Welcome türkçesi Welcome nedir

  • Serbest.
  • Sıcak karşılama.
  • Hoş geldin.
  • Bağrına basmak.
  • Hoşgeldin.
  • Hoş geldiniz.
  • Hoşgeldiniz.
  • İstenilen.
  • Hoş karşılama.
  • Kabul etmek.
  • Sevindirici.
  • [#karşılama Karşılamak].
  • Hoş karşılamak.
  • Karşılama.
  • Konuk ağırlamak.
  • İçtenlikle karşılamak.

Welcome ile ilgili cümleler

English: He was welcome wherever he went.
Turkish: Gittiği her yerde karşılandı.

English: Am I welcome here?
Turkish: Burada hoş karşılanıyor muyum?

English: Ali was welcome wherever he went.
Turkish: Ali gittiği her yerde hoş karşılandı.

English: He is no longer welcome here.
Turkish: O artık burada hoş karşılanmıyor.

English: A welcome party took place in the restaurant.
Turkish: Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.

Welcome ingilizcede ne demek, Welcome nerede nasıl kullanılır?

Welcome arch : Bir şehir veya kasabanın ana caddesinin girişinde üzerinde o yerleşim yerinin adı bulunan kemer. Karşılama kemeri. Hoş geldin kemeri.

Welcome back party : Evine dönen kimsenin dönüşü için yapılan kutlama. Dönüş partisi. Geri dönme partisi.

Welcome guest : Davetli misafir. İstenen misafir. Davet edilmiş olan misafir. Talep edilmiş olan misafir.

Welcome home : Eve dönen birini karşılamak. Evine hoş geldin. Eve hoş geldin. Eve gelen birini sıcak bir şekilde karşılamak.

Welcome mat : Paspas.

 

Make someone welcome : Birini dostça karşılamak.

Welcome news : İyi haber. İyi karşılanan haber. Güzel haber. Sevinçli haber.

Cordial welcome : Sıcak karşılama. İçten karşılama. Candan karşılama. Sıcak kabul.

Welcome party : Hoş geldin partisi.

Welcome with open arms : Bağrına basmak.

İngilizce Welcome Türkçe anlamı, Welcome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welcome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accede to : Belli bir duruma razı olmak. Başkasının bakış açısına saygı göstermek. Razı olmak. Çıkmak (hükümdar tahta).

Cordial welcome : İçten karşılama. Sıcak kabul. Candan karşılama.

Answer : Eşit olmak. Kefil olmak. Tanımlamak. Karşılık vermek. Cevaplandırmak. Yetmek. Gitmek. Uymak. Cevap.

Acceding : Tahta çıkmak. İktidara gelmek. Yönetime geçmek. Yerine getirmek. İş başına gelmek. Razı olmak. Katılmak. Uymak. Yanaşmak.

Answers : Uymak. Bakmak (kapı). Karşılık vermek. Yetmek. Kefil olmak. Cevaplar. Cevap vermek. Yerine getirmek. Yanıtlamak.

Acquiescing : Karşı çıkmamak. Razı olmak. Sorgusuz kabul eden. Kabul. Sorgusuz kabul etme.

Receiving : Alarak. Mal kabul. Alıcı. Yataklık. Tahsilat. Alma. Alış. Kabul. Yayını alma.

Recognize : Farkında olmak. Anlamak (önemini veya gerçekliğini veya değerini). İtiraf etmek. Onaylamak. Söz hakkı vermek. Görmek. Haklı bulmak. Bilmek. Söz hakkı tanımak. Takdir etmek.

Broad : Sınırsız. Enli. Engin. Açık. Yüzeysel. Hoşgörülü. Karı. Göze çarpan. Liberal.

Cherishing : Değer vermek. Yaşatmak (kalbinde). Değerli tutmak. Sevgi ile muamele etmek. Gütmek. Üzerine titremek. Aziz tutmak. Şefkat göstermek. El üstünde tutmak. Kuşsütü ile beslemek.

 

Welcome synonyms : easy, acquiesce, counterbalance, alohas, disengaged, approve, accepts, compensation, acknowledge, indemnify, confrontation, have, heartwarming, gladsome, nestles, welcoming, recompenses, fancy free, cordial reception, exempt, embraced, recognise, accedes, canoodle, acquiesced, counterbalances, welcomes, corresponds, acceded, elating, happy go lucky, felicific, embosom.

Welcome zıt anlamlı kelimeler, Welcome kelime anlamı

Refuse : İmtina etmek. Kaçınmak. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Refüze etmek. Süprüntü. Kabul etmemek. Ayak diremek. Reddetmek. Direnmek. Artık.

Say farewell : Veda etmek.

Welcome ingilizce tanımı, definition of Welcome

Welcome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Admitted willingly to the house, entertainment, or company. To receive and entertain hospitably and cheerfully. As, a welcome visitor. To welcome a new idea. Received with gladness. Salutation to a newcomer. To salute with kindness, as a newcomer. As, to welcome a visitor.