Backwater türkçesi Backwater nedir

  • Gelişmenin olmadığı yer.
  • Durgun su.
  • Kabarma.
  • Durgun yer.
  • Siya etmek.
  • Tersine kürek çekmek.
  • Su birikintisi.
  • İlgisizlik.
  • Durgunluk.
  • Bir barajın gerisinde biriken su.
  • Birikinti su.

Backwater ingilizcede ne demek, Backwater nerede nasıl kullanılır?

Backwaters : Bir barajın gerisinde biriken su. Gelişmenin olmadığı yer. Tersine kürek çekmek. İlgisizlik. Durgunluk. Durgun yer. Su birikintisi. Siya etmek. Durgun su. Kabarma.

Backward : Geriye doğru. Geç kavrayan. Ters. Geç öğrenen. Geri kalmış. Kendinden emin olmayan. Geç. Başlangıca yönelmiş. Geri geri.

Backward and forward : Geri ve ileri. Tastamam. Bir o yana bir bu yana. Tamamen. Mükemmelce.

Backward area : Az gelişmiş bölge. Gelişmemiş bölge. Geri kalmış bölge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İktisadi kalkınmasını tamamlayamamış, iktisadi açıdan güçsüz bölge. Ekonomik yönden gelişememiş ve yaşama düzeyi çok düşük olan bölge.

Backward bending labour supply curve : Tersine dönen emek sunum eğrisi. Emek piyasasında belli bir ücret düzeyine kadar negatif ikame etkisinin pozitif gelir etkisinden büyük olması nedeniyle ücretler artarken çalışılmak istenen süre artarken pozitif eğimli olan, ancak belli bir ücret düzeyinden sonra pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olması nedeniyle çalışılmak istenen sürenin azalmasına bağlı olarak negatif eğimli duruma dönen emek sunum eğrisi.

 

Backward elimination : Geri eleme.

Backward induction : Geriye doğru çözüm. Tekrarlanan oyunlarda, oyunun sonundan başlayarak başına doğru giderek çözülmesi.

Backward formulation : Geri gösterim.

Backward country : Gelişmemiş ülke. Geri kalmış gelişmiş ülke. Geri kalmış ülke. Geri giden ülke (teknolojide, eğitimde, vatandaşlık haklarında vs).

Backward innovation : Uluslararası bir şirketin üretmiş olduğu malın gelişmekte olan ülkelerin gereksinimlerine göre daha basit olarak yeniden üretmesine dayalı bir uluslararası pazarlama ve mal stratejisi yöntemi. Geri üretim.

İngilizce Backwater Türkçe anlamı, Backwater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backwater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deadlocking : Sürmeli kilit. Çıkmaza sokmak. Tıkanmak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Hareketin tamamen durması. Yerinde saymak. Çıkmaza girmek. Sürgü kilit. Çözümsüzlük.

Glassiness : Cam gibi olma niteliği. Cam kalitesinde olma. Ayna gibi olma. Camlılık. İfade eksikliği.

Puddle : Kumlu harç. Gölcük. Külçe fırınında tasfiye etmek. Sıva haline getirmek (kil ve kum). Çamurlu suya girmek. Sıvacı çamuru. Çiş yapmak. Tavlamak (demir). Çamurlu su. Çamurlamak (su).

Deadlocks : Çıkmaza sokmak. Tıkanıklık. Yerinde saymak. Sürgü kilit. Çıkmaza girmek. Sürmeli kilit. Çıkmaz. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çözümsüzlük.

Dead water : Ölüsu. Dümen suyu.

Ebullitions : Taşma. Köpürme. Taşkınlık. Kaynama. Köpürerek taşma. Galeyan. Coşku. Feveran. Coşkunluk.

 

Deadness : Kesat. Borsada durgunluk. Uyuşukluk. Hissizlik. Duyarsızlık. Ölümlülük. Donukluk. Ölülük. Bitkinlik.

Apathy : Duyumsamazlık. Soğukluk. Umursamazlık. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Alakasızlık. Duyarsızlık. Uyuşukluk. Hissizlik. Duygusuzluk. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum.

Flood tide : Su düzeyinin kabarması. Met. Daha çok anadeniz kıyılarında, ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme.

Disregard : Tanımamak. İtibar etmemek. Riayet etmemek. Savsaklama. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Hiçe saymak. Önemsememe. Önemsememek. İhmal etmek. Uymazlık.

Backwater synonyms : body of water, waters, still waters, waterhole, disinterest, casualness, dead lock, deadlock, backwaters, depression, slack water, emotionality, effervescing, cold shoulder, accidies, bubbling, impassiveness, eruptions, creeping, plash, accidie, flood, standing water, dullness, water, calmness, distantness, disinterestedness, flatness, waterholes, drabness, stagnant water, halfheartedness.

Backwater ingilizce tanımı, definition of Backwater

Backwater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Water turned back in its course by an obstruction, an opposing current, or the flow of the tide, as in a sewer or river channel, or across a river bar.