Temptations türkçesi Temptations nedir

  • Cezbedici şey.
  • Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey.
  • Baştan çıkarma.
  • Birinin ayartılmasına çalışılma.
  • Günaha sokma.
  • Günaha girme.
  • Şeytana uyma.
  • Ayartma.
  • Ayartı.
  • Baştan çıkarıcı şey.
  • Cezbedicilik.
  • Cazibe.

Temptations ingilizcede ne demek, Temptations nerede nasıl kullanılır?

The last temptation of christ : İsa'nın son günahı. Martin scorsese tarafından yönetilen 1988 yapımı film (başrollerinde willem dafoe ve harvey keitel'in oynadığı).

Fall into temptation : Şeytana uymak.

Yield to temptation : Şeytana uymak.

Yielded to the temptation : Ayartmaya teslim oldu. Baştan çıkarılmaya teslim oldu. Baştan çıkarıldı. Ayartıldı.

Temptation : İstek uyandıran şey. Baştan çıkma. Baştan çıkarma. Birinin ayartılmasına çalışılma. Şeytana uyma. Günaha sokma. Ayartma. Cezbedicilik. Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey. Baştan çıkarıcı şey.

İngilizce Temptations Türkçe anlamı, Temptations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temptations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enticement : Çekicilik. İkna. Kandırma. Alım. Çekici ancak tehlikeli şey.

Blandishment : Dil dökme. Tatlı söz. Yağcılık. Kandırmak için söylenen veya edilen iltifat.

 

Cajolement : Yaltaklanarak ikna etme. Tatlı sözlerle kandırma.

Cajolements : Tatlı sözlerle kandırma. Yaltaklanarak ikna etme.

Allude : Dokundurmak. Anıştırmak. Baştan çıkarmak. Taş atmak. Üstü kapalı söylemek. Müracaat etmek. İşaret etmek. Zikretmek. Kinaye etmek. Adını çekmek.

Attractiveness : Çekicilik. Cazibeli olma. Albeni. Caziplik. Alımlılık.

Attraction : Çekim. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer. Albeni. Çekicilik. Sempati. Atraksiyon. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet. Alımlılık. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Sweetener : Tatlılaştırıcı. Tatlı yapan madde (yiyeceği veya içeceği). Sakarin. Rüşvet. Avanta. Tatlandırıcı. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde. Şeker yerine kullanılan tat verici madde.

Corruptness : Ahlaksızlık. Rüşvetçilik. Yozlaşmışlık. Bozulmuşluk. Sahtekarlık. Bayağılık. Yiyicilik. Vicdansızlık. Terbiyesizlik.

Desirability : Albeni. Hoşa gitme. İstenilebilirlik. Çekicilik. Arzu edilirlik. İstenilme.

Temptations synonyms : leading astray, leading off, forbidden fruit, beguilement, affinity, inveiglement, enticing, seducement, cunningness, allure, corruptions, perversions, hook, wheedling, bait, attractions, seductions, allurement, deception, temptation, perversion, allurements, appeal, come on, seduction, allectation, debauchedness, charm, enticements, debauchment, corruption, lure, incitation.