Saturation türkçesi Saturation nedir

  • Canlılık (renk).
  • Havanın sığdırabileceği tüm su uçuğunu, alması. bir mıknatıssal en büyük akı yoğunluğuna erişmesi. bir eksicik ışınları borusunda eksiciklerin tümünün üst-üşeklerce kapılarak dış çevrimdeki akımın doygunlaşması. bir özdeğin bir çözeltisinin olabildiğince derişik bir değere ulaşması.
  • Soğurma.
  • Saturasyon.
  • Sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin, alabileceği miktardaki diğer bir maddeyi kendi yapısına emmiş olması hali, doyma, satürasyon.
  • Doyurma.
  • Renksel doygunluk.
  • Tüm duyulanma içinde arı tayfsal (tek renkli) renk oranını değerlendirmeyi sağlayan görsel duyulanma vergisi. not: bu vergi, renkölçümsel bir büyüklük olan "tayfsal renk oranı"nın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoriyel) karşılığıdır. bk. tayfsal renk oranı, tayfsal renk yoğunluğu.
  • Renkteki ak ışığın yokluğu. örnek : kırmızı pembeden daha doygundur.
  • Bir çözücü içinde bir özdeğin bütünüyle ya da en çok oranda çözünmesi. bir molekülde kimyasal bağ yapabilecek tüm elektronların bağlı bulunmaları. bir asit ya da bazın tümüyle yansızlaştırılması.
  • Renksel doymuşluk.
  • Doygunluk durumu.
  • Doyma.
  • Satürasyon.
  • Canlılık.
  • Özümseme.
  • Bir renkser rengin, en yakın renksemez renkten uzaklığını, başka bir deyişle, griden ayrımını belirten özellik; bir rengin anlık derecesi.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Massetme.
  • İçine alma.
  • Doygunluk.
  • Kaynaşma.
  • Doyum.
  • Koyuluk.
 

Saturation ingilizcede ne demek, Saturation nerede nasıl kullanılır?

Saturation bombing : Yoğun top ateşine tutma. Toplu ve yoğun bombardıman tekniği. İçirme bombardımanı. Doyurma bombardımanı. İşba bombardımanı.

Saturation capacity : Doygunluk sığası.

Saturation current : Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Doyma akımı. Bir aygıttaki yeni bir gerilim artışının akımı yükseltmediği andaki akım değeri. Doygun akım. Üşerli bir uçun içinde oluşan alkımın artan gerilim ile yaklaştığı doyma değeri. Doygunluk akımı.

Saturation deficit : Doyma açığı.

Saturation point : Doyma çekidi. Doygunluk noktası. Bir ülke, bölge veya piyasanın bir mal veya hizmete yönelik isteminin tamamen karşılanmış olması. bu nokta mal ya da hizmet tüketiminin nüfusa oranı biçiminde tanımlanır. marjinal fayda kanununa göre bir maldan tüketilen miktar arttıkça, her bir birimden sağlanan faydanın giderek azalıp sıfıra ulaştığı nokta. Doyma noktası. Bir çözeltideki çözünenlerin doygunluk derişimine ulaştıkları nicelik. İktisat, kimya alanlarında kullanılır. Doyum noktası.

Saturation testing : Hacim sınaması. Doygunluk sınaması.

Saturation pressure : Doygunluk basıncı. Doyma basıncı.

Magnetic saturation : Mıknatıssal doyumluluk. Mıknatıs doyumluluğu. Manyetik doyma.

Saturation speech : Kampanya veya savaş konuşması. Propoganda konuşması. Doyurucu konuşma. Canlandırıcı konuşma.

Saturation voltage : Doyma gerilimi. Doyma akımı üretmek için uygulanan en düşük gerilim değeri.

 

İngilizce Saturation Türkçe anlamı, Saturation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saturation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digestions : Sindirim. Hazım. Parçalama. Kavrama. Sindirme. Dijesyon.

Fusion : Kimi çekirdeklerin, çok yüksek sıcaklıklarda ve çok büyük nicelikte erke salarak birleşip, daha.büyük bir çekirdek oluşturmaları. Birleştirme. Erimiş kütle. Yeğni öğe çekirdeklerinin, daha ağır bir çekirdek oluşturmak üzerebirleşmeleri. Eritilme. Birleşme. Ergime. Güçlü bir ortaklığın tecimsel gücünü ve hukuki görüntüsünü kaybetmiş diğer bir ortaklığın borçlu ve alacaklı değerleriyle yükümlenmek ve bunlardan doğacak her çeşit sonuçları da üzerine almak suretiyle onunla birleşmesi. Erime. İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları.

Gusto : Haz. Zevk. Zevk alma. Tatma. Heves. Ağız tadı.

Brio : Heves.

Feedings : Besleme. Verme. Beslenen. Geçindirme. Tağdiye. Rehber. Bakma.

Coalescence : İki ya da daha çok sıvı damlasının, yüzey gerilimlerini yenecek denli birbirlerine yaklaşarak, tek bir damla oluşturmaları. Birleşme. Bütünleşme.

Impregnations : Emdirme. Tohumlama. Aşılama. Dölleme. Emprenye etme usulü. Empoze etme. Hamile bırakma. Döllenme. Emprenye etme.

Imbibition : Embibisyon. İçme. Alma. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi. Emme. İmbibisyon. İmbikleme.

Contraction : Kontraksiyon. Bir cismin madde yitirmeden küçülüp büzülmesi olayı. Büzülme. Kasılma. Bir kasın, telin vb.nin görev sırasında kısalması. kontraksiyon. Ayrı hecelerdeki iki ünlünün bir tek ünlüde veya birden çok hecedeki seslerin tek hecede toplanması olayı. bu olay daha çok kelime birleşmelerinde görülür: gidemedim (< kēt-e umadum), sekiz on > seksen, dokuz on > doksan, cumartesi (< cuma ertesi), niçin (< ne için), neyse (< ne ise), her neyse (< her ne ise), nasıl (< ne asıl), neylersin (< ne eylersin), ayol (< ay oğul), güllaç (< güllü aş), sütlaç (< sütlü aş), yirmi (< yigirmi), doğurmak > dbormak, yapurgak > yaprak, geleceğim > gelcem vb. (hastalık) kapma. Çekilme. Hece kaynaşması. Kasılma. hacimce küçülme veya büzüşme. kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.

Orgasms : Doyunum. Orgazm. Boşalma.

Saturation synonyms : plastination, symphysis, inkiness, commingling, sorption, absorbance, orgasm, breeziness, gratifications, sound absorption, fusions, buoyancy, embracement, inclusions, fills, adsorptiveness, merger, intensity, intension, satieties, colorfulness, animations, bounciness, conglutination, density, consistence, absorption, richness, inclusiveness, saturity, repletion, buoyancies, brightness.

Saturation zıt anlamlı kelimeler, Saturation kelime anlamı

Achromatic color : Şeffaf.

Saturation ingilizce tanımı, definition of Saturation

Saturation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of saturating, or the state of being saturating. Complete penetration or impregnation.