Invaders türkçesi Invaders nedir

Invaders ile ilgili cümleler

English: They defended their homeland against the invaders.
Turkish: Anavatanlarını işgalcilere karşı savundular.

English: He kept the invaders at bay with a machine gun.
Turkish: O, bir makineli tüfek ile işgalcileri körfezde tuttu.

English: The natives have to defend their land against invaders.
Turkish: Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.

English: They resisted the invaders.
Turkish: Saldırganlara direndiler.

English: They defended their country against the invaders.
Turkish: Onlar istilacılara karşı ülkelerini savundular.

Invaders ingilizcede ne demek, Invaders nerede nasıl kullanılır?

Invader : İstilacı. İstila eden. Saldırgan.

Invade : Doldurup taşırmak. Akın etmek. Hücum etmek. Baskın yapmak. Saldırmak. Basmak. Ele geçirmek. İçini kaplamak. İstila etmek. İhlal etmek.

Invaded : Nüfuz etmiş. Tecavüz edilmiş. İstila edilmiş. Ele geçirilmiş. Fethedilmiş. Girilmiş.

Invades : Tecavüz etmek. Gaspetmek. İçini kaplamak. Hücum etmek. İhlal etmek. Basmak. Ele geçirmek. Saldırmak. İstila etmek. Akın etmek.

Invadable : Ele geçirilebilir. Saldırılabilir. İşgal edilebilir.

Invalid address : Geçersiz adres.

Invalid accelerator table handle : Geçersiz hızlandırma tablosu tutamağı.

 

Invading : Saldırmak. Gaspetmek. Akın etmek. İhlal etmek. İçini kaplamak. Ele geçirmek. İstila etmek. İstila eden.

Invalid chair : Tekerlekli sandalye. Engelli arabası.

Invalid bookmark : Geçersiz yer imi.

İngilizce Invaders Türkçe anlamı, Invaders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invaders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggressors : Saldırgan ülke. Mütecaviz. Saldırgan kişi. Saldırgan kimse. Saldıran. Tecavüz eden. Mütecaviz kişi.

Go in : İçeriye girmek. Bulutla örtülmek (güneş veya ay). Girmek. Yarışmaya katılmak. Güneş veya ayın bulutla örtülmesi. Mücadeleye girmek. Uymak. -e sığmak. İçeri girmek.

Come in : Yaygın olmak. Gelmek. Kabarmak (met halindeki deniz). Seçilmek. Gözde olmak. Tutulmak. Haline gelmek. Yükselmek. Sağlamak. Olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada).

Occupy : Meşgul etmek. Zaptetmek. İşgal etmek. Doldurmak. -de oturmak.

Invasive : Saldıran. Efraktif. Çiğneyen. Bozan. İnvazif. Akın eden. İnvaziv. Bir mikroorganizmanın bir konağa girme, orada gelişebilme ve konağın vücudunda yayılarak üreme yeteneği.

Go into : İncelemek. Girmek (bir mesleğe). -e sığmak. Bir mesleğe girmek. Varmak. Atılmak. Girişmek. Araştırmak. İlgilenmek. Girmek.

Assailant : Hücum eden. Mütecaviz. Dil uzatan. Eleştirici. Saldıran kimse.

Attacker : Saldıran kişi. Hücum oyuncusu.

Assail : Saldırmak. Hücum etmek. Dil uzatmak. İşe girişmek. Kınamak. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak.

Attack : Girişmek. Eleştirmek. Hücum. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Hamle yapmak. Taarruz etmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Saldırıda bulunmak. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Aşındırmak.

 

Invaders synonyms : intrude on, foray into, obtrude upon, assailants, assaulters, get in, attackers, get into, invader, belligerent, raid, assaulter, overrun, reaver, assailer, move into, get tough, aggressor, assaultive, infest, assailers, agressive, enter, gross, encroach upon, aggressive.

Invaders zıt anlamlı kelimeler, Invaders kelime anlamı

Defend : Arkasında olmak. Saklamak. Himaye etmek. Savunmak. Korumak. Müdafaa etmek. Kanat açmak. Reddetmek.

Exit : Gidiş. Çıkış yeri. Çıkmak. Çıkma. Çıkıp gitmek. Ölmek. Gitmek. Vefat. Çıkış.