Abalones türkçesi Abalones nedir

Abalones ingilizcede ne demek, Abalones nerede nasıl kullanılır?

Abalone : Pina sedefi. İstridye. Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Abalon (bir deniz kabuklusu). Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. Haliotis. Denizkulağı. Deniz kulağı. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, hindistan ve avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi.

Hullabaloo : Velvele. Gürültü. Hayhuy. Patırtı. Yaygara.

Abalienate : Devretmek. Bırakmak. Yabancılaştırmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir başkası için hakkından vazgeçmek. Mülkiyeti devretmek.

Abalienation : Hak veya mülkiyetin bir başkasına devri. Abalyenasyon. Yabancılaşma. Ruhsal bozulma (arkaik). Aralarını açma (arkaik).

Atabal : Büyük orkestra davulu. Davul. Yarım küresel şekli olan büyük vurmalı çalgı. Dümbelek.

Cabalas : Esrar. Gizli öğreti. Sır. Kabala. İbrani felsefesi yazıları. Gizem.

Bint jabal : Güney lübnan'da bir köy.

Cabala : Esrar. Gizem. Kabala. Sır. Gizli öğreti. İbrani felsefesi yazıları.

 

Cabalism : Kabalizm. Kabala öğretileri (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Cabal : Hizip. Dalavere yapmak. Suikast. Entrika çevirmek. Klik. Komplo. Komplo hazırlamak. Dolap. Hile yapmak. Entrika.

İngilizce Abalones Türkçe anlamı, Abalones eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abalones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tarradiddle : Zırva. Saçma sapan. İpe sapa gelmez şey. Yalan. Beyaz yalan. Kaçamaklı söz. Saçmalık. Boş laf. Uydurma. Zararsız yalan.

Boloney : Palavra. Saçma zırva. Zırva. Martaval. Saçma. Boş laf. İpe sapa gelmez şey. İri salam. Saçmalık. Hikaye.

Nonsense : Fasa fiso. Aptalca davranış. Hava gazı. Ivır zıvır. Saçmalık. Safsata. Fasafiso. Lakırdı. Havagazı. Anlamsız söz.

Bunk : Kuşet. Yatak. Kaçma. Yatakta yatmak. Sıvışmak. Kaçmak. Tüymek. Ranza. Zırva. Palavra.

Univalve : Bir çenekli. Karındanbacaklı. Tek kabuklu (deniz böceği). Birçenekli. Tek parçalı kabuğu olan yumuşakça (zooloji). Birkabuklu. Tek valflı. Tekkabuklu.

Limpets : Deniz salyangozu. Deniz minaresi.

Humbug : Dümen. Riyakarlık. Üçkağıtçılık yapmak. Üçkağıt. Martaval. Sahtekarlık. Kazık atmak. Palavra. Hile. Aldatmak.

Lagoon : Bk. mercan çemberi. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Mercan çemberi gölü. Göl. Kıyı gölü. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük. Etrafı kara ile çevrili sığ su. Denizin uzantısı göl.

Abalones synonyms : genus haliotis, nonsensicality, haliotis tuberculata, haliotis, ear shell, sea ear, ormer, gastropod, hokum, meaninglessness, limpet, lagon, twaddle, bilgewater, taradiddle, tosh, abalone, tommyrot, bosh, drool, lagoons.