Pond türkçesi Pond nedir
- Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde tamamen kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan, doğal ve yapay yapı.
- Yapay göl.
- Küçük göl.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Gölek.
- Gölcük.
- Havuz.
- Gölet.
- Havuzcuk.
- Gölden daha küçük yapıda, genellikle sulama suyu biriktirmek amacıyla bir set arkasında suların toplanmasıyla oluşan, normal olarak sulama mevsimi sonunda çok az suyu kalan durgun su kütlesi.
- Atlantik veya pasifik okyanusu.
- Süs havuzu.
- Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü.
Pond ile ilgili cümleler
English: Do you think the pond is frozen hard enough to skate on?
Turkish: Havuzun paten yapacak kadar donduğunu düşünüyor musun?
English: A Japanese garden usually has a pond in it.
Turkish: Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.
English: I didn't know there was a pond here.
Turkish: Burada bir havuz olduğunu bilmiyordum.
English: A girl drowned in the pond yesterday.
Turkish: Dün gölette bir kız boğuldu.
English: Ali and Mary swam in the pond together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte gölette yüzdüler.
Pond ingilizcede ne demek, Pond nerede nasıl kullanılır?
Pond fish culture : Havuz balık yetiştiriciliği. Ekonomik öneme sahip balıkların pazar büyüklüğüne kadar havuzlarda bakım ve beslemelerinin yapılması işlemi.
Pond lily : Nilüfer. Gölotu.
Big pond : Atlas okyanusu.
Cooling pond : Soğutma havuzu.
Dew pond : Tepe bağlarında bulunan küçük ve sığ gölet.
Garden pond : Bahçe havuzu.
Ponderability : Tartılabilirlik. Ölçülebilirlik.
Net surrounded pond : Deniz balığı yetiştiriciliğinde kullanılan, koy, körfez veya iki ada arasının ağlarla kapatılarak oluşturulan havuz. Ağ çevirmeli havuz.
Fish pond : Balık havuzu. Livar. Balık yetiştirme havuzu. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, amacına göre değişik tipleri olan, doğal veya yapay yapılar.
Net pond : Ağ havuz. Ağ kafes.
İngilizce Pond Türkçe anlamı, Pond eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma.
Lake : Lal rengi boyarmadde. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Abanoz rengi boya. Lake boya. Kırmızı boya maddesi. Koyu kırmızı boya. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Göl.
Artificial reservoir : Akarsular üzerinde kurulan büğetlerin ardında toplanan suların oluşturduğu yapay göl.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Repositories : Mahzen. Muhafaza. Ambar. Depo. Bellek. Kap. Sırdaş. Zengin kaynak. Kutu.
Calix : Çiçek zarfı. Kaliks (çiçek). Keis. Kase biçiminde organ. Tohum zarfı. Kadeh. Zarf. Çanak biçiminde organ. Çanak.
Lagoons : Denizin uzantısı göl. Deniz kulağı.
Well deck : Havuzluk.
Water hole : Su birikintisi. Su çukuru. Su göledi. Büyük yağmur suyu birikintisi.
Pond synonyms : synchytrium, swimming hole, genus synchytrium, small lake, abrasion platform, piscina, agricultural co operative, repository, receptacle, puddles, horsepond, agricultural production, basin, puddle, altimetric profile, adventife cone, lagoon, agricultural specialisation, age pyramid, fishpond, linn, ponds, basins, aluvial terrace, fungus, bath, abandoned meander, artificial lake, millpond, calices, baslin, mere, aluvial coast.
Pond ingilizce tanımı, definition of Pond
Pond kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To ponder. To make into a pond. To collect, as water, in a pond by damming. A body of water, naturally or artificially confined, and usually of less extent than a lake.

Bu kısımda Pond kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pond ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pond anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pond ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.