Laguna türkçesi Laguna nedir

  • New mexico eyaletinde yerleşim yeri.
  • Dar ya da sığ alanda bulunan bulunan su kütlesi.
  • Abd'de birkısım şehirlerin adı.
  • Peron.

Laguna ingilizcede ne demek, Laguna nerede nasıl kullanılır?

Laguna beach : Güney kaliforniya'da pasifik kıyısında bir şehir. Laguna sahili. Kaliforniya eyaletinde şehir.

Lagunas : Dar ya da sığ alanda bulunan bulunan su kütlesi. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Peron.

Fiorello henry laguardia : Abd'li avukat. Fiorello la guardia (1882-1947). Abd temsilciler meclisi üyesi. New york city belediye başkanı (1933-1945).

Gauss laguerre quadrature : Gauss-laguerre kareleştirmesi.

A plague on him : Allah belasını versin. Belasını bulsun.

Plagued : Belasını vermek. Rahatsız edilen. Bela olmak. Rahatsız edilmiş. Cezalandırmak. Bezdirmek.

Korean fowl plague : Kore tavuk vebası. Newcastle hastalığı.

Plague flea : Sıçan piresi. Böcekler (ınsecta) sınıfının, pireler (siphonaptera) takımından, insan piresine benzeyen, yalnız daha küçük boylu ve daha açık renkli, veba hastalığının etkenini taşıyan bir tür.

Plague : Veba. Asıntı olmak. Başbelası. Bela. Bulaşmak. Uğraşmak. Dert. Musibet. Bela olmak. Başının etini yemek.

Blague : Zırva. Yalan dolan. Övünme. Saçmalık. Böbürlenme.

İngilizce Laguna Türkçe anlamı, Laguna eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Laguna ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perron : Dış merdiven. Binek seti. Dıştan merdiven.

Lagoon : Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Lagun. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük. Denizkulağı. Denizin uzantısı göl. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Kıyı gölü. Deniz kulağı. Mercan çemberi gölü.

Bay : Küçük körfez. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içerisine doğru oluşmuş küçük girintiler, küçük körfez. Havlamak. Ürümek. Ulumak. Koy. Küçük boyutlu körfez, bk. körfez. Kızıl doru.

Lake : Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Abanoz rengi boya. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Göl. Lake boya. Lal rengi boyarmadde. Kırmızı boya maddesi. Koyu kırmızı boya. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Liman : Alçak bir kıyıda, açık denizden bir set ile kapatılmış batık bir nehir koyağı. Liman.

Bayed : Ürümek. Ulumak. Defne. Uluma. Duvar bölmesi. Küçük körfez. Koy. Havlamak.

Laguna synonyms : lagune, lagunas, railway platform.