Flood tide türkçesi Flood tide nedir

  • Met.
  • Su düzeyinin kabarması.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Kabarma.
  • Daha çok anadeniz kıyılarında, ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme.

Flood tide ingilizcede ne demek, Flood tide nerede nasıl kullanılır?

Flood : Genel ışıklamada kullanılan, yüksek ışık gücü olan, merceksiz, aynalı ışıtaç. Su basması. Su baskını. Su basmak. Tufan. Ay ve güneş'in çekim etkisiyle büyük denizlerde suların yükselmesi, olayı. Akın etmek. İstila etmek. İçine veya üstüne fazla su koymak.

Tide : Mevsim. Eğilim. Gelgit. Akıntı ile yüzmek. Yaklaşık her 12 saat 25 dakikada bir deniz ve okyanusların kabarıp çekilmesi. Akın. Meyil. İstikamet. Meddücezir.

Flood and ebb : Kabarma-alçama. Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı.

Flood control : Taşkın denetimi. Sel kontrolu. Sel kontrolü. Feyezan kontrolü. Taşkın kontrolü.

Flood dam : Taşkın seddi.

Flood damage : Taşkın zararı. Sel hasarı. Sel zararı. Sel tahribatı.

İngilizce Flood tide Türkçe anlamı, Flood tide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flood tide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bubbling : Balonlu. Köpüren. Kabarcıklanma. Fokurdayan. Balonlanma. Kabarcıklar yapan. Gaz verme.

Ebullitions : Köpürerek taşma. Köpürme. Taşma. Coşku. Feveran. Coşkunluk. Kaynama. Taşkınlık. Galeyan.

Eruptions : Fışkırma. Patlak verme. Patlama. Püskürme. Diş çıkması.

Creeping : Ürpertici. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Emekleme. Tırmanarak büyüyen. Sürünen. Tırmanıcı. Sürünme. Toprak kaymasının daha yüzeysel, daha ağır gelişen bir türü. bk. toprak kayması. Sarmaşık türünden.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Flux : Oynaklık. Değişkenlik. Eritken. Akış. Eritme. Akıtmak. Suların kabarması. Sürekli değişiklik. Akı. Değişim.

Effervescence : Galeyan. Feveran. Köpürme. Neşelenme. Coşma. Efervesans. Kimyasal ya da fiziksel bir etki sonucu bir sıvıdan sürekli olarak küçük gaz kabarcıklarının çıkması. Neşeli. Coşkun. Coşku.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Flood tide synonyms : backwater, flood, chalks, air route, the incoming tide, backwaters, chicken feed, agrarian geography, altimetric profile, buckling, afflux, chalk, agricultural co operative, abandoned meander, tide, methamphetamine, eruption, ebullition, effervescing, adventife cone, aluvial coast, agricultural production, affluxes, agricultural specialisation, bulking, ageing of the population, aluvial terrace, high water, high tide, afforestation.