Internalising türkçesi Internalising nedir

Internalising ingilizcede ne demek, Internalising nerede nasıl kullanılır?

Internalisation : Uluslararasılaşma. İçsel yapma eylemi veya süreci (ayrıca internalization). İçselleştirme. İçselleşme. İnternalizasyon.

Internalise : Oturuşmak. Özümlemek. İçselleştirmek. Benimsemek. Özümsemek.

Internalised : İçine dahil edilmiş (ayrıca internalized). İçsel hale getirilmiş. İçselleşmiş.

Internalises : İçselleştirmek. Oturuşmak. Özümlemek. Benimsemek. Özümsemek.

Internality : İçeride olma. İçsellik. İçsel olma. Dahili olma. İçeride olma durumu.

Internalizing : Özümlemek. Özümsemek. Benimsemek.

Internalized : İçsel hale getirilmiş. İçine dahil edilmiş (ayrıca internalised). İçselleşmiş.

Internalize : Özümlemek. Özümsemek. İçselleştirmek. Oturuşmak. Benimsemek.

Internalization : İçsel yapma eylemi veya süreci (ayrıca internalisation). İçselleşme. Özümseme. Bir kanı ya da tutumun kişilik özelliği olacak ölçüde benimsenerek özümlenmesi. İnternalizasyon. İçselleştirme.

İngilizce Internalising Türkçe anlamı, Internalising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internalising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inline : Operasyonların veya makinelerin birbiri ardına gelen bütünleyici bir parçası olan. Satıriçi. Dizilmiş. Hizada. Parçaları hizalanmış. Sıraya konulmuş.

Applaud : Alkışlamak. Onaylamak. Alnından öpmek. El çırpmak. Takdir etmek. Alkış tutmak. Beğenmek.

Weds : İle evlenmek. İle evlendirmek. Wed (evlenmek). Baş göz etmek. Entegre olmak. Bir araya gelmek. Kendini birine veya bir şeye adamak. Bağlanmak. Nikah masasına oturmak.

Adopts : Çalmak. Nüfusuna geçirmek. Sahip çıkmak. Kabul etmek. Seçmek (pol.). Evlat edinmek.

Arrogate : Haksız iddiada bulunmak. Üzerine atmak. Atfetmek. Haksız yere iddia etmek. Benimsemek (haksız yere).

Imbibing : Kapmak. Emmek. Soğurmak. İçmek. Öğrenmek. Massetmek. Kafa çekmek. İçine çekmek.

Commandeered : Haczetmek. Kendine mal etmek. Kendine maletmek. Askeri nedenlerle el koymak. (bir uçağı vb) kaçırmak. El koymak. Askeri bir hizmete mecbur etmek. Müsademe etmek. Askerliğe mecbur etmek.

Imbibed : Öğrenmek. Kafa çekmek. İçine çekmek. İçmek. Emmek. Soğurmak. Massetmek. Kapmak.

Internalising synonyms : internalise, internalize, espouse, arrogates, arrogated, commandeer, imbibes, suckler, sucked, commandeering, imbibe, absorb, adopt, internalizing, commandeers, embark on, suck, suck in, be sold on, internalises, embraced, assimilating, sucklers, assimilates, absorbs, arrogating, assimilate, embraces, embrace.