Water hole türkçesi Water hole nedir

  • Küçük göl.
  • Su çukuru.
  • Gölek.
  • Su birikintisi.
  • Büyük yağmur suyu birikintisi.
  • Su göledi.

Water hole ingilizcede ne demek, Water hole nerede nasıl kullanılır?

Water : Göz sulanmak. Sulanmak. Sulamak. Hafifletmek. Yaşarmak. Ağız sulanmak. Harelemek. Kedi köpek vb'ne su vermek. Su.

Hole : Suyutan. Bir yarıiletkenin buzsul örgüsünde bir eksicik yerinin boş kalması; örgüden başka eksiliklerin; buyeri doldurması bir akım oluşmasına eşdeğerdir. Deliğe girmek. Oyuk. Hücre. Köşesine çekilmek. Delik açmak. İn. Kapanmak. Kazmak.

Water activity : Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Serbest su. Su etkinliği. Su aktivitesi.

Water agreement : Su kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan anlaşma. Su anlaşması. Su sözleşmesi.

Water ampoule : Su sıkılama torbacığı.

Water and sewage department : Su ve kanalizasyonu departmanı. Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim.

İngilizce Water hole Türkçe anlamı, Water hole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Water hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waters : Sıvı. Karasuları. Kaplıca suyu. Deniz. Hare. Sular. Su kitlesi. Su. Kalite.

 

Backwater : Birikinti su. Siya etmek. İlgisizlik. Tersine kürek çekmek. Durgun su. Durgun yer. Durgunluk. Kabarma. Gelişmenin olmadığı yer. Bir barajın gerisinde biriken su.

Lakelet : Gölcük.

Small lake : Gölet. Gölcük.

Sump : Akıntı deposu. Drenaj kuyusu. Yağ karteli. Maden ocağı su kuyusu. Karter. Yağ karteri. Toplama çukuru. Yağ teknesi. Hazne. Lağım çukuru.

Backwaters : Tersine kürek çekmek. Gelişmenin olmadığı yer. Durgunluk. İlgisizlik. Durgun yer. Kabarma. Siya etmek. Bir barajın gerisinde biriken su. Birikinti su.

Plash : Foşurdamak. Çağıltı. Gürüldemek (su). Şırıltı. Şapırdatmak. Şapırtı. Şırıldamak. Su sıçratmak. Sıçratmak (suyu).

Puddle : Kumlu harç. Gölet. Yayılmak (mürekkep). Sıvamak. Külçe fırınında tasfiye etmek. Çamurlamak (su). Çamurlu suya girmek. Sıvacı çamuru. Sıva haline getirmek (kil ve kum).

Pond : Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü. Yapay göl. Gölcük. Atlantik veya pasifik okyanusu. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde tamamen kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan, doğal ve yapay yapı. Gölet. Gölden daha küçük yapıda, genellikle sulama suyu biriktirmek amacıyla bir set arkasında suların toplanmasıyla oluşan, normal olarak sulama mevsimi sonunda çok az suyu kalan durgun su kütlesi. Havuz.

Water hole synonyms : waterhole, sumps, waterholes, puddles.