Incommunicative türkçesi Incommunicative nedir

Incommunicative ingilizcede ne demek, Incommunicative nerede nasıl kullanılır?

Incommunicability : Söylenememe durumu. İfade edilemezlik. Nakledilemezlik. Başkalarıyla paylaşılamama durumu. İfade edilememe durumu. Söylenemezlik. Aktarılamazlık.

Incommunicable : Paylaşılamaz. Anlatılamaz. Söylenilemez. Nakledilemez.

Incommunicably : Nakledilemeyen bir şekilde. Anlatılamaz bir şekilde. Başkalarıyla paylaşılamayan bir şekilde. Söylenemeyen bir şekilde. Aktarılamayan bir şekilde. İfade edilemeyen bir şekilde.

Incommunicado : Kimseyle görüştürülmeyen tutuklu. Hücre hapsi. Hücre hapsine çarptırılmış tutuklu. Dışardakilerle görüştürülmeyen.

Be held incommunicado : Kimse ile görüştürülmemek. Hücre hapsine çarptırılmak.

Hold incommunicado : Başkalarıyla görüşmesine izin vermemek. Kimseyle görüştürmemek.

İngilizce Incommunicative Türkçe anlamı, Incommunicative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incommunicative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Close tongued : Sessiz. Kapalı kutu.

Close : Bağlantılı. Kapatmak. Geçit. Yakın. Sonuç. Avlu (okul, kilise). Yummak (göz). Kadans. Kapamak. Çevirmek.

 

Unexpressive : Manasız. Anlamlı olmayan. İfadesiz. Etkileyici olmayan.

Tight lipped : Sır tutan. Dudakları kenetlenmiş (kızgın).

Uncommunicative : Az konuşur. Konuşkan olmayan. Çekingen. Az konuşan.

Tacit : Sessiz. Örtük. Sarih olmayan. Meskut. Zımni. Söylenmeden anlaşılan. Sözsüz. Açıkça söylenmemiş. Açık olmayan. Sözsüz anlatılan.

Expressionless : Manasız. Anlamsız. Boş. İfadesiz.

Blank : Silmek. Feshetmek. Boş. Boş yer. Yazısız kağıt. Boş kağıt. Çıkarmak. Boşluk. Açık yer.

Mum : Hanımefendi. Maske ile oynamak. Susmuş. Suskun. Kasımpatı. Anneciğim. Sessiz. Krizantem. Anne. Sus!.

Reserved : İçine kapanık. Rezerve edilmiş. Ayırtılmış. Yedek. Ayrılan. Rezerve. Sessiz. Saklanılmış. Ağzı kapalı.

Incommunicative synonyms : poker faced, closelipped, reticent, silent, unpronounceable, unarticulate, reliable, inexpressive, trustworthy, guardedly, closemouthed, inarticulate, taciturn, secretive, cagey, deadpan, impassive, discreet, tightlipped, vacuous, close lipped, closer, incommunicado, tongue tied, unutterable.

Incommunicative zıt anlamlı kelimeler, Incommunicative kelime anlamı

Voluble : Dilli. Akıcı konuşan. Konuşkan. Hararetle konuşan. Cerbezeli. Çenebaz. Akıcı. Geveze. Uzun uzadıya konuşan. Sarmaşık.

Communicative : Açık yürekli. İletişimsel. Konuşkan. Söylemeye hazır. Geveze. Boşboğaz.

Articulate : Açık seçik. Anlaşılır. Eklemli. Açık seçik belirtmek. Sözlü ifade etmek. Söylemek. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Eklemlerle birleştirmek. Telaffuz etmek. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen.

Incommunicative ingilizce tanımı, definition of Incommunicative

Incommunicative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not free or apt to impart to others in conversation. Not communicative. Hence, not disposed to hold fellowship or intercourse with others. As, the messenger was incommunicative. Reserved. Silent. Exclusive.