Basic türkçesi Basic nedir

  • Basit.
  • Temel.
  • Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili.
  • Ana.
  • Esas.
  • Belli başlı.
  • Basıc.
  • Silisli.
  • Asal.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
  • Esasi.
  • Bazal.
  • Temele dayanan.

Basic ile ilgili cümleler

English: Air, like food, is a basic human need.
Turkish: Hava, yemek gibi insanların temel ihtiyaçlarındandır.

English: By second grade, students are expected to have basic reading and writing skills.
Turkish: İkinci sınıfta, öğrencilerin temel okuma ve yazma becerilerine sahip olması beklenmektedir.

English: I think your basic theory is wrong.
Turkish: Sanırım temel teorin yanlış.

English: Ali easily learned the basic rules of the game.
Turkish: Ali oyunun temel kurallarını kolaylıkla öğrendi.

English: I never know what to say to people who have absolutely no grasp of the basic facts and are too ignorant to realise it.
Turkish: En temel gerçekleri bile kavrayamayan ve bunu farkedemeyecek kadar cahil insanlara hiçbir zaman ne diyeceğimi bilmiyorum.

Basic ingilizcede ne demek, Basic nerede nasıl kullanılır?

Basic agreement : Temel anlaşma.

Basic anxiety : Temel endişe. Temel kaygı. Bir bebeğin sahip olduğu derin çaresizlik hissi (psikoloji terimi).

 

Basic army law : Temel ordu kanunu. Ordunun faaliyetlerinin çerçevesini çizen temel yasa.

Basic assumption : Temel teori. Temel kabul. Temel varsayım. Temel tahmin. Doğru olduğu varsayılan temel bir şey.

Basic balance : Bir ekonomide geçici olmayan yapısal değişimleri yansıtan ödemeler bilançosundaki cari işlemlerle uzun dönem sermaye işlemlerinin toplamı. Temel denge.

Basic configuration : Temel yapılandırma.

Basic commodities : Başlıca ürünler. Esas şeyler. Temel eşyalar. Temel şeyler.

Basic coding : Temel kodlama.

Basic coat colours : Tayın doğduğunda sahip olduğu ve yaşamı boyunca değişiklik göstermeyen, al, yağız, doru, izabel ve kula gibi donlar. Esas donlar.

Basic code : Basit kod.

İngilizce Basic Türkçe anlamı, Basic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fundamental : Esas kanun. En gerekli. Temel şeklinde. Kural. Asli. Önemli.

Archimedean point : Arşimet noktası. Üs. Mutlak noktası. Tutunma noktası.

Broad : Açık. Göze çarpan. Serbest. Enli. Engin. Kadın. Geniş. Genişliğinde. Karı.

Baseline : Son cümle. Esas alınan çizgi. Dayanak. Başlama hattı. Başlama çizgisi. Taban çizgisinde. Taban çizgisi. Sahanın sonunu gösteren hat (tenis).

Capital : Önemli. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Mühim. Ciddi. Anamal. Kar. Kapital. Baş. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Ruling : Çizgi (cetvelle). En güçlü. Karar. Yargı. Cari. En başta gelen. Cetvelle çizme. Başlıca. Yönetim. Mahkeme kararı.

 

Arcadia : Oklahoma eyaletinde şehir. Sakin. Sade. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletinde şehir. Mora yarımadasındaki dağlık bölge. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Pastoral. Kırsal cennet.

Artless : İçten. Yapaylıktan uzak. Açıksözlü. Beceriksizce yapılmış. Doğal. Hilesiz. Saf. Sade. Kültürsüz.

Elementary : Başlayanlar için. Asıl. Başlangıç. İlk. Saf. İlkel. Elemanter. Doğa güçleri ile ilgili.

Basal : Baz alınan. Taban. Tabansal. Tabana ilişkin. Esas ile ilgili. Esasa ait. Esaslı.

Basic synonyms : central, crude, cheap, bases, body, bodying, canonic, standard, chief, backbones, anas, ctrl, arterial, cruder, baselines, authentic, underlying, calvish, basilar, beginnings, back drop, essentially, countrified, governing, canonical, radical, elemental, crudest, easier, chaste, silicious, beginning, chaster.

Basic zıt anlamlı kelimeler, Basic kelime anlamı

Incidental : Küçük ve önemsiz. Tesadüfi. Özgü. Arızi. Olası. Küçük. Tesadüfen meydana gelen. İsteğe bağlı. Rastlantısal. Önemsiz olay.

Nonstandard : Normal olmayan. Sıradan olmayan. Normal dışı. Standard olmayan. Tipik olmayan. Standardın üstünde. Standart dışı. Normal dilde kullanılmayan. Standartdışı. Standard dışı.

Basic ingilizce tanımı, definition of Basic

Basic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Performing the office of a base in a salt. Relating to a base.