Enticement türkçesi Enticement nedir
Enticement ingilizcede ne demek, Enticement nerede nasıl kullanılır?
Enticements : Kandırma. Ayartma. Cazibe. Çekici ancak tehlikeli şey. Çekicilik. İkna. Baştan çıkarma.
Entice away : Aklını çelmek. Tatlı sözlerle ayartmak. Kaçmaya razı etmek. Baştan çıkarmak. Ayartıp eşinden vb kopartmak. Ayartmak.
Entice : Akıl çelmek. Tatlılıkla ikna etmek (kötü bir şey yapmaya). Kandırmak. Gönül çelmek. Baştan çıkarmak. İkna etmek. Ayartmak. İkna etmek (tatlılıkla kötü bir şey yapmaya).
Enticed : İkna etmek. Kandırılmış. Ayartılmış. Baştan çıkartılmış. Ayartmak. Baştan çıkarmak. Kandırmak.
Enticer : Baştan çıkartan veya tahrik eden şey veya kimse. Ayartan şey veya kimse. Ayartan. Gönül çelen.
Apprentice carpenter : Marangoz çırağı.
Apprentice teacher : Göreve yeni atanmış olup tecrübeli bir ya da birkaç öğretmenin gözetimi altında eğitim ve öğretim çalışmalarına katılarak kendini yetiştirmekte olan öğretmen, bk. asil öğretmen. Yetişmen öğretmen.
Enticers : Ayartan. Gönül çelen. Baştan çıkartan veya tahrik eden şey veya kimse. Ayartan şey veya kimse.
Being enticed : Cezp edilme. Ayartılmış olma. Baştan çıkarılma. Baştan çıkarılmış olma. Cezp edilmiş olma.
Apprentices : Acemi. Çırak. Çıraklar.
İngilizce Enticement Türkçe anlamı, Enticement eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enticement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cajolement : Tatlı sözlerle kandırma. Yaltaklanarak ikna etme.
Adulteration : Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tağşiş. Niteliği bozma. Hile. Aldatma. Hile katma. Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Karıştırma. Malın niteliğini sorma.
Seducement : Kötü yola sürükleme hareketi. Bir kimseyi cinsel ilişkiye girmeye ikna etme eylemi. Kışkırtmak.
Inducement : Yönlendirme. Birini kandırmak için verilen şey. Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Güdü. Vesile. Rüşvet verme. Özendirme. Neden. Teşvik.
Cajoleries : Tatlı sözle kandırma.
Adulterations : Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Seyreltme. Hile katma. Hile. Aldatma. Malın niteliğini sorma. Katıştırma. Tağşiş. Karıştırma.
Perversions : Anormallik. Çarpıklık. Saptırma. Cinsel sapma. Sapma. Cinsel sapıklık. Bozma. Yoldan çıkarma. Sapıklık.
Convincing : Tatmin edici. İnandırıcı. İkna edici. Cerbezeli. İnandırma.
Purchase : Tecimsel olsun ya da olmasın bir nesneyi alıp verme işlemi. İştira yapmak. Manivela ile çekmek. Kaldıraçla kaldırmak. Satın alma yapmak. Satın almak. Satın alma. Ele geçirmek. Alışveriş.
Suasions : Gönlünü alma. Tatlılıkla kandırma. İkna etme. Razı etme.
Enticement synonyms : leading astray, leading off, buying, adorableness, corruptness, affinity, wheedling, debauchment, temptations, desirability, bait, allectation, glamouring, beguilement, dolus, enticements, perversion, persuasion, admittances, appeasement, corruptions, purchased, persuasions, attractiveness, beguilements, attractability, incitation, dissuasion, charms, seduction, glamours, lure, conviction.
Enticement ingilizce tanımı, definition of Enticement
Enticement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the enticements of evil companions. The act or practice of alluring or tempting.

Bu kısımda Enticement kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enticement ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enticement anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enticement ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.