Intercalating türkçesi Intercalating nedir

  • Araya sokmak.
  • Araya ilave etmek.
  • Araya eklemek.
  • Eklemek.
  • Takvime eklemek.

Intercalating ingilizcede ne demek, Intercalating nerede nasıl kullanılır?

Intercalation : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ortaya ekleme. Ekleme. Kayaç tabakalarının arasında bulunan başka çeşit kayaç katmanı. Başka katmanlar arasında bulunan bir katman ya da başka özellikle taşıl kuşaklar arasında bulunan bir taşıl yatağı. Araya ilave etme. Ardalanma. Arakatman. Arakatkı. Araya sokma.

Intercalations : Araya sokma. Araya ilave etme. Araya ekleme. Arakatkı. Ekleme. Ara kesme. Ortaya ekleme. Arakatman. Ardalanma.

Intercalate : Araya sokmak. Eklemek. Takvime eklemek. İlave etmek. Araya eklemek. Araya ilave etmek.

Intercalated : Araya eklemek. Ardalanmış. Takvime eklemek. Arakatkılı.

Intercalated bed : Kayaç tabakalarının arasında bulunan başka çeşit kayaç katmanı. Arakatman.

Discus intercalatus : İnterkalat disk. Kalp kası hücrelerinin birbirlerine bağlandıkları, z bantlarından daha kalın, ışık mikroskobunda da gözlenen ve uyarımların hücreden hücreye geçmesini sağlayan disk, interkalat disk. Diskus interkalatus.

Intercalary day : Ekgün. Ekli yıllarda şubat ayına eklenen gün.

Ductus intercalatus : Bileşik bir bezin korpus glanduleden çıkan, ilk kısımları tek katlı yassı ve sonraları tek katlı kübik olan başlangıç kanalı, interkalat kanal. Pars inisyalis. İnterkalat kanal.

 

Intercalates : Araya eklemek. Araya ilave etmek. Araya sokmak. Eklemek. Takvime eklemek.

Intercalary : Araya sokulmuş. Eklenmiş. Takvime eklenmiş. Takvime eklenen. İlave edilmiş.

İngilizce Intercalating Türkçe anlamı, Intercalating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intercalating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Add up to : Etmek. Bir yekun tutmak. Tutmak. -e varmak. Demek olmak. Anlamına gelmek. Tutmak (bir yekun). Demeye gelmek. Demeğe gelmek.

Annexing : Katmak. Topraklarına katmak. İlave etme. Ekleme. Habersiz almak. İlave etmek.

Annex : İstila etmek. İlave etmek. Müsadere etmek. Eklenti. Ek. Topraklarına katmak. Habersiz almak. Ek bina. İlhak etmek. İlave.

Add to : İlave etmek. Çoğaltmak. Kapsamak. Ekleme yeri. Artırmak. Arttırılmış etkisi olmak. Ekle.

Append : Katmak. Sona eklemek. Sonuna ilave etmek. İliştirmek. Onuna ilave etmek. Ek yapmak. İlave etmek. Raptetmek. Ekleme yapmak.

Add on : Eklenen. Aksesuar. Üzerine eklemek. Ekleme. Üzerine ekleme. Ekstra ücret. Bindirmek. İlave. Bir şeye ekstra olarak eklenmiş olan eşya.

Adjoins : Yan yana olmak. Katmak. Bitişik olmak. Yan yana koymak. Bitiştirmek.

Accreted : Artmak. Yapışmak. Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Büyümek.

Add : Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Toplamak. Artırmak. Çalmak. Katmak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Karıştırmak. Ekleme. Ekleme yapmak.

Intercalating synonyms : intercalates, annexes, affixes, intercalate, interval, embolism, insert, adjoin, intercalated, accretes, calendar, affix, affixing, accrete, time interval.