Internalization türkçesi Internalization nedir

  • İnternalizasyon.
  • Özümseme.
  • İçselleşme.
  • İçsel yapma eylemi veya süreci (ayrıca internalisation).
  • İçselleştirme.
  • Bir kanı ya da tutumun kişilik özelliği olacak ölçüde benimsenerek özümlenmesi.

İngilizce Internalization Türkçe anlamı, Internalization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Internalization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digestions : Kavrama. Hazım. Sindirme. Dijesyon. Parçalama. Sindirim.

Saturation : Saturasyon. Bir renkser rengin, en yakın renksemez renkten uzaklığını, başka bir deyişle, griden ayrımını belirten özellik; bir rengin anlık derecesi. Satürasyon. Massetme. Doygunluk durumu. Kaynaşma. Doyurma. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doyum. Bir çözücü içinde bir özdeğin bütünüyle ya da en çok oranda çözünmesi. bir molekülde kimyasal bağ yapabilecek tüm elektronların bağlı bulunmaları. bir asit ya da bazın tümüyle yansızlaştırılması.

Learning : İrfan. Sürekli öğrenme. İlim. Öğrenme. Bilgi. Öğrenim. Tahsil. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. Maarif. Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci.

 

Assimilation : Özümleme. Bir kimsenin öğrenmekte olduklarını kendi düşünce kalıbı içine sokması süreci. 2-herbart'ın ruhbilim anlayışına göre yeni yaşantıların eski yaşantılarla birleştirilmesi süreci. yabancı kültür öğelerinin türdeş bir toplulukça benimsenmesi olayı. Benzetme. Temessül. Sindirim. Yeniden sentez. Magmanın yer yüzeyine çıkması sırasında, rastladığı kayaçları ergime ile sindirmesi. Egemen bir kültürün yabancı bir budunsal topluluğu ya da bir kültür öğesini içine alarak kendine benzetmesi, kendi içinde eritmesi süreci. Bir özdeğin, içine aldığı bir başka özdek ya da etkinin özünü değiştirerek yapısına katması.

Incorporation : Şirket niteliğindeki girişim. Şirket. Şirket kurma. Tüzel kişilik kazandırma. Şirket oluşturma. Birleşme. Ortaklık. Şirketleşme. Birleştirme. Ekonomik faaliyette bulunan ve tüzel kişiliğe sahip olan birim.

Introjection : İçe-atım. İçe atım. Farkından olmadan bir kimsenin kişiliğine tavırlar veya fikirler katma (psikanaliz). İntrojeksiyon. İçe yansıtma.

Acquisition : Ele geçirme. Sağlama. Alma. Bir gözlemcinin alanda kazandığı deneyim, uygulamada edindiği bilgi ve becerilerin tümü. Hukuki açıdan bir firmanın başka bir firmanın varlıklarının yarısından fazlasını satın alması. krş. beyaz şövalye, kara şövalye. Edinme. Edinti. Kütüphaneye yeni gelen kitap. Tahsil. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Internalisation : İçsel yapma eylemi veya süreci (ayrıca internalization). Uluslararasılaşma.

Saturations : Koyuluk. Canlılık (renk). Soğurma. Saturasyon. Doyurma. İçine alma. Canlılık. Doyma. Kaynaşma. Massetme.

Digestion : Sindirim. Sindirme. Hazmetme. Parçalama. Kavrama. Hazım. Besinlerin çeşitli enzimlerle kimyasal olarak parçalanmasıyla organizma tarafından kullanılmak üzere bağırsak duvarından emilecek duruma getirilmesi. Doğal özdeklerin ısı, basınç ve kimyasal etkilerle tümden ya da tikel olarak çözünür duruma getirilmeleri. Besinlerin çeşitli enzimlerle kimyasal olarak parçalanması ile organizma tarafından kullanılmak üzere bağırsak duvarından emilecek duruma getirme.