyzajlarımızı fakir ve neşesiz, sanatımızı derme çatma, insanımızı çirkin buldu (çirkin bulmuş anlamında). takma bir insanüstü gözüyle etraftaki ızdıraba tiksine tiksine bakarak geçti (geçmiş anlamında) (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 157-158). fatihin istanbulda bina ettiği ilk sarayın, kitaplarda okuduğumuz satırlardan başka, bir hatırası kalmamış (kalmadı anlamında) ve enkazı kaldı ise toprak altında kalmıştır (kaldı anlamında) (y. k. beyatlı, aziz istanbul, s. 49). dün geceki renkli rüyamda geniş bir bahçede dolaşıyordum. arkamda billur gibi bir pınar var. yanımdakilerden biri bana gümüş bir tasla su getiriyor. parçasındaki dolaşıyorum, getiriyor fiilleri şekilce şimdiki zaman kipi oldukları halde, anlam bakımından geçmiş zamanı, var fiili de yine vardı anlamını vermektedir. hasta doktora gitmiş (gitse), doktor hastaya getirilmiş (getirilse) ne fark ederdi? (osman çeviksoy, tutuklu yürek, s. 27). ekmeklerine o sarı tereyağından sürüp yiyorlar (yediler). henüz gün ağarmamıştır (ağarmamıştı) (sevinç çokum, derin yara, s. 110). vb. Yön. Veçhe. Yüz ifadesi. Açı.
Status : Rol. Sosyal durum. Mevki. Yasal durum. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Vaziyet. Toplumsal ya da mesleki durum. İçtimai vaziyet.
Incidentals : Fazla değeri olmayan küçük şeyler. Ucuz şeyler. Pahalı olmayan öğeler.
Circumstance synonyms : contingents, imperative, estate, critters, subtlety, contingent, fortune, business, ball game, conditions, state of affairs, condition, lushness, cases, comportment, stipulations, estates, restriction, fact, apparition, elaboration, case, dollars, episodes, hinge, detail, experience, stipulation, capacity, beings, affair, behavior, if.
Circumstance ingilizce tanımı, definition of Circumstance
Circumstance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To supply relative incidents. To place in a particular situation. That which attends, or relates to, or in some way affects, a fact or event. An attendant thing or state of things.

Bu kısımda Circumstance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Circumstance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Circumstance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Circumstance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.