Secondary türkçesi Secondary nedir
- Tali.
- Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.
- İkinci dereceli şey.
- İkinci gelen.
- İkinci dereceli.
- Sekonder.
- İkinci.
- Muavin.
- İkincil şey.
- Önemsiz.
- Delege.
- Sonraki.
- İkinci derecede.
- Orta.
- Orta dereceli.
- Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan.
- İkincil.
- Sekonder devre.
- Ara (renk).
- İkinci derecede olan.
Secondary ile ilgili cümleler
English: This problem is only of secondary importance.
Turkish: Bu problem sadece ikincil derecede önemli.
English: There are three primary colours and nine secondary colours for a total of twelve colours.
Turkish: On iki rengin bir toplamı için üç ana renk ve dokuz ikinci derecede renk vardır.
Secondary ingilizcede ne demek, Secondary nerede nasıl kullanılır?
Secondary acanthosis nigricans : Şişman köpeklerde, vücut kıvrımlarının sürtünmesi ve hipotiroidizm gibi nedenlerden veya hormonal bozukluklardan kaynaklanan akantozis nigrikans. İkincil akantozis nigrikans.
Secondary air : Sekonder hava. İkincil. Yakma havası. İkincil hava.
Secondary aldosteronism : Sekonder aldosteronizm.
Secondary alopecia : İkincil kıl dökülmesi. Sonradan oluşan kıl dökülmesi, edinsel kıl dökülmesi, sekunder alopesia, semptomatik alopesia, alopesia akuizita, idiopatik alopesi. Sekunder alopesia.
Secondary amenorrhea : İkincil amenore. Sekonder amenore.
Secondary blasting : İkincil patlatma.
Secondary bank : İkincil banka.
Secondary anemia : Sekonder anemi.
Secondary bone tissue : Döl yatağı içerisindeki yaşamda oluşan birincil kemik dokusunun yerini alan olgunlaşmamış kemik dokusu. İkincil kemik doku. Olgunlaşmış, bol osteositli, matriksi inorganik madde bakımından zengin, halkasal sistemler gösteren, beyin, omurilik, akciğerler gibi organları koruyan ve hareketi sağlayan iskeletin yapısını oluşturan, vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayan, olgun kemik dokusu. lamelli kemik, olgunlaşmış kemik, sekonder kemik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İkincil kemik.
Secondary ballad : İkincil balad. Daha önceki bir baladı konu alan ve ona bağlı olarak oluşturulan balad. bk. balad.
İngilizce Secondary Türkçe anlamı, Secondary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Secondary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ancillary : Ayrıntı. Bağlı. Yardımcı. Tabi. Bağımlı. Feri. Yan.
Puisne : Rütbece küçük. Rütbece düşük. İkici. İkinci hakim. Küçük.
Secondarily : İkincil olarak. İn the manner of being less important. İn the manner of being additional or supplementary. İkinci olarak. Sekonder olarak. Subordinately.
Subsidiary : Yardımcı. İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak en az %50 oranında oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu ortaklık. sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketler. krş. kamu iktisadi müessesesi. Bayi. Bağlı kimse. Alt kuruluş. Tamamlayıcı. Şube. Ek.
Second string : İkinci bir seçenek olarak kullanılabilir. İkinci dize. Yedek. Düzenli bir oyuncunun için yeniden oyuna giren veya yerine geçen (spor karşılaşmalarındaki bir takımda). İkinci sınıf.
Deutero : Döter.
After : Dikten sonra. Sonra. Arkasından. Ardından. Tarihinden sonra. Sonra gelen. Arayışında. Sonrasına. Sonrası.
Dinkier : Daha ufacık olanı. Zarif. Minicik. Daha zarif olanı. Cici. Ufacık.
Circumstantial : Koşullara bağlı. Durumla ilgili. İkinci derecede önemi olan. Tesadüfi. Duruma bağlı. Endirekt. Ayrıntılı.
Vice : Yardımcı. Ahlak bozukluğu. Kötülük. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Kötü alışkanlık. Vekil. Özür. Kıskaç.
Secondary synonyms : thirdhand, lowlier, avg, deux, following, emptiest, auxiliary, meso, secondary air, center, alternative, extraneous, second, inessential, representative, eleven, lowlying, bosoms, second rate, central, assistants, bosoming, adjutants, adjutant, assistor, back, discountable, centripetal, derivative, post, nonessential, eventual, centrum.
Secondary zıt anlamlı kelimeler, Secondary kelime anlamı
Primary : Başlıca. Ana renk. İlksel. Temel. Birinci. Öncelikli. Baş. Başyıldız. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Primer.
Original : Organizatör. İlk. Asıl metin. Özgün. Özgün canlı. Başlangıç. Kaynak. El değmemiş. Bir şeyin ilk biçimi.
Essential : Şart. Esas. Önemli. Temel. Ana. Gerekli. Zorunlu. Esaslı. Köklü. Asli.
Secondary antonyms : major.
Secondary ingilizce tanımı, definition of Secondary
Secondary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not primary. As, the secondary, or undersheriff of the city of London. Succeeding next in order to the first. Of second place, origin, rank, etc. One who is second or next to the chief officer. Subordinate. One who occupies a subordinate, inferior, or auxiliary place. Not of the first order or rate. A delegate or deputy.

Bu kısımda Secondary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Secondary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Secondary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Secondary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.