Incompetence türkçesi Incompetence nedir

Incompetence ile ilgili cümleler

English: I don't tolerate incompetence.
Turkish: Beceriksizliğe tolerans göstermem.

English: His incompetence began to irritate everyone.
Turkish: Onun beceriksizliği herkesi sinirlendirmeye başladı.

English: My incompetence aggrieves me.
Turkish: Benim beceriksizliğim beni üzüyor.

Incompetence ingilizcede ne demek, Incompetence nerede nasıl kullanılır?

Incompetencies : Vazifesizlik. Yetersizlik. Ehliyetsizlik. Yasal gereklilikleri yerine getirmeme durumu (hukuk terimi). Gerekli beceri olmama durumu. Salahiyetsizlik. Yasalara göre uygun olmama.

Incompetency : Yasalara göre uygun olmama. Salahiyetsizlik. Vazifesizlik. Yasal gereklilikleri yerine getirmeme durumu (hukuk terimi). Gerekli beceri olmama durumu. Yetersizlik. Ehliyetsizlik.

Incompetent : Kabiliyetsiz. Ehliyetsiz. İstidatsız. Yetersiz. Eksik. Na-ehil. Gereken yetenekte olmayan. Beceriksiz. Beceriksiz (kimse). Yetkisiz.

Incompetently : Yeteneksiz bir şekilde. Yetkisiz olarak. Beceriksiz bir şekilde. Beceriksizce. Yetersiz bir şekilde. Uygun olmayan bir şekilde. Eksik bir şekilde.

Incompetents : Gereken yetenekte olmayan. İstidatsız. Yetkisiz. Eksik. Kabiliyetsiz. Ehliyetsiz. Beceriksiz. Beceriksiz (kimse). Yetersiz. Na-ehil.

 

Incompetible : Uyuşmayan. Uyumsuz.

İngilizce Incompetence Türkçe anlamı, Incompetence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incompetence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foozle : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Berbat etmek. Beceriksizce yapmak.

Footlessness : Ayaksızlık. Gerçek dışılık. Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Eksiklik (argo terim). Bir ya da iki ayağın olmaması.

Inadequacy : Noksanlık. Bir ölçme aracı ya da bir gözlem evreninin sayıca elverişsiz büyüklükte olması. Kifayetsizlik. Yetersiz kapasite veya kullanımdan doğan masraf veya zarar.

Foozling : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizce yapmak.

Decremented : Azaltma. Azalım. Azalma. Zayiat. Azaltım. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma miktarı. Eksilme.

Decrement : Azaltma miktarı. Azalma. Azaltım. Eksilme. Kayıp. Azalım. Azaltma. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Zayiat.

Hypogonadism : Testislerin veya yumurtalıkların düşük bir şekilde çalışması (tıp veya medikal terimi). Büyüme, cinsel gelişim ve ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişiminde gerilik biçiminde görülen, anormal derecede gonadal fonksiyonların azalması sonucu meydana gelen bir durum, hipogenitalizm. Hipogonadizm.

Fecklessness : Değersizlik. Düşüncesizlik. Becerisizlik. Amaçsızlık. Sorumsuzluk.

Inability : Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Gücü olmama. Aciz. Güçsüzlük. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İktidarsızlık. Yapamama. Acizlik.

 

Helplessness : Savunmasızlık. Aciz. Yardıma muhtaçlık. Çaresizlik. Zayıflık. Miskinlik. Acizlik.

Incompetence synonyms : valvular incompetence, deficiency, defectiveness, exility, handicaps, balls up, artlessness, disability, inabilities, burliness, defalcations, lack of skill, decrementing, gaucheries, dearths, defalcation, clumsiness, disease, dearth, incapabilities, incompetency, bulkiness, lack of competence, inadequateness, incapability, disablement, incapacity, awkwardness, inadequacies, defect, disabilities, decrements, deficits.

Incompetence zıt anlamlı kelimeler, Incompetence kelime anlamı

Ability : Becerik. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Özlü toprak. Yeterlik. Sanat. Beceri. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Liyakat. Güç. İstidat.

Competence : Ehliyet. Akarsuyun sürükleme gücü. Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu. Yetki. Kabiliyet. Yeterlilik. Gözlemcinin kişilik özellikleri ve deneyimle kazandığı, gözlem sürecinde başarısını belirleyen bilgi ve beceri düzeyi. Kifayet. Bir hücre ya da organizmanın bir uyartıya cevap verme yeteneği. Geçinip gidecek kadar gelir.

Incompetence ingilizce tanımı, definition of Incompetence

Incompetence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inadequacy. As, the incompetency of a child for hard labor, or of an idiot for intellectual efforts. The quality or state of being incompetent. Insufficiency. Want of physical, intellectual, or moral ability.