Temptation türkçesi Temptation nedir

  • Günaha sokma.
  • Şeytana uyma.
  • Baştan çıkarma.
  • Cezbedicilik.
  • Birinin ayartılmasına çalışılma.
  • Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey.
  • Cezbedici şey.
  • Cazibe.
  • Baştan çıkarıcı şey.
  • İstek uyandıran şey.
  • Ayartı.
  • Ayartma.
  • Günaha girme.
  • Baştan çıkma.

Temptation ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't resist the temptation to kiss Mary.
Turkish: Ali Mary'yi öpme ayartmasına karşı koyamadı.

English: Bill resisted the temptation.
Turkish: Bill ayartmaya direndi.

English: In this country, we rise or fall as one nation, as one people. Let's resist the temptation to fall back on the same partisanship and pettiness and immaturity that has poisoned our politics for so long.
Turkish: Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.

English: Ali never gave in to temptation.
Turkish: Ali asla şeytana uymadı.

English: Ali couldn't resist the temptation.
Turkish: Ali ayartmaya karşı koyamadı.

Temptation ingilizcede ne demek, Temptation nerede nasıl kullanılır?

The last temptation of christ : İsa'nın son günahı. Martin scorsese tarafından yönetilen 1988 yapımı film (başrollerinde willem dafoe ve harvey keitel'in oynadığı).

 

Fall into temptation : Şeytana uymak.

Yield to temptation : Şeytana uymak.

Yielded to the temptation : Ayartmaya teslim oldu. Baştan çıkarıldı. Baştan çıkarılmaya teslim oldu. Ayartıldı.

Temptations : Cazibe. Ayartma. Baştan çıkarıcı şey. Şeytana uyma. Birinin doğru yoldan sapmasına sebep olabilen şey. Cezbedici şey. Cezbedicilik. Birinin ayartılmasına çalışılma. Baştan çıkarma. Ayartı.

Attemptable : Çaba göstermeye değebilir. Denenebilir. Teşebbüs edilebilir. Gayret etmeye değer.

Temptable : Cezbedilebilir.

İngilizce Temptation Türkçe anlamı, Temptation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temptation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wheedling : Yaltaklanarak elinden alma. Pohpohçu. Yaltakçı. Yaltaklanma.

Deception : Kandırma. Utanç. Düzen. Hile. Yanıltma. Dalavere. Kanma. Aldanma. Aldatma.

Allude : Nazarda tutmak. Hatırlatmak. Kaydetmek. İşaret etmek. Üstü kapalı söylemek. Esaslanmak. Kastetmek. Müracaat etmek. Dokundurmak. Baştan çıkarmak.

Come on : Gelsene. Sahneye çıkmak. Görünmek. Yaklaşmak. Karşılaşmak. Rastlamak. Baş göstermek. Basmak. Üstüne gelmek. Çıkmak.

Allure : Cezbetmek. Aklını başından almak. Baştan çıkarmak. Ayartmak. Aklını çelmek. Çekicilik. Albeni. Çekici. Aklını başından almak (argo terim).

Attractiveness : Alımlılık. Caziplik. Albeni. Çekicilik. Cazibeli olma.

Enticement : Çekici ancak tehlikeli şey. Alım. Çekicilik. İkna. Kandırma.

Corruptness : Rüşvetçilik. Ahlaksızlık. Sahtekarlık. Terbiyesizlik. Yiyicilik. Bayağılık. Yozlaşmışlık. Bozulmuşluk. Vicdansızlık.

 

Debauchment : Ahlakını bozma. Kötü yola düşürme.

Temptation synonyms : leading off, leading astray, temptations, allurement, charms, beguilement, perversion, corruptions, lure, seductions, incitation, attraction, influence, deceptions, enticing, seduction, desirability, affinity, allurements, corruption, blandishment, appeal, inveiglement, enticements, hook, charm, beguilements, allectation, bait, perversions, solicitation, debauchedness, cajolement.

Temptation ingilizce tanımı, definition of Temptation

Temptation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of tempting, or enticing to evil. Seduction.