Tempt türkçesi Tempt nedir

Tempt ile ilgili cümleler

English: Can I tempt you to try another piece of cake?
Turkish: Bir parça kek daha alır mısınız?

English: You can't tempt me.
Turkish: Beni ayartamazsın.

English: I don't want to tempt fate.
Turkish: Kendimi tehlikeye atmak istemiyorum.

English: Nothing would tempt me to deceive him.
Turkish: Hiçbir şey onu kandırmama teşvik etmedi.

English: Don't tempt me.
Turkish: Beni tahrik etme.

Tempt ingilizcede ne demek, Tempt nerede nasıl kullanılır?

Tempt fate : Risk almak. Riske girmek. Kendisini tehlikeye atmak. Ölüme meydan okumak.

Tempt providence : Boş yere riske girmek. Gereksiz bir risk almak.

Temptable : Cezbedilebilir.

Temptation : Birinin ayartılmasına çalışılma. Ayartı. Günaha girme. Ayartma. Cezbedici şey. İstek uyandıran şey. Baştan çıkarma. Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey. Cazibe. Günaha sokma.

Temptations : Şeytana uyma. Günaha girme. Baştan çıkarma. Ayartı. Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey. Ayartma. Cezbedici şey. Baştan çıkarıcı şey. Günaha sokma. Birinin ayartılmasına çalışılma.

 

Temptress : Baştan çıkaran kadın. Baştan çıkarıcı.

Temptingly : Cezbedici bir şekilde. Cezbedici.

Tempter : Baştan çıkaran kimse. Ayartıcı.

Temptresses : Baştan çıkarıcı. Baştan çıkaran kimse. Baştan çıkaran kadın.

Easily tempted : Kolayca baştan çıkarılan. Kolay bir şekilde kanına girilen. Kolayca kandırılan. Kolayca ayartılan.

İngilizce Tempt Türkçe anlamı, Tempt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tempt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argued : Münakaşa etmek. Karşı gelmek. Tartışmak. İspatı olmak. Göstergesi olmak. Görüşmek. İddia etmek. Savunmak. İtiraz etmek.

Agitates : Çalkalanmak. Dalgalandırmak. Telaşlandırmak. Galeyana getirmek. Çalkalamak. Üzmek. Altüst etmek. Tahrik etmek. Propaganda yapmak.

Allures : Çekici. Aklını başından almak (argo terim). Aklını başından almak. Albeni. Çekmek. Çekme. Büyülemek.

Antagonized : Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Düşman etmek. Kızdırmak.

Attract : Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Celp etmek. Cazip gelmek. Çekmek. Çekmek (çekici olma vb). Kendine çekmek.

Bribes : Rüşvet alan. Rüşvet vermek. Para yedirmek.

Drew : Germek. Çekmek. Kağıt çekmek. Silah çekmek. Çekilen. Düzenlemek. Taslağını çizmek. Mississippi eyaletinde şehir. Demlemek.

Corrupts : Çürütmek. Bulaştırmak. Rüşvet vermek. Bozmak. Mahvetmek.

Dissuaded : Aklını çelmek. Vazgeçirtmek. Fikrini çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Caydırmak.

Feeder : Verici dalgalığı ya da almacı, yüksek yinelenimli imle besleyen; verici dalgalığı vericiye ya da alıcı dalgalığı almaca bağlayan kablo. Anayolu besleyen yan yol. Yolluk. Yemlik. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besi hayvanı. Biberon. Yemek veren kimse. Besleyici hat.

 

Tempt synonyms : enticed, eggler, prod, attracts, bamboozling, bribe, tweedle, invite, lure, deflowers, deviate, challenges, cheer, prods, exacerbates, debauching, depraves, aggravate, stool, angered, countenances, captivate, accelerates, burn, befooled, beard, provoke, deflowered, abets, dared, tempts, angers, cheer on.

Tempt zıt anlamlı kelimeler, Tempt kelime anlamı

Repel : Defetmek. Geri püskürtmek. Püskürtmek. İtici gelmek. Reddetmek. İtelemek. Kovmak. (su veya hava vb) geçirmemek. Tiksindirmek. Geri çevirmek.

Dissuade : Aklını çelmek. Vazgeçirtmek. Fikrini çelmek. Kandırmak. Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Caydırmak. Çelmek.

Tempt ingilizce tanımı, definition of Tempt

Tempt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prove. To try. To test. To put to trial.