Ormer türkçesi Ormer nedir

Ormer ile ilgili cümleler

English: After her sickness, she's only a shadow of her former self.
Turkish: O, hastalığından sonra, eski halinin sadece bir gölgesidir.

English: After the concert the performers celebrated with a party at a nearby restaurant.
Turkish: Sanatçılar konserden sonra yakındaki bir restoranda bir parti ile kutlama yaptılar.

English: Ali is a former student of mine.
Turkish: Ali benim eski öğrencimdir.

English: Ali is a former CIA agent.
Turkish: Ali eski bir CIA ajanı.

English: According to the "Levada Center" organization, approximately 70% of Russians have never been outside of the former USSR.
Turkish: "Levada Center" örgütüne göre, Rusların yaklaşık %70'i eski SSCB dışına hiç çıkmamıştır.

Ormer ingilizcede ne demek, Ormer nerede nasıl kullanılır?

Acid former : Asit oluşturucu.

Adapter transformer : Ara transformatörü. Uydurucu dönüştüreç.

Adjustable transformer : Ayarlanabilir transformatör. Ayarlanabilir dönüştüreç.

Air cooled transformer : Hava soğutmalı trafo •. Hava soğutmalı transformatör.

Air core transformer : Hava göbekli transformatör.

Barnstormers : Turne. Eskiden kırsal kesimde genellikle ahırda tiyatro gösterileri yapmak için çıkılan turne. Turneye çıkan oyuncu. Seyyar aktör. Seçim gezisine çıkan politikacı. Taşra turnesi.

 

Audiofrequency transformer : Ses frekans transformatörü.

Bell transformer : Zil transformatörü.

Buck transformer : Düzenleyici transformatör.

Auto wound ac transformer dimmer : Özdönüştürücü karartıcı. Yalnızca dalgalı akımda en çok kullanılan ve sevilen karartıcıdır. bu karartıcı insan gözüne uygun biçimde derecelendirilmiş olarak ışıtaca giden voltajı istendiği gibi azaltıp çoğaltabilir. bunların «autrastat», «powerstat», «variac» ve «radiastat» türleri vardır.

İngilizce Ormer Türkçe anlamı, Ormer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ormer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lagoon : Gölcük. Kıyı gölü. Bk. mercan çemberi. Lagün. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Denizin uzantısı göl. Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller. Etrafı kara ile çevrili sığ su. Göl.

Abalones : İstridye. Abalon (bir deniz kabuklusu). Haliotis. Pina sedefi.

Lagon : Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez. Lagün. Deniz gölcüğü.

Limpets : Deniz minaresi. Deniz salyangozu.

Lagoons : Gölcük. Denizin uzantısı göl.

Abalone : Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. İstridye. Pina sedefi. Haliotis. Abalon (bir deniz kabuklusu). Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, hindistan ve avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi.

 

Limpet : Deniz minaresi. Deniz salyangozu.

Ormer synonyms : haliotis tuberculata, ear shell, sea ear.

Ormer ingilizce tanımı, definition of Ormer

Ormer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An abalone.