Saturation deficit türkçesi Saturation deficit nedir

  • Doyma açığı.

Saturation deficit ingilizcede ne demek, Saturation deficit nerede nasıl kullanılır?

Saturation : Koyuluk. Doygunluk durumu. Renkteki ak ışığın yokluğu. örnek : kırmızı pembeden daha doygundur. Doyma. Doyum. Kaynaşma. Bir çözücü içinde bir özdeğin bütünüyle ya da en çok oranda çözünmesi. bir molekülde kimyasal bağ yapabilecek tüm elektronların bağlı bulunmaları. bir asit ya da bazın tümüyle yansızlaştırılması. Havanın sığdırabileceği tüm su uçuğunu, alması. bir mıknatıssal en büyük akı yoğunluğuna erişmesi. bir eksicik ışınları borusunda eksiciklerin tümünün üst-üşeklerce kapılarak dış çevrimdeki akımın doygunlaşması. bir özdeğin bir çözeltisinin olabildiğince derişik bir değere ulaşması. Satürasyon. Canlılık.

Deficit : Açık (hesaplarda). Eksiklik. Açık hesap. Kasa açığı. Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Hesap açığı. Dezavantaj. Zarar.

Saturation bombing : İşba bombardımanı. Toplu ve yoğun bombardıman tekniği. Doyurma bombardımanı. Yoğun top ateşine tutma. İçirme bombardımanı.

 

Saturation capacity : Doygunluk sığası.

Saturation current : Üşerli bir uçun içinde oluşan alkımın artan gerilim ile yaklaştığı doyma değeri. Doygunluk akımı. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Doygun akım. Doyma akımı. Bir aygıttaki yeni bir gerilim artışının akımı yükseltmediği andaki akım değeri.

Saturation point : Doyma çekidi. Doyum noktası. Doygunluk noktası. İktisat, kimya alanlarında kullanılır. Doyma noktası. Bir çözeltideki çözünenlerin doygunluk derişimine ulaştıkları nicelik. Bir ülke, bölge veya piyasanın bir mal veya hizmete yönelik isteminin tamamen karşılanmış olması. bu nokta mal ya da hizmet tüketiminin nüfusa oranı biçiminde tanımlanır. marjinal fayda kanununa göre bir maldan tüketilen miktar arttıkça, her bir birimden sağlanan faydanın giderek azalıp sıfıra ulaştığı nokta.