Refuse türkçesi Refuse nedir
- İzin vermemek.
- Kabul etmemek.
- Kaçınmak.
- Çöp.
- Reddetmek.
- Döküntü.
- Atık.
- Geri çevirmek.
- Artık.
- İmtina etmek.
- Karşı koymak.
- Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.
- Ayak diremek.
- Direnmek.
- Elinin tersiyle itmek.
- Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller.
- Refüze etmek.
- Süprüntü.
- Cerh etmek.
Refuse ile ilgili cümleler
English: Ali didn't know whether to accept Mary's love or refuse it.
Turkish: Ali Mary'nin aşkını kabul ya da onu red edip etmeyeceğini bilmiyordu.
English: Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation.
Turkish: İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
English: Ali was wrong to refuse Mary's help.
Turkish: Ali Mary'nin yardımını reddetmekle hata yaptı.
English: Ali can't refuse his grandchildren anything.
Turkish: Ali torunlarından herhangi bir şey reddedemez.
English: Do you refuse to leave with us?
Turkish: Bizimle birlikte ayrılmayı reddediyor musunuz?
Refuse ingilizcede ne demek, Refuse nerede nasıl kullanılır?
Refuse collector : Eskici. Çöp kamyonu. Hurdacı. Çöp toplayıcı. Temizlik işçisi. Çöpçü.
Refuse container : Çöp tenekesi. Çöp kutusu. Çöp bidonu.
Refuse disposal : Çöp toplama. Atık imhası. Kent atıklarının yok edilmesi. Kent atıklarının, kent dışına götürülüp büyük çukurlara gömülerek ya da türlü uygulayımsal süreçlerden geçirilerek insan sağlığına dokuncalı olmaktan çıkarılması. Çöp kaldırma. Bir kentin ya da kasabanın, o yerleşim yerinin işlevlerinin görülmesi sırasında ortaya çıkan yararsız ve dokuncalı artıklarının kent yönetimince toplanıp yok edilmesi, ya da yararlanılmak üzere işlenmesi. Atık yok etme.
Refuse lorry : Çöp kamyonu.
Refuse of use : İşletmenin geri çevrilmesi. Özel izin alınan bir belgenin işletilmesinin, herhangi bir nedenle yerine getirilmemesi.
Refuse tip : Çöplük.
Refused : Kabul etmemek. Karşı koymak. Direnmek. Ayak diremek. Geri çevrildi. Reddedildi. Reddetmek. Kaçınmak. İzin vermemek. Geri çevirmek.
Refusers : Reddeden. İtiraz eden.
User refused : Kullanıcı reddetti.
Town refuse : Kent işlevlerinin bir sonucu olarak, konutlardan, işleyim ve tecim kuruluşlarından atılan, çoğu kez insan sağlığı için çekinceli oldukları için yok edilmeleri ya da belirli işlemlerden geçirilerek yararlı duruma getirilmeleri gereken özdekler. Kent atıkları.
İngilizce Refuse Türkçe anlamı, Refuse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Refuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Offal : Çer çöp. İç. Sakatat. Çerçöp. Kasaplık hayvanların yenilmeyen kısımları. Hayvanın yenmeyen parçaları. Kırpılmış parça.
Dregs of society : Avam. Sıradan halk. Halk tabakası. Ayaktakımı.
Left over : Arda kalan. Artan şey olman. Artık yemek.
Detritus : Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları. Hayvan ve bitkilerin bozunması ile oluşan organik enkaz. Seri. Parçalanık döküntü. Aşınma döküntüsü. Kırıntı malzemeler. Aşıntı. Kum ve taş parçası.
Duff : Muhallebi. Puding. Bir çeşit muhallebi. Duf. Sahte. Hurda. Toz kömür. Gereksiz.
Dust : Fırçalamak. Toz halinde bir maddeyle kaplamak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tozlamak. Yanıltmak. Toz almak. Tozlanmak. Pudralamak. Toz bulutu.
Disapproved : Uygun görmemek. Kınamak. Beğenmemek. Karşısında olmak. Onaylamamak.
Chip : Çentmek. Takılmak. Kırılgan olmak. Kırılmak. Yontmak. Kırıntı. Dilimlemek. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Marangoz-doğramacı. Para.
Counter : Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşılık vermek. Karşısında olmak. Sayıcı. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Karşı. Tezgah. Sayaç. Aykırı. Fiş.
Spurns : Burun kıvırarak geri çevirmek. Küçümseyerek reddetmek. Tepmek. Hor görerek reddetmek. Hakaretle reddetmek. Tekme atmak. Hiçe saymak.
Refuse synonyms : garbage, refute, at that, any more, effluent, jib at doing, counteract, abort, dross, debris, antagonised, begged, argue against, disapprove of, contaminants, declare off, ever after, fight back, demurs, dilapidated, dirtied rock, demurred, faeces, negatives, bumf, contravene, insisted, disallowed, cast offs, contravenes, crapping, insist on, contravened.
Refuse zıt anlamlı kelimeler, Refuse kelime anlamı
Obey : Dinlemek. Tanımak. Söz dinlemek. -e uymak. Riayet etmek. Uymak. İtaat etmek. Biat etmek. Sadakat göstermek. Denileni yapmak.
Accept : Onaylamak. Kabullenmek. Kabul etmek. Anlamak. Normal karşılamak. Evet demek. Eyvallah demek. Razı olmak. Almak. Katlanmak.
Contract in : Kontrat ile katılmak. Katılmak.
Refuse antonyms : honor.
Refuse ingilizce tanımı, definition of Refuse
Refuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Refusal. Of no value. To decline to do or grant. To deny, as a request, demand, invitation, or command. Rejected. Refused. Left as unworthy of acceptance. Not to comply. That which is refused or rejected as useless. Worthless. To deny compliance. Waste or worthless matter. Hence.

Bu kısımda Refuse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Refuse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Refuse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Refuse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.