Saturations türkçesi Saturations nedir
- Doyma.
- Saturasyon.
- Koyuluk.
- Doyurma.
- Massetme.
- Özümseme.
- Canlılık.
- Soğurma.
- Canlılık (renk).
- Kaynaşma.
- İçine alma.
Saturations ingilizcede ne demek, Saturations nerede nasıl kullanılır?
Saturation bombing : Toplu ve yoğun bombardıman tekniği. Doyurma bombardımanı. Yoğun top ateşine tutma. İşba bombardımanı. İçirme bombardımanı.
Saturation capacity : Doygunluk sığası.
Saturation current : Bir aygıttaki yeni bir gerilim artışının akımı yükseltmediği andaki akım değeri. Doyma akımı. Doygun akım. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Üşerli bir uçun içinde oluşan alkımın artan gerilim ile yaklaştığı doyma değeri. Doygunluk akımı.
Saturation deficit : Doyma açığı.
Saturation point : İktisat, kimya alanlarında kullanılır. Doygunluk noktası. Doyma çekidi. Doyum noktası. Doyma noktası. Bir ülke, bölge veya piyasanın bir mal veya hizmete yönelik isteminin tamamen karşılanmış olması. bu nokta mal ya da hizmet tüketiminin nüfusa oranı biçiminde tanımlanır. marjinal fayda kanununa göre bir maldan tüketilen miktar arttıkça, her bir birimden sağlanan faydanın giderek azalıp sıfıra ulaştığı nokta. Bir çözeltideki çözünenlerin doygunluk derişimine ulaştıkları nicelik.
Capillary saturation : Kapiler doygunluk. Kılcal doygunluk.
Saturation voltage : Doyma akımı üretmek için uygulanan en düşük gerilim değeri. Doyma gerilimi.
Colour saturation : Renk doyması.
Magnetic saturation : Manyetik doyma. Mıknatıssal doyumluluk. Mıknatıs doyumluluğu.
Saturation pressure : Doygunluk basıncı. Doyma basıncı.
İngilizce Saturations Türkçe anlamı, Saturations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saturations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Juvenescence : Gençler. Genç olma. Gençlik. Gençleşme. Büyüme. Çocukluktan çıkma.
Becoming full : Doymuş hale gelme. Dolmuş olma. Doymuş olma. Dolu hale gelme.
Satiation : Doygunluk. Doyum. Hayvanların yem tüketiminden sonra yeme isteğinin sona ermesi olayı.
Culture : Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Bir toplumun tüm yaşam tasarımı ya da geçmişten aktardığı ve yeniden biçimleyerek geleceğe taşıdığı kalıt. Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü. Medeniyet. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Kültür. Ekin. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu.
Suppression : Baskı. Bastırı. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tutma. Organ işlevinin önlenmesi, özellikle herhangi bir bezin salgılama görevinin baskı altında tutulması, salgının durdurulması. Bastırma. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Duygu bastırma (bilinçli olarak). Sindirme. Zapt etme.
Foliation : Yaprak haline getirme. Yapraklara ayrılma. Tomurcuk içinde yaprakların dizilişi. Yapraksı oluşum. Yaprak biçiminde. Yaprak süsü. Yeşillenme. Yapraklanma. Haddeleme. Yaprak üretme işlemi.
Intensities : Gerilim. Yoğunluk. Çarpıcılık. Güç. Şiddet.
Efflorescence : Tozlanma. Gelişip olgunlaşma. Olgunlaşma. Toz olma. Tozlaşma. Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. örn. çamaşır sodasının tozlaşması. Çiçeksime. Derinin kızarması. Ufalama. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır.
Masculinisation : Erilleme. Maskülinizasyon. Erkek hormonun verilmesiyle cinsiyetin değiştirilmesi, erkekleştirme. Erkekleştirme.
Aliveness : Diri olma durumu. Dirilik. Farkındalık.
Saturations synonyms : myelinisation, organic process, psychomotor development, kainogenesis, cytogeny, virilisation, biological process, infructescence, cainogenesis, psychosexual development, fills, merger, intenseness, dentition, psychogenesis, fructification, development, flowering, embracement, consistence, gastrulation, saturating, reassurance, repletion, growing, fill, life cycle, denseness, brightness, brios, sating, masculinization, gametogenesis.
Saturations zıt anlamlı kelimeler, Saturations kelime anlamı
Cenogenesis : Türünün karakteristiğini göstermeyen embriyonik gelişim (biyoloji terimi). Senojenetik. Senojenez.
Palingenesis : Yeniden doğma. Paleojenez. Palinjeni. Palinjenezi.
Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.
Saturations antonyms : achromatic color.

Bu kısımda Saturations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saturations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saturations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saturations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.