Aşır nedir, Aşır ne demek

Aşır; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Aşure.

Boş ver, önemseme.

Aşır isminin anlamı, Aşır ne demek:

[Bakınız: Aşir]. Aşır ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Aşır ile ilgili Cümleler

  • O, gün aşırı onu hastanede görmek için gitti.
  • Aşırı derecede soğuk bir kış yaşadığınızı duydum.
  • Aşırı tepki göstermek istemiyorum.
  • Aşırı yemek yemek sağlığa zararlıdır.
  • Gazze dünyanın en aşırı kalabalık ve fakir sömürgelerinden biridir.
  • Bu onun için aşırı derecede zordur.
  • Sanırım Mustafa aşırı derecede iyimser.
  • Aşırı duygusal olma.
  • Onun eski erkek arkadaşı aşırı sahiplenici ve agresifti.
  • O, Alaska'nın aşırı soğuğunu seviyor.
  • Bu oldukça aşırı.
  • Aşırı tepki göstermeyelim.
  • Ali aşırı dozda uyku haplarından öldü.

Aşır ile ilgili Atasözü veya Deyim

aşırı gitmek : Kendinden geçip düşmek, dermanı kesilerek kendini bırakıvermek.

korku dağları bekler (veya aşırır) : “korku her yerde varlığını gösterir” anlamında kullanılan bir söz.

zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır : “zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken yoksul, parasızlık yüzünden en kolay işi bile başaramaz” anlamında kullanılan bir söz.

Aşır anlamı, tanımı

Aşır aşı : Aşure

 

Aşır ayı : Mart ayı: Aşır ayı gelince lokmayı bol bol yeriz. Aşure dağıtılan ay.

Aşır çorbası : Aşure.

Aşıra aşıra dikmek : İri iri, aralıklı aralıklı dikmek.

Aşıra gitmek : Kendinden geçip düşmek, dermanı kesilerek kendini bırakıvermek: Durup dururken adama bir hâl oldu, olduğu yere aşıra gitti.

Aşırabilme : Aşırabilmek işi.

Aşırabilmek : Aşırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Aşıraşı : Aşure. Aşure. (Gücüllü Yalvaç Isparta) (aşur) : (Akçaşar Yalvaç Isparta).

Aşıraşır : Aşure.

Aşırat : Aşırı. Aşiret.

Aşırdmaç : Semer paldımının aşağı düşmemesi için hayvanın sağrılarının üstünden geçen ve iki yandan bağlanan yün ya da kayış kemer.

Aşırı açındırılmış : Aşırı açındırmaya uğramış film.

Aşırı açındırma : Açındırmarcın duyarkat üzerinde gereğinden uzun etki göstermesinden ortaya çıkan açındırma kusuru.

Aşırı avcılık : Belli bir su kütlesindeki mevcut stoku bozmadan bir sezonda avlanabilecek miktarın üstünde yapılan avcılık, avcılık veriminin doğal verimden fazla olduğu avcılık biçimi.

Aşırı bağlanma : Bir molekülde sigma bağın pi-bağı ile etkileşimi. Geri bağlanma.

Aşırı balık stoklama : Su kütlesinin fiziksel, kimyasal ve biyolojik uygunluğunluk kapasitesinin üstünde balıkla stoklama.

Aşırı benzerlik : Bir markanın başka bir markaya güçlükle ayrılabilecek denli benzer olması.

Aşırı beslenme : Uzun süre gereğinden fazla enerjinin alınması durumu.

Aşırı birikim : Yatırımlardaki artışın kâr oranlarındaki düşmeye yol açması durumu. karşılığı kâr oranının düşme eğilimi yasası.

 

Aşırı bitiriş : Aşırı semirtme.

Aşırı çevrim eğrisi : Değiştirgesel denklemi olan düzlemsel eğri.

Aşırı değerlendirilmiş kur : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin yüksek tutulması. karşılığı eksik değerlendirilmiş kur.

Aşırı değerlendirilmiş kur politikası : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerini yüksek tutma politikası. karşılığı eksik değerlendirilmiş kur politikası.

Aşırı değerlenmiş kur : Ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin yükselmesi. karşılığı eksik değerlenmiş kur.

Aşırı değişken bölgeler : İmmünoglobulin molekülünün V bölgesinin antijenle birleşen bölümü ve T hücre almacı, değişken bölgeleri içindeki amino asit sıraları.

Aşırı demir yükü hastalığı : Hemokromatozis.

Aşırı devriklik : Tümcedeki devrildiğin yadırganacak kertede olması, bk. devrik tümce.

Aşırı doygun çözelti : Çözünenin çözünürlük sınırı üzerinde bulunduğu, yani belli bir sıcaklıktaki doygun çözelti için gerekenden daha fazla çözünmüş madde içeren, doygun çözeltinin yavaş yavaş soğuması ile oluşan çözelti.

Aşırı doygunluk : Bir çözeltinin derişiminin veya buhar basıncının o sıcaklıktaki denge değerinden daha büyük olması h(li.

Aşırı doymuş : Aşırı doymuşluk özelliği gösteren.

Aşırı doymuş çözelti : Aşırı doymuşluk özelliği gösteren çözelti.

Aşırı doymuş katı çözelti : Aşırı doymuşluk özelliği gösteren katı çözelti.

Aşırı doymuşluk : Doymuşluk durumunun gerektirdiğinden çok çözüneni, çözünük olarak taşıyan bir çözeltinin yarıdengeli durumu.

Aşırı doyurma : Aşırı doymuş duruma getirme.

Aşırı duyarlılık : Bir antijene karşı organizmanın oluşturduğu doku ve organ hasarı gibi istenmeyen sonuçlara yol açan aşırı değişmiş bağışık yanıt gösterme. Anafilaksi.

Aşırı duyarlılık anjitisi : Aşırı duyarlılık vaskulitisi.

Aşırı duyarlılık pnömonitisi : Çiftçi akciğeri.

Aşırı duyarlılık vaskulitisi : Çeşitli ilaçlar, mikroorganizmalar yabancı proteinler ve tümör antijenleri gibi alerjik nedenlere bağlı olarak deri, mukozalar, akciğer, beyin kalp ve iskelet kaslarındaki arteryollerin ve kılcal damarların yangısı, aşırı duyarlılık anjitisi.

Aşırı eder : Gereğinden daha yüksek eder. Denkserliğe, geleneğe uymayan yasaya aykırı eder.

Aşırı ederle alma : Olağan eder üstünde satın alma ve elde etme.

Aşırı enflasyon : Paranın değer ve işlevlerini yitirmesine neden olan çok yüksek oranlı enflasyon. karşılığı dörtnala enflasyon, ılımlı enflasyon, sürünen enflasyon.

Aşırı eşçarpanlı dağılım : (Kuramsal istatistik) Sonlu bir evrenden yerine koymaksızın yapılan örnekleme sonucu elde edilen kesikli olasılıksal değişkenin dağılımı. Dağılımın olasılık işlevi, N, n ve r değiştirgeler olmak üzere, biçimindedir. Evren büyüklüğü sonsuza gittiğinde ikiterimli dağılıma dönüşür.

Aşırı evirtim : [Bakınız: Evirtim].

Aşırı hız : Aşırı yavaş çevirim sonunda varlıkların, nesnelerin doğal hızlarının görüntülükte çok hızlı görünmesi durumu.

Aşırı hız sineması : Aşırı hızlı çevirimle uğraşan sinema kolu.

Aşırı hızlı alıcı : Aşırı hızlı çevirimde kullanılan özel yapıda alıcı.

Aşırı hızlı çevirim : Saniyede 250 resmin üstünde yapılan çevirim.

Aşırı ısınma : Ekonominin canlanma döneminde toplam istemdeki artışın reel gayrisafi yurtiçi hasılayı artırmayıp fiyatlar genel düzeyinin yükselmesine yol açması. Doğru bir ısıl işlemin gerektirdiği sıcaklığı ya da süreyi aşan ısınma.

Aşırı ısınmış : Aşırı ısınmaya uğramış olan.

Aşırı ısınmış yapı : Aşırı ısınmaya uğramış yapı.

Aşırı ısıtılmış : Aşırı ısıtma işleminden geçmiş olan.

Aşırı ısıtma : Bir sıvıyı kaynatmaksızın normal kaynama sıcaklığının üstüne ısıtma işlemi. Suyu yüksek basınç altında ısıtarak su buharının sıcaklığını 100°C'nin üstüne çıkarma işlemi. Bir sıvıyı normal kaynama sıcaklığının üzerine çıkarma işlemi. Erimiş metali, yarıdengeli olduğu erime sıcaklığının üstünde ısıtma. Kimi mağnezyum alaşımı dökümlerine uygulanan ve erime sıcaklığının üstündeki sıcaklıklarda birden ısıtılma temeline dayanan özel bir ısıl işlem.

Aşırı ışıklama : Alıcı ya da basım aygıtında, ışık yeğinliğinin, ışıklama süresinin ya da her ikisinin gereğinden çok oluşu yüzünden konudaki tonların aktarımının gerçeğe uygun olmamasına yol açan durum.

Aşırı ışıklı : Aşırı ışıklamaya uğramış filmin durumu.

Aşırı iletkenlik : Salt sıfıra çok yakın sıcaklıklarda metallerin gösterdiği en büyük iletkenlik.

Aşırı kalabalıklık : Bir konutta yaşayan insan sayısının, genellikle benimsenmiş uluslararası barınma ölçünlerinin üzerinde bir düzeye varması.

Aşırı kalkanlanma : Davranışta abartılı coşku ve çalkantı biçiminde ortaya çıkan ve kalkan (tiroid) bezinin aşırı salgısından ileri gelen bir durum.

Aşırı kapasite : Bir firma veya firma grubunun en etkin (en düşük ortalama maliyet) biçimde üretim yapması durumda üretebileceği miktar ile gerçekte ürettiği miktar arasındaki negatif fark.

Aşırı kapitalizasyon : Bir sermaye malı ya da gelir getiren tahvil veya hisse senedi değerinin, gerçek değerinden daha yüksek gösterilmesi durumu.

Aşırı kasılım : Dinlenme durumunda olması gereken kaslardaki aşırı gerginlik. (Özellikle kekemelik ve kimi ses bozukluklarında, konuşma örgenlerinin kaslarında görülür.).

Aşırı kentleşme : Gerçek bir işleyimselleşmeye dayanmayan, kentlerdeki işsiz ve gizli işsiz sayısını ölçüsüz olarak çoğaltan, hızlı ve düzensiz kentleşme türü.

Aşırı ketlenme : (Jenkins) Düşünce, duygu ve tepilerini kendiliğinden ve kolayca ortaya koymada güçlük gösterme.

Aşırı kıllılık : Doğuştan veya sonradan, genel veya yerel, aşırı ve anormal derecede kıllanma. Maternal hipertermiyi izleyen devrelerde yeni doğan buzağı ve kuzularda, yaşlı atlardaki hipofiz tümörlerinde, sığırlarda kronik şap hastalığında veya bilinmeyen nedenlerden kaynaklanır, anormal kıllılık, hipertrişiyazis, hirsitizm, hipertrikozis, politriki.

Aşırı kısa dalgalar : Dalga boylan 10 m. ile 3 cm. arasında bulunan akımmıknatıssal dalgalar.

Aşırı konuşkanlık : Kimi ruh hastalarının aşırı coşkunluk anlarında gösterdikleri, taşkın, aralıksız konuşma durumu.

Aşırı koruma : Kişiyi gerekli ve yararlı olandan çok koruma.

Aşırı kurutma : Özellikle yeşil yemlerin güneş altında rengi iyice soluncaya kadar uzun süre kurutulması işlemi.

Aşırı küçülme : Addan ad türeten + CIk/ + CUk küçültme ekinin küçüklük veya azlık bildiren sıfatlarda kullanılmasıyla sağlanan aşırı küçülme derecesi: azıcık, küçücük, minicik, incecik, kısacık, sıcacık, yumuşacık, körpecik vb.

Aşırı otlatma : Otlatma süresinin fazla olması ya da otlatılan hayvan sayısının yüksek olması nedeniyle, herhangi bir meranın çıplak alana dönüşmesi durumu. Çok otlatmaya bağlı meraların tahrip olması, ağır otlatma.

Aşırı oyma : Bir buzulun, buzul çağından kalma bir koyağı derinleştirme, genişletme ve çeperlerini dikleştirme etkisi.

Aşırı ödünleme : Dengeyi yeniden kazanmak ya da bir sakatlığı ortadan kaldırmaktan da öteye götüren ödünleme çabaları.

Aşırı öğrenme : Bir konu ya da becerinin öğreniminde, alıştırmaları yeterli öğrenme düzeyinin ötesine dek sürdürme.

Aşırı paklama : Delikli yüzeyle sonuçlan yanlış uygulanmış paklama işlemi.

Aşırı paklanık : Aşırı paklanmaya uğramış olan.

Aşırı pigmentasyon : Aşırı melanin depolanması, hiperpigmentasyon. Genellikle tiroit, hipofiz, böbrek üsüt bezleri ve gonatlar gibi iç salgı bozuklukları veya kronik deri hastalıkları, kronik uyarılar sonucu ortaya çıkar.

Aşırı rezerv : (free reserves) Bankaların zorunlu karşılıklarının üzerinde tuttukları parasal rezervler. Ülkelerin sabit kuru sürdürmek veya dışalım karşılama oranının gerektirdiğinden fazla rezerv tutması.

Aşırı saldırgan fiyatlandırma : Firmanın kendi zararı pahasına izlediği saldırgan fiyatlandırmanın en uç durumu.

Aşırı sekresyon : Bir bezin salgısının normalin üzerinde olması, hipersekresyon.

Aşırı semirtme : Hayvanların kesim öncesi aşırı yağlandırılması. Yağ üretimi için daha fazla enerjiye gereksinim duyulduğundan ekonomik bir besleme yöntemi değildir, aşırı bitiriş.

Aşırı sert : Sertliği aşırı ölçüye varmış görüntü.

Aşırı sertleşme : Bir yapının, gereğinden çok sertleşmesi olayı.

Aşırı sertleşmiş : Aşırı sertleşmeye uğramış olan.

Aşırı sertleşmiş çelik : Aşırı sertleşmeye uğramış çelik.

Aşırı sertleştirilmiş : Aşırı sertleştirme işlemi uygulanmış olan.

Aşırı sertleştirilmiş çelik : Aşırı sertleştirme uygulanmış çelik.

Aşırı sertleştirme : Sonraki yumuşama göz önüne alınarak, bir yapıyı gerekenden biraz daha çok sertleştirme.

Aşırı sinir duyarlığı : Bedenin herhangi bir parçasına, ya da tümüne ilişkin sinirlerde görülen, düzgülünün üstündeki duyarlık.

Aşırı soğuma : Bir sıvının, yarıdengeli olduğu donma derecesinin altında soğuması.

Aşırı soğumuş : Aşırı soğumaya uğramış olan.

Aşırı soğumuş sıvı : Aşırı soğumaya uğramış, yarıdengeli durumdaki sıvı.

Aşırı soğutma : Bir arı sıvı ya da çözeltiyi bileşenleri katılaşmadan normal donma sıcaklığının, bir gazı ise sıvılaşmadan normal kaynama sıcaklığının altına soğutma işlemi. Bir sistemi bir değişiklik olmaksızın faz geçişinin olduğu sıcaklığın altına düşürme işlemi. Bir sıvıyı donma olmaksızın normal donma noktasının altına indirme. Bir çözeltiyi soğutarak kristallenme olmaksızın doygun çözeltiden daha derişik hale getirme, yani aşırı doygun çözelti oluşturma. Bir buharı yoğunlaşma olmaksızın çiğ noktası altına düşürme.

Aşırı sürüş : Ön yükseltecin aldığı ses sinyalini en yüksek genliği aşacak kadar fazla güçlendirmesi sonucunda kirlenimle sonuçlanan süreç.

Aşırı şişmanlık : Yaş, boy ve kemik yapısı göz önüne alındığında istenmeyen ve sistemik bozukluğa açabilecek oranda canlı ağırlık artışı ve vücutta aşırı yağ depolanması, obezite.

Aşırı taşkınlık : Taşkın-çökümlü ruh hastalarında görülen aşırı etkinlik, konuşkanlık ve girişkenlik durumları.

Aşırı terleme : Derideki ter bezlerinin aşırı salgılanması sonucu tüm vücudun veya bir bölgenin ıslanması, hiperhidrozis, hiperidrozis, südatori. Ter salgısının anormal fazlalığı.

Aşırı ticaret artırıcı büyüme : H.G. Johnson’ın büyüme ve dış ticaret ilişkisinin araştırdığı kuramda, gelir artışına bağlı olarak istemin tamamen dışalıma yönelip yerli mal isteminin gerilediği durum.

Aşırı ticaret azaltıcı büyüme : H.G. Johnson’ın büyüme ve dış ticaret ilişkisinin araştırdığı kuramda, gelir artışına bağlı olarak istemin tamamen yerli mallara yöneldiği ve dışalım isteminin gerilediği durum.

Aşırı tükürük salgısı : Tükürük salgısının fazla olması. Tükürüğün fazla miktarda salgılanarak ağızdan akması, hipersalivasyon, pityalismus, pityalizm, siyalismus.

Aşırı uyarılırlık : Canlı varlığın iç ve dış çevrenin dürtülerine anında ve aşırı ölçüde tepki gösterebilme özelliği.

Aşırı uykuculuk : Çoğu zaman sıkıntı veren gerçeklerden kaçmayı sağlayan, aşırı ve denetlenmesi güç uyuma isteği.

Aşırı uysallık : Yetkili kişi ya da kümelerin dilek ve komutlarına karşı aşırı uysallık gösterme ve girişkenlikten yoksun olma durumu.

Aşırı uzun : Ölçü zoru ile uzun okunan (açmık veya hece).

Aşırı üretim : Ekonominin soğurabileceğinden fazla miktarda mal ve hizmet üretilmesi durumu. karşılığı eksik tüketim. Düzgülü sınırı üstünde çoğaltılan üretim.

Aşırı üretim bunalımı : Fazla miktarda mal ve hizmet üretilmesi sonucu ekonomide stokların artarak kâr oranlarının düşmesi. krş eksik tüketim bunalımı.

Aşırı yağlandırma : Yağ besisi.

Aşırı yarar : Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark.

Aşırı yaşlanma : Yanlış uygulama sonucu, yumuşamaya yol açan yaşlanma.

Aşırı yaşlanmış : Aşırı yaşlanmaya uğramış olan.

Aşırı yaşlanmış alaşım : Aşırı yaşlanmaya uğramış olan alaşım.

Aşırı yaşlanmış yapı : Aşırı yaşlanma sonucu, iri taneli ve yumuşak olmuş yapı.

Aşırı yavaş : Aşırı hızlı çevirim sonunda varlıkların, nesnelerin doğal hızlarının görüntülükte çok yavaş görünmesi durumu.

Aşırı yavaş çevirim : Resimlerin saatte, günde bir gibi çok yavaş saptanması yoluyla yapılan çevirim.

Aşırı yavaş sineması : Aşırı yavaş çevirimle uğraşan sinema kolu.

Aşırı yeme : Hayvanın yiyeceği oburca fazla yemesi olayı, hiperfaji, polifaji.

Aşırı yeme hastalığı : Yumuşak böbrek hastalığı.

Aşırı yemleme : Kültür balıkçılığında normal olmayan gelişmelere ve ekonomik kayba neden olan aşırı yem verme. Hayvanların gereksinimlerinden daha fazla yemle beslenmesi.

Aşırı yığışım : Bir kentte, nüfusun, genellikle benimsenen uluslararası yoğunluk ölçünlerinin üstünde bir kalabalıklık düzeyine erişmesi, yığılması.

Aşırı yol : Ters, şaşırılan yol. Kötü, yüz kızartıcı yaşam.

Aşırı yükleme : Elektrik çevriminin herhangi bir kesimindeki olağan sığayı aşacak biçimde elektrik yükleme.

Aşırı zayıflama : Genel durumun kötü beslenme, kronik hastalıklar ve tümör gibi nedenlerle ileri derecede ve belirgin olarak bozulması sonucu aşırı zayıflama, beden zayıflığı, azalan besi durumu, kaşeksi, emasiasyon.

Aşırıanlatım : Bir tutumun değişik konumlarını ya da dizillerini dile getiren anlatımlar içinde en aşırı olanı. bk. ılımlı sınar.

Aşırıbellem : Belleme yetisinin olağanüstü biçimde gelişmiş olması. Unutulmuş anıların canlandırılması ve hiç etki yapmadığı sanılan izlenimlerin gereksiz olarak anımsanması biçiminde kendini gösteren bir ruh hastalığı.

Aşırıcı : Beklenenin üstünde aşırı davranan.

Aşırıdoldurma : Yüksek güç almak amacıyla, motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçlı hava gönderme işlemi.

Aşırıdoldurtıcu : Motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçta hava göndermeye yarayan aygıt.

Aşırıdüzlem : Bir doğrusal uzayın eşboyutu 1 olan altuzayı.

Aşırıerkil : Üşerçözüşüm çözümlemede bir üşekten bir üşeri uçun olarak ayırmak için gerekli gerilimin, uçunun çözeltiye göre değme gerilimini aştığı volt tutarı.

Aşırıısıtım : Metallerin ısı ile işlenmesinde, uygun tane büyüklüğü veren sıcaklığın üstünde ısıtılmaları.

Aşırıiletkenlik : Bir metalin belirli ve düşük bir sıcaklığın altında tüm elektriksel dirençliliğini yitirerek tam iletken haline girmesi.

Aşırıküp : Üçten büyük boyutlu Öklit uzayında küp.

Aşırılabilme : Aşırılabilmek işi.

Aşırılabilmek : Aşırılma olasılığı bulunmak.

Aşırılık katsayısı : µ’ler beklemleri göstermek üzere, biçiminde verilen bir basıklık ölçüsü.

Aşırılıkçılık : İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.

Aşırım : İri, seyrek dikiş. Kaynama, sıvının bir defalık kaynayışı.

Aşırınüfuslanma : Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.

Aşırıoyma : Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.

Aşırısoğutulmuş : Donma noktasının altına değin soğutulduğu halde katılaşmamış (nesne).

Aşırıüretim : Herhangi bir mal ya da nesnenin istenenden, tüketilebilir düzeyden çok üretilmesi.

Aşırıverme : Aşırıvermek işi.

Aşırıvermek : Çabucak aşırmak.

Aşırıyansıtma : Bir örnekleme tasarımındaki dizgeli yanlılıktan ötürü elde edilen örnekte belli özellikler taşıyan birimlerin evrendeki oransal paylarından daha yüksek düzeyde yer alması.

Aşırıyuvar : Üçten büyük boyutlu Öklit uzayında yuvar.

Aşırıyüklenilim : Elektriksel bir aygıta taşıyabileceğinin üstünde akım verme.

Aşırıyüzey : Öklit uzayındaki yüzey kavramının Öklit n-uzayına genellemesi : f, n değişkene bağlı bir çok terimli olduğunda denkleminin çizgesi, n boyutlu uzayda bir cebirsel aşırıyüzeydir.

Aşırlamak : İri iri, aralıklı aralıklı dikmek. İki parçayı üst üste koyup kenarından dolandırarak dikmek.

Aşırlar : Sakarya ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Aşırma kazan : Kova, bakraç.

Aşırmaca : Başkasının yapıtını az çok değiştirerek, ya da hiç değiştirmeden kendi yapıtıymış gibi ortaya çıkarma.

Aşırmacı : Başkasına ait olan bir şeyi izinsiz alan kimse. Başka bir yazarın eserinden konu veya biçim alan kimse.

Aşırmalık : Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.

Aşırt : Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi.

Aşırtdağalmak : Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.

Aşırtmaç : Semer paldımının aşağıya düşmemesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Çok.

Aşırtmeç : Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.

Aşırtmık : Semer paldımının aşağıya düş memesi için sağrı üzerinden ve iki yandan paldıma bağlanan yün veya kayış kemer.

Aşırtna : Kova, bakraç.

Aşıru : Aşağı.

Baştan aşırma : Bükük adım duruşunda ellerini önde kenetleyen birinin, karşısından gelen ve omuzlarına dayanıp bir ayağıyla kenetlenen ellerine basarak, sıçrama bacağından hız alan eşini yukarı fırlatıp açık atlayışla başının üzerinden arkaya aşırması.

Coşkusal aşırı tepki : Deneğin, durumun önem ve özelliğinin gerektirdiğinden daha güçlü olan coşkusal tepkisi.

Diyelek aşırılığı : Bir diyeleğe göre yazılan yazıda o diyeleğin kurallarını gereksiz yerlerde kullanma.

Dün aşırı : İki gecede bir.

Erte aşırı gün : Öbür gün.

Fromaldehit aşırı duyarlılığı : Formaldehite bağlı olarak oluşan, alerjik deri yangısıyla belirgin aşırı duyarlılık reaksiyonu.

Geç tip aşırı duyarlılık : Duyarlı T hücrelerinden sitokin salınmasına bağlı, 48-72 saat içinde oluşan aşırı duyarlılık reaksiyonu.

Kalıtsal aşırı kıllılık : Doğuştan vücut örtüsünün aşırı kıllı olması. Avrupa Friezyan sığırlarında otozomal baskın bir özellik olarak ortaya çıkar.

Katodik aşırı gerilim : Bir elektrokimyasal pilde akım altındaki katot potansiyeli ile akımsız haldeki katot potansiyeli arasındaki fark.

Katot aşırı gerilimi : Akım geçen bir katodun potansiyeliyle denge potansiyeli arasındaki ayrım.

Lum aşırmak : Çiğnemeden yutmak.

Nüfus aşırılığı : Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun, başta yaşamı sürdürmeğe yeterli bir tüketim düzeyi olmak üzere toplum ya da kümece benimsenmekte olan belli amaçların gerçekleştirilmesini engelleyecek ölçüde çok olması.

Pire ısırığı aşırı duyarlılığı : Isırık bölgesinde salınan histamin benzeri ajanlar, proteolitik enzimler ve antikoagülanlar nedeniyle oluşan alerjik nitelikli deri yangısıyla belirgin, kedi ve köpeklerde sık rastlanan aşırı duyarlılık reaksiyonu, pire ısırığı dermatitisi.

Stafilokok aşırı duyarlılığı : Staphylococcus intermedius'a karşı oluşan alerjik deri reaksiyonu. Köpeklerde, genellikle atopi, gıda alerjisi ve hipotiroidizmle birlikte görülür.

Tip ııı aşırı duyarlılık reaksiyonu : Bir antijenin ilk enjeksiyonuyla vücutta antikor oluşumunu takiben, bu antijenin ikinci enjeksiyonundan sonraki birkaç saat içinde antijen ve antikor kompleksinin ve komplementin beraberce bölgede oluşturduğu yangısal reaksiyon.

Uçara aşırma : Karşı taraftan gelen top yere düşmeden yapılan aşırma vuruşu.

Aşıramento : Çalma, aşırma.

Aşırı : Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

Aşırı akım : Aşırı gerilim.

Aşırı bellem : Belleme yetisinin olağanüstü bir durumda gelişmiş olması.

Aşırı besi : Olağanüstü nicelikte yemek yeme veya yedirme.

Aşırı doyma : Belli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir maddenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu.

Aşırı duyarlık : Organizmaya giren yabancı bir madde yüzünden canlı varlıklarda oluşan aşırı tepki, anafilaksi.

Aşırı duyu : Herhangi bir duyu organıyla ve özellikle dokunma duyusuyla sağlanan her tür uyarana karşı olağan dışı bir duyarlık gösterme durumu.

Aşırı erime : Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine rağmen birtakım şartlar altında bir sıvının katılaşmaması durumu.

Aşırı etkin : Yaşına göre çok daha fazla hareketli olan (kimse), hiperaktif.

Aşırı etkinlik : Aşırı etkin olma durumu, hiperaktivite.

Aşırı gerilim : Beyan edilen değerden büyük olan akım, aşırı akım. Bir elektrotun denge hâlindeki potansiyeli ile akım geçerken ölçülen potansiyeli arasındaki fark.

Aşırı şiddetli fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 56-63 deniz mili olan ve kuvveti 11 ile gösterilen rüzgâr.

Aşırı taşırı : Çok aşırı, fazla miktarda.

Aşırı uç : Politika alanında sağ veya sol görüşlerin en ateşli ve yıkıcı kanadı.

Aşırı yük : Elektrikli araçların olağan çalışma şartlarında karşılaştıkları aşırı akım durumu.

Aşırıcılık : Aşırıcı olma durumu.

Aşırılık : Aşırı olma durumu.

Aşırılma : Aşırılmak işi.

Aşırılmak : Aşırma işine konu olmak.

Aşırıntı : Aşırılmış olan şey.

Aşırma : Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

Aşırma kayış : Bir çarkı döndürmek için kasnaktan kasnağa geçirilen kuşak biçimindeki kayış çember.

Aşırmacılık : Aşırmacı olma durumu.

Aşırmak : Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

Aşırmasyon : Aşırma.

Aşırtı : Aşırma.

Aşırtma : Aşırtmak işi.

Aşırtmak : Aşırma işini yaptırmak. Aşırmak.

Diğer dillerde Aşınmaztepe anlamı nedir?

İngilizce'de Aşınmaztepe ne demek ? : monadnock