Ask for türkçesi Ask for nedir

Ask for ile ilgili cümleler

English: Ali didn't ask for Mary's help.
Turkish: Ali Mary'nin yardımını istemedi.

English: Ali decided to ask for Mary's help.
Turkish: Ali Mary'nin yardımını istemeye karar verdi.

English: Ali couldn't ask for more.
Turkish: Ali daha fazla isteyemedi.

English: Ali came to ask for help.
Turkish: Ali yardım istemeye geldi.

English: "Can" is the right word to express ability and "May" to ask for permission.
Turkish: "Can" yetenek ifade etmek için ve "May" izin istemek için doğru kelimedir.

Ask for ingilizcede ne demek, Ask for nerede nasıl kullanılır?

Ask : Talep etmek. Aranmak. Dilemek. Davet etmek. Çağırmak. İstemek. Soru sormak. Hak etmek. Rica etmek. İstirham etmek.

For : Yüzünden. Zira. -e elverişli. -e göre. Namına. -dır. -e. -e rağmen. Yönünden.

Ask for a favor : Bir iyilik istemek.

Ask for advice : Öğüt istemek. Akıl danışmak. Akıl almak.

Ask for alms : Dilenmek. Sadaka istemek.

Ask for directions : Adres sormak.

Ask for asylum : Sığınma talep etmek.

İngilizce Ask for Türkçe anlamı, Ask for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ask for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Claim : Herhangi bir işlem sonucu doğan akçalı hak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sahip çıkmak. Israr etmek. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Talep. Sav. İddia. İstek.

 

Be after : Peşinde olmak.

Beat about : Aranmak. Bakmak. Sıkıntıyla aramak. Endişeyle aramak. Rota değiştirmek. Aranıp durmak. Bakınmak.

Intail : Bir mal veya mülkü miras alabilecek bir kimseye sınırlama getirmek. Gerektirmek. Sebep olmak. Parmağı olmak. Neden olmak. Gerekmek. Karışmak.

Be in need of : İhtiyacında olmak. -e ihtiyacı olmak. İhtiyaç duymak. Gereksinim duymak. İhtiyacı olmak. Muhtaç olmak. Gereksinmek. Gereksemek. Gereksinim içinde olmak.

Desire : İmrenmek. Arzulamak. İstek duymak. Emel. Arzu. İstem. Cinsel istek. Dilek. Özlemek. Talip olmak.

Demands : Talepler. Hak iddia etmek. Sormak.

Appealed : Temyize gitmek. Başvurmak. Müracaat etmek. Temyiz edilmiş. Üst mahkemeye başvurmak. İlgisini çekmek. Hoşuna gitmek. Yalvarmak.

Call : Çağrı. Uğramak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Dava açmak. Lakap takmak. Adamla getirtme. Telefonda konuşmak. Söylemek. Telefon etmek. Adlandırmak.

Call on : Davet etmek. Adını vermek. Ziyaret etmek. Seslenmek. Varsaymak. Başvurmak. Uğramak.

Ask for synonyms : adjures, combs, foraged, be on the lookout fo, asks, aspire to, adjuring, claimed, beseeches, dial, ask for trouble, beg, chase after, adjure, demand, claims, begs, make a request, ask, invokes, ask for it, invoke, beseeched, adjured, demanded, call down, invoked, comb out, beat the bushes, beg for, appeal, ask out, comb.