Receiving türkçesi Receiving nedir

Receiving ile ilgili cümleler

English: I am looking forward to receiving your favorable answer.
Turkish: Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.

English: A sadist likes inflicting pain; a masochist, receiving it.
Turkish: Bir sadist acı vermekten; bir mazoşist onu almaktan hoşlanır.

English: I also use this study for receiving guests.
Turkish: Bu çalışma odasını misafirleri kabul etmek için de kullanırım.

English: Ali is receiving treatment.
Turkish: Ali tedavi görüyor.

English: Ali has been receiving death threats.
Turkish: Ali ölüm tehditleri alıyor.

Receiving ingilizcede ne demek, Receiving nerede nasıl kullanılır?

Receiving amplifier : Alış yükselteci.

Receiving and concealing : Yataklık.

Receiving antenna : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı dalgalığı. Alıcı anten. Verici dalgalığın yaydığı resim ve ses imlerini toplayarak bunları bir iniş kablosuyla bağlı olduğu almaca ulaştıran dalgalık çeşidi.

Receiving antenna of microwave relay transmitter : Ara yayacın vericiden gelen resim ve ses imlerini toplayan dalgalığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara alıcı dalgalığı.

Receiving antenna power : Alıcı dalgalık gücü. Alıcı dalgalığın gücü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Receiving sufficient attention : Bir soruşturu ya da görüşmede yanıtlayıcının katılım, uyanıklık ve bilinçlilik düzeyini yükseltip korumak üzere başvurulan uyarıcı ve güdüleyici öğelerle sağlanan yoğun ilgililik durumu. Yoğulum yaratma.

Receiving station : Alıcı istasyon. Alıcı istasyonu.

Receiving frequency : Alış sıklığı.

Receiving stolen goods : Çalınmış malı alma.

Receiving set : Alıcı. Alıcı cihaz. Ahize.

İngilizce Receiving Türkçe anlamı, Receiving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Receiving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addressees : Adres sahibi. Alıcı makam. Hitap edilen. Gönderilen kişi. Mektup gönderilen kişi. Adına gönderilen. Adresine mektup gönderilen kişi. Kendisine kargo gönderilen kimse.

Accepters : Akseptör. Kabul eden. Muhatap.

Consignee : Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi. Bir malı saklamak için teslim alan kişi. Sevkıyat yapılan kimse. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mürselünileyh. Malın sevkedildiği firma ya da kişi. Konsinye. Malın gönderildiği kimse. Kendisine mal gönderilen kimse.

Addressee : Alıcı makam. Adres sahibi. Mektup gönderilen kişi. Adresine mektup gönderilen kişi. Hitap edilen. Adına gönderilen. Kendisine kargo gönderilen kimse. Gönderilen kişi.

Extraction : Soy. Öz. Özütünü alma. Asıl. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Madeni yeraltından yeryüzüne çıkarma eylemi; maden işleyiminin başlıca evresi. Sızdırma. İhraç. Nesil.

 

Acknowledgments : Teşekkür. Alındı. Onay. Alındığını bildirme. Borcun kabulü. Teşekkürler. Tanıma.

Acknowledgements : Teşekkür. Teslim. Onaylama. Borcun kabulü. Alındı. Alındılama. Senet. Tanıma. Onay.

Clients : Müşteriler. Bağımlı ülke. Hasta. Hizmetten yararlananlar. Müşteri. Müvekkil.

Client : İstemci. Reklam veren. Hasta. Bağımlı ülke. Müşteri. İş sahibi. Müvekkil.

Receiving synonyms : re experiencing, fadeout, adressee, ceptus, meeting, adoptions, acquiescence, buying, cinema camera, buyers, acceptance, receipting, accepting, camera, acceptor, collection, countervailing, abstractions, abetting, recompense, buyer, alcoves, bedsteads, admission, compensations, acception, bedstead, indemnify, confrontation, reception, acceptancy, receipt, consignees.

Receiving zıt anlamlı kelimeler, Receiving kelime anlamı

Appearance : Dış görünüş. Kılık kıyafet. Göze görünme. Belirme. Görünme. Şemail. Kılık. Ortaya çıkma. Dışyüz. Görünüm.

Real : Sahiden. Real (finlandiya terimi). Hakiki. Gerçekten. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sahici. Cidden. Gerçek. Maddi. Asıl.