Şerbe nedir, Şerbe ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Küçük toprak testi.
Şerbe ile ilgili Cümleler
- Tom, gözlemelerinde akçaağaç şerbetinden hoşlanır.
- Son olarak ben sizin aynanızım, beni korkak, pısırık, size ihanet eden, sözlerinde durmayan biri olarak görmekten vazgeçmelisiniz; nabzınıza göre şerbet veriyorum; kim ne düşünürse.
- Bira şerbetçiotu içerir.
- Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.
Şerbe ile ilgili Atasözü veya Deyim
kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek : çok eziyet çektiği hâlde durumunu iyi göstermek.
şehadet şerbetini içmek : şehit düşmek.
şerbet gibi : yumuşak, güzel (hava).
şerbet içmek : Nişan töreni yapmak.
yalana şerbetli olmak : çekinmeden yalan söyleyebilmek.
Şerbe anlamı, tanımı
Burun şerbeti : Üzümün ilk alınan suyu
Büber şerbeti : Biberle pekmezi karıştırarak yapılan ve karın ağrısına iyi gelen bir em. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).
Kurutulmuş şerbetçi otu posası : Şerbetçi otu çiçekleriyle birlikte kaynatılmış olan malt şırasının süzülmesinden kalan materyalin kurutulmasıyla elde edilen bir yan ürün.
Şerbehlig : Bahşiş.
Şerbet başı : Gelin evinin gönderdiği şerbet bardağına oğlan evinin altın bağlıyarak geri göndermesi.
Şerbet düzdürmek : İlâç tertip ettirmek.
Şerbet harcı : Şerbet töreni masrafı.
Şerbet içilmek : Nişan takılmak.
Şerbetçi otu posası : Şerbetçi otundan bira üretimi sırasında elde edilen, yapısında yüksek düzeyde tanen bulunması ve acı lezzete sahip olması nedeniyle kurutulup melas veya diğer yemlerle karıştırılarak geviş getiren hayvanlara az miktarlarda verilen yan ürün.
Şerbetçi otu yoncası : Baklagil yem bitkisi, şerbetçi otu.
Şerbetçiotu yağı : Şerbetçiotundan elde edilen ve ana bileşenleri terpenler, humulen (C15H24) ve geraniyol (trans-3,7-dimetil-2,6-oktadien-1-ol) olan lezzet verici ve tatlandırıcı olarak kullanılan yeşil renkli, hoş kokulu bir uçucu yağ.
Şerbete yatmak : Firengili hasta tütsüye yatmak.
Şerbetine uğramak : Birinden zarar görmek.
Şerbetiye : İki, üç metre uzunluğunda, yarım metre genişliğinde, iki başı işlemeli havlu, örtü.
Şerbetli dil : Tatlı dil, kandırıcı konuşma.
Şerbetpınar : Sakarya kenti, Kocaali ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Şerbettar : Edirne şehri, Havsa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Ahududu şerbeti : Ahududu özü ile yapılmış olan bir şerbet türü.
Demirhindi şerbeti : Demirhindiden yapılmış olan bir şerbet türü.
Ecel şerbeti : "Ölmek" anlamındaki ecel şerbeti içmek deyiminde geçen bir söz.
Karadut şerbeti : Karadut meyvesinden yapılmış olan bir şerbet türü.
Kızılcık şerbeti : Kızılcık meyvesinden yapılmış olan bir şerbet türü.
Koruk şerbeti : Koruktan yapılan, bazen nane veya oğul otu katılan şerbet.
Lohusa şerbeti : Lohusa şekerinden yapılan, doğum dolayısıyla kutlamaya gelenlere sunulan şerbet.
Nar şerbeti : Taze nardan yapılmış olan şerbet.
Şerbet : Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılmış olan içecek. Bazı maddelerin suda eritilmişi. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek.
Şerbetçi : Şerbet yapan veya satan kimse. Şerbet satılan yer.
Şerbetçi otu : Yaprakları karşılıklı, sapı sarılgan olan, çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki (Humulus lupulus).
Şerbetçilik : Şerbet yapma ve satma işi.
Şerbetleme : Şerbetlemek işi.
Şerbetlemek : Yılan vb. hayvanların sokmaması veya soktuğunda zehrin etkisiz olması için bir kimseyi afsunlamak. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu vermek.
Şerbetlenme : Şerbetlenmek işi.
Şerbetlenmek : Yılan vb. hayvanların sokmaması veya soktuğunda zehrinin etkisiz olması için afsunlanmak. Tarımda toprağın verimini artırmak için bitkiye gübre suyu verilmek.
Şerbetli : Şerbeti olan, şerbet katılmış olan. Yılan, akrep vb. hayvanların sokmasından zarar görmeyen. Kendisine kötü davranılmasına alışmış olan. Kötü davranmayı, kötü işler yapmayı huy edinmiş olan.
Şerbetlik : Şerbet yapmaya yarayan veya şerbet yapmak için ayrılmış olan.
Şerbetsiz : Şerbeti olmayan. Şerbet verilmemiş olan. Yılan vb. hayvanların sokmasına karşı şerbeti olmayan.
Tutkal şerbeti : İçine çok az eritilmiş tutkal katılan ılık su.
Vişne şerbeti : Vişne şurubu.
Diğer dillerde Şeri vergiler anlamı nedir?
İngilizce'de Şeri vergiler ne demek ? : the shari´a tax in ottoman tax system, taxes in islamic law, religious taxes

Bu kısımda Şerbe nedir? Şerbe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Şerbe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Şerbe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.