Sea ear türkçesi Sea ear nedir

Sea ear ingilizcede ne demek, Sea ear nerede nasıl kullanılır?

Sea : Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Okyanus. Derya. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Deniz. Denizle ilgili. Dalga. Umman.

Ear : Dikkat. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulak. Başak. Başaklanmak. İşitme duyusu. Çıkıntı. Duyma yeteneği. Kulp.

Sea air : Deniz havası. Denizde bulunan taze tuzlu hava.

Sea anchor : Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz. Deniz demiri. Açık deniz demiri. Deniz çapası. Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt.

Sea anemon : Sölenterler (coelenterata) alt bölümünden, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, çok sayıda, uzun, dokunaçları bulunan, akdeniz'de yaşayan türleri içine alan bir cins. Denizşakayığı.

Sea ape : Deniz su samuru. Deniz maymunu.

Sea anemone : Taçyaprağı şeklinde dokungaçları ve jelatinimsi gövdesi olan deniz polipi. Denizşakayığı. Deniz anemonu. Anemon. Sölenterlerden knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından dokunaçları oldukça kısa, kırmızı, mavi, yeşil renkli, yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Deniz şakayıkı. Deniz şakayığı. Denizgülü.

 

İngilizce Sea ear Türkçe anlamı, Sea ear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sea ear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ormer : Deniz kulağı.

Abalone : Abalon (bir deniz kabuklusu). Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Deniz kulağı. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, hindistan ve avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi. Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. İstridye. Pina sedefi. Haliotis.

Lagoon : Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Kıyı gölü. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Bk. mercan çemberi. Denizin uzantısı göl. Deniz kulağı. Lagun. Gölcük.

Abalones : Pina sedefi. Haliotis. İstridye. Abalon (bir deniz kabuklusu). Deniz kulağı.

Lagon : Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Lagün. Deniz gölcüğü.