Stir türkçesi Stir nedir

  • Heyecana kapılmak.
  • Heyecan.
  • Canlanmak.
  • Kalkmak.
  • Heyecanlanmak.
  • Uyanmak.
  • Oynatmak.
  • Hareket ettirmek.
  • Hareket.
  • Kıpırdamak.
  • Harekete geçirmek.
  • Hissi uyandırmak.
  • Kımıldamak.
  • Karıştırma.
  • Uyandırmak.
  • Karıştırmak.
  • Telaş.
  • Canlandırmak.
  • Kımıldatmak.
  • Heyecanlandırmak.
  • Canlılık.
  • Kıpırdatmak.
  • Çorba karıştırmak.
  • Uyandırmak (belirli bir duyguyu).

Stir ile ilgili cümleler

English: Don't forget to stir the stew.
Turkish: Güveci karıştırmayı unutma.

English: Ali is stirring his coffee.
Turkish: Ali kahvesini karıştırıyor.

English: I'm not trying to stir up trouble. I'm just telling you what I heard.
Turkish: Ortalığı karıştırmaya çalışmıyorum, duyduğumu söylüyorum sadece.

English: He's here trying to stir up trouble.
Turkish: O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.

English: There's no telling what kind of trouble this proposal might stir up. The result is certainly going to be something to see.
Turkish: Bu önerinin ne tür bir sorun başlatacağını tahmin etmek mümkün değil. Sonuç kesinlikle görecek bir şey olacak.

Stir ingilizcede ne demek, Stir nerede nasıl kullanılır?

Stir about : Dolaşmak.

Stir fry : Vogda kızartmak. Wok'ta karıştırarak kızartmak.

Stir in : İçine karıştırmak.

Stir slowly : Yavaş yavaş karıştırmak.

 

Stir the blood : İlgisini çekmek. Heyecanlandırmak. Kanını kaynatmak. Canı istemek.

Stir up a revolt : Ayaklanma çıkarmak. Ayaklanmayı kışkırtmak.

Make a stir : Heyecan uyandırmak. Heyecan yaratmak.

Stir up : Galeyana getirmek. Heyecanlandırmak. Coşturmak. Başlatmak. Sebep olmak. Karıştırmak. Kışkırtmak. Çırpmak. Uyandırmak. Ayağa kaldırmak.

Not to stir a finger : Parmağını bile kıpırdatmamak. Kılını kıpırdatmamak.

Stirps : Sülale. Soy. Aile.

İngilizce Stir Türkçe anlamı, Stir eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ados : Tantana. İnsanı yoran hazırlıklar. Gürültü patırtı. Gürültü. Koşuşmalar. Patırtı.

Dances : Danslar. Oynamak. Dans ettirmek. Dans etmek.

Accelerates : Hızlandırmak. İvme kazandırmak. Hız vermek. Özendirmek. İvmek. Gaza basmak. İvme vermek. Çabuklaştırmak. Hızlanmak.

Blend : Harman etmek. Harmanlama. Karışım. Uyum sağlamak. Karmak. Karışmak. Uymak. Harman. Kaynaşmak.

Actuate : Tahrik etmek. Faaliyete geçirmek. Etkin hale getirmek. Hareketlenmek. Harekete getirmek. İşletmek. Kuvveden fiile çıkarmak. Çalıştırmak.

Plays : Oynamak. Turneye çıkmak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Rol almak. Tutmak. Bahis yapmak. Tutmak ( ye). Çalmak (müzik terimi). Hareket etmek.

Blent : Kaynaşmak. Uyum sağlamak. Karıştırılmış. Harmanlamak. Karışmak. Harmanlanmış.

Awakenings : İkaz. Uyanış. Uyandırıcı. Uyanma. Uyandıran. Uykudan kalkma. Bilinçlenme.

Behaviours : Tavır. Davranışlar. Tutum. Hareket tarzı. Davranış.

Ardours : Heves. Ateşlilik. Ateş. Gayret. Hararet. Şevk.

 

Stir synonyms : combination, bring into action, directness, actuating, adulterations, amalgamation, wriggle, animal spirits, arose, demeanor, get carried away, adulterating, buoyancies, amalgamations, briskness, activated, quivers, amalgamates, kindles, buck fever, wiggled, actions, dislocate, dandled, admixture, demeanour, agitation, arousals, animating, adulterates, animation, behaviour, motivates.

Stir zıt anlamlı kelimeler, Stir kelime anlamı

Stand still : Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek.

Depress : Alçaltmak. Moralini bozmak. Azaltmak. Canını sıkmak. Basmak. Neşesini kaçırmak. Keyfini kaçırmak. Düşürmek. İçini karartmak. Kısmak.

Stir ingilizce tanımı, definition of Stir

Stir kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Noise or various movements. To move. To move. The act or result of stirring. To change the place of in any manner. Bustle. Tumult. Agitation. To change one`s position.