Lagoons türkçesi Lagoons nedir
- Gölcük.
- Deniz kulağı.
- Denizin uzantısı göl.
Lagoons ingilizcede ne demek, Lagoons nerede nasıl kullanılır?
Lagoon : Bk. mercan çemberi. Denizin uzantısı göl. Mercan çemberi gölü. Gölcük. Denizkulağı. Etrafı kara ile çevrili sığ su. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Kıyı gölü. Lagun. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük.
Lagoonal : Lagüna benzeyen. Lagün ile ilgili. Lagün gibi. Lagüne ait.
Lagoonal environment : Lagün ortamı. Denizkulağı ortamı. Deniz kulağı diplerinin ortamı.
Lagomorph : Lagomorf. Çeşitli otları yiyerek beslenen, tamamen tüylerle kaplı ayakları ve iki çift çok iyi gelişmiş üst kesici dişleri olan lagomorpha takımına ait memeliler. Lagamorfa familyasına ait olan.
Lagomorpha : Tavşangiller.
Lagophthalmus : Lagoftalmus. Alt göz kapağının düşmesi.
Lagophthalmia : Alt göz kapağının düşmesi. Göz kapaklarındaki bir arıza nedeniyle gözün tamamen kapanamaması. Alt göz kapağının bir bozukluk nedeniyle sürekli olarak aşağıya düşmesi, lagoftalmus. Lagoftalmi. Lagoftalmus.
Lagon : Deniz gölcüğü. Lagün. Denizkulağı. Bir kıyı dili ile önü kapanmış, kıyısından küçük bir ayakla denize yine bağlı kalsa da, artık bir göl durumuna dönmüş eski körfez.
Cartilago : Kartilago. Kıkırdak.
Archipelago : İçinde çok ada olan deniz. Takımadalar. Takımada. Takımadalar bölgesi. Adalar denizi. İçerisinde pek çok ada adacık kayalık bulunan deniz. Birçok adadan meydana gelen adalar grubu. Birbirine az çok yakın birkaç ya da geniş bir deniz alanına dağılmış olarak birçok adadan oluşan ve genellikle ortak adları bulunan ada topluluğu. bk. adadizisi. Aral.
İngilizce Lagoons Türkçe anlamı, Lagoons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lagoons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Limpet : Deniz salyangozu. Deniz minaresi.
Laguna : Peron. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Abd'de birkısım şehirlerin adı. Dar ya da sığ alanda bulunan bulunan su kütlesi.
Pond : Süs havuzu. Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü. Havuz. Küçük göl. Atlantik veya pasifik okyanusu. Gölet. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde tamamen kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan, doğal ve yapay yapı. Havuzcuk.
Lagoon : Etrafı kara ile çevrili sığ su. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller. Göl. Lagün. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Bk. mercan çemberi.
Ormer : Denizkulağı.
Small lake : Gölet. Gölek.
Puddles : Sıva haline getirmek (kil ve kum). Çiş yapmak. Çamurlu suya girmek. Kumlu harç. Çamurlamak (su). Gölet. Sıvamak. Çamurlu su. Külçe fırınında tasfiye etmek. Yayılmak (mürekkep).
Abalone : Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Denizkulağı. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (prosobranchia) takımından, kabuğu kulak biçiminde, hindistan ve avustralya kıyılarında yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi. Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça. Pina sedefi. İstridye. Haliotis. Abalon (bir deniz kabuklusu).
Pool : Bilgisayar, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır. Tröst kurmak. Ç.spor toto. Bir araya getirmek. Birleştirmek. Aralarında karşılaşmalar yaparak, bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4, en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi. Birlik. Bir merkezde toplamak. Toplanmak. Su birinkintisi.
Puddle : Sıva haline getirmek (kil ve kum). Çamurlamak (su). İşemek. Çamurlu su. Tavlamak (demir). Çamurlu suya girmek. Kumlu harç. Gölet. Çiş yapmak. Sıvamak.
Lagoons synonyms : pinfish, genus lagodon, family sparidae, sailor's choice, squirrelfish, lagodon rhomboides, lagune, fish genus, sparidae, linn, lakelet, limpets, lake, liman, abalones, ponds.

Bu kısımda Lagoons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lagoons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lagoons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lagoons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.