Invited türkçesi Invited nedir

  • Davetli.
  • Orada bulunması rica olunmuş.
  • Davetiye almış.
  • Davet edilmiş.

Invited ile ilgili cümleler

English: "She invited me over for coffee." "Did you go?" "I don't like coffee."
Turkish: "O, kahve için beni davet etti." "Gittin mi?" "Kahveyi sevmem."

English: Ali and Mary invited us to spend the weekend with them.
Turkish: Ali ve Mary hafta sonunu onlarla geçirmemiz için bizi davet etti.

English: Ali and Mary invited me to their wedding.
Turkish: Ali ve Mary beni düğünlerine davet etti.

English: Ali asked me if he was on the list of people invited to the party.
Turkish: Ali bana partiye davet edilen kişilerin listesinde olup olmadığını sordu.

English: Ali and Mary invited John to their party.
Turkish: Ali ve Mary John'u partilerine davet ettiler.

Invited ingilizcede ne demek, Invited nerede nasıl kullanılır?

Uninvited : Davetsiz. Davet edilmemiş.

Uninvited guest : Davetsiz gelen misafir. Davetsiz misafir.

Invite tenders for : İhale açmak.

Invite : Yol açmak. Rica etmek. Davet etmek. İstemek. Davetiye çıkarmak. Çanak tutmak. Yüreklendirmek. Çekmek. Çağırmak. Neden olmak.

Invitee : Davet edilmiş olan kimse. Davetli. Davet edilen. Davetiye alan kimse. Davet edilen kimse.

Invitation : Davet. Davetiye. Çağrı. Getirtme. Davetname. Çağırma. Celp.

 

Invitations : Davetiye. Davet. Çağrı.

Invitees : Davet edilmiş olan kimse. Davetli. Davetiye alan kimse. Davetliler.

Invitation for tenders : Açık eksiltme. Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme.

Invitation to bid : İhale daveti. İhaleye çağrı. Satışa davet.

İngilizce Invited Türkçe anlamı, Invited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Invited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stir : Telaş. Canlanmak. Heyecanlandırmak. Çorba karıştırmak. Kıpırdatmak. Heyecana kapılmak. Harekete geçirmek. Uyandırmak. Hissi uyandırmak. Karıştırmak.

Arouse : Kaldırmak. Uyandırmak. Harekete geçirmek. Uyanmak. Canlanmak. Hayat bulmak. Ayaklandırmak. Uyuyan devi uyandırmak. Canlandırmak.

Ask for : Aramak. Talep etmek. Dilemek. Rica etmek. İstemek.

Enkindle : Alevlendirmek. Tutuşturmak. Yakmak.

Tempt : Özendirmek. Ayartmaya çalışmak. Kanına girmek. Kışkırtmak. Kandırmak. Çelmek. Öfkelendirmek. Şeytana uydurmak. Meydan okumak. Cezbetmek.

Invitee : Davet edilen kimse. Davet edilen. Davetiye alan kimse. Davet edilmiş olan kimse.

Guest : Pansiyon müşterisi. Konuk sanatçı olarak rol almak. Otel müşterisi. Konakçı ya da pansiyon müşterisi. Pansiyoner. Asalak canlı. Misafir. Konuk.

Elicit : Edinmek (bilgi). Sağlamak. Tepki göstermek. Çıkarmak. Çıkartmak. Tepkiye neden olmak. Yol açmak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Öğrenmek.

Evoke : Andırmak. Hatırlatmak. Davet etmek. Ruh çağırmak. Yol açmak. Anımsatmak. Uyandırmak. Çağrışım yapmak. Neden olmak. Aklına getirmek.

Fire : Yakmak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Yanmak. Ateş. Ateşe vermek. Püskürtmek. Alev almak. Canlandırmak. İşten çıkarmak. Ateşlemek.

 

Invited synonyms : invitees, guesting, kindle, raise, provoke, shake up, guests, shake, stimulate, excite, guested.

Invited zıt anlamlı kelimeler, Invited kelime anlamı

Welcome : Hoş geldiniz. Serbest. Sevindirici. Hoşgeldin. Kabul etmek. Hoş karşılama. Hoş geldin. Sıcak karşılama. Hoşgeldiniz. İçtenlikle karşılamak.

Divided : Ayrılmış. Bölünmüş. Parçalanmış. Parçalarına ayrılmış. Ayrı. Munkasem. Farklı.

Distributive : Üleştirme zamiri. Dağıtan. Üleştiren. Tevzii. Yayan. Dağılımsal. Dağıtıcı. Taksim eden. Dağıtımla ilgili. Üleştirme sıfatı.

Invited antonyms : segregated, separate.