Interrogatorily türkçesi Interrogatorily nedir

  • Soru sorma ile.
  • Sorgulama ile.
  • Sorguya çekerek.

Interrogatorily ingilizcede ne demek, Interrogatorily nerede nasıl kullanılır?

Interrogatories : Sorgu formu. Sorgu. Soru. Sorguya konu sorular.

Interrogator : Soru soran kimse. Sorgu yargıcı. Sorgulayan kimse. Gensoru veren kimse. Sorgulayıcı. İfadeyi alan.

Interrogators : Sorgulayan kimse. Gensoru veren kimse. Sorgu yargıcı. Soru soran kimse.

Interrogatory : Soru ifade eden. Soru türünden. Soru. Soru belirten.

İngilizce Interrogatorily Türkçe anlamı, Interrogatorily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interrogatorily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reexamination : Yeniden değerlendirme. Yeniden sorguya çekme. Tekrar sorguya çekme. Yeniden inceleme.

Examination : Murakabe. Tetkik. Tahkikat. Yoklama. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Kontrol. Sınav. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Tetebbu. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Interrogation : Soru sorma. Soru. İstinkak. Sorguya çekme. Sorgulama. Sorgu. Soruşturma.

Debriefing : Bilgi alma. Sorgulama. Debrifing. Görev raporu. Bilgilendirme. Sorguya çekme.

Inquisition : Sorgu. Engizisyon mahkemesi. Sorguya çekme. Araştırma. İnceleme. Soruşturma. Engizisyon. Sorgulama. [lat. inquisitio “sorgu” dan] eskiden, katoliklerde dine aykırı davrananları araştırıp cezalandırmak üzere kurulmuş kilise mahkemelerine verilen ad.

Inquiring : Soruşturan. Öğrenmeye hevesli. Öğrenmek isteyen. Soru sorar gibi (bakış veya yüz ifadesi). Sorma. Öğrenmeye meraklı. Araştırıcı. Meraklı. Soran.

Direct examination : Doğrudan sorgulama. Doğrudan soru sorma. Duruşmaya çağrılmış bir şahidin doğrudan sorgulanması.

Third degree : Üçüncü derece.

Interview : Bireylere özgürce ya da belli bir soru kağıdına bağlı kalınarak sorular sorulmasına dayalı bir toplumbilimsel araştırma yolu. Görüşmecinin sorup yanıt alacağı sorulardan oluşmuş bir görüşme çizinliği kullanarak, yanıtlayıcıdan yüz yüze ya da karşılıklı ilişki içinde aldığı sözlü yanıtlara dayanan gözlem, bk. soruşturu. Mülakat. İle görüşme yapmak. Röportaj yapmak. Görüşme yapmak. Görüşme. Röportaj. Söyleşi yapmak. Bir konu üzerinde aydınlanmak ya da bir kimsenin kişiliği üzerinde bilgi edinmek amacıyla yüz yüze yapılan konuşma.

Interrogative : Soru zamiri. Soru ifade eden. Soru sözcüğü. Sorgu. Soru biçiminde. Soru soran. Soru edatı. Sorulu. Soru belirten. Soru.

Interrogatorily synonyms : redirect examination, questioning, catechism, deposition, cross examination.

Interrogatorily zıt anlamlı kelimeler, Interrogatorily kelime anlamı

Declarative : Beyan eden. Tanıtan. İfade eden. Haber veren. Bildirim deyimi. Bildirimsel. Bildiren.

Declaratory : İfade eden. Tespit edici. Beyan edici. Açıklayıcı. İzhari. Beyan eden. İzah edici. Açıklayan.