Eruptions türkçesi Eruptions nedir

Eruptions ile ilgili cümleler

English: People suffered heavy losses in the eruptions.
Turkish: İnsanlar patlamalarda ağır kayıplara maruz kaldılar.

Eruptions ingilizcede ne demek, Eruptions nerede nasıl kullanılır?

Eruption center : Püskürme özeği. Püskürme merkezi. Yeryüzünde, yanardağ püskürmelerinin ya da patlamalarının olduğu nokta.

Eruption channel : Yanardağ bacası. Yanardağlarda gazların çıkması ve patlamasıyle oluşmuş, magma haznesini yanardağın ağzına bağlayan kanal.

Eruption of laughter : Ani kahkaha patlaması. Kahkaha patlatma.

Eruption of rage : Öfke patlaması. Öfke nöbeti. Şiddet patlaması.

Creeping eruption : Son konakları hayvanlar olan helmint larvalarının insan vücuduna penetrasyonu. çeşitli vücut dokularında göç eden asla erişkin hale gelmeyen nematod larvalarının neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle deri, gözler ve iç organlar enfeksiyon bölgesidir. ancylostoma brasiliensis deri-larva göçüne, toxocara cinsindeki türler ise iç organ larva göçüne neden olur. Larva göçü.

Skin eruption : Döküntü. Geceyanığı. Deride döküntü. Cilt tahrişi. Deri döküntüsü.

Eruptive : Püsküren. Püskürük. Patlayan. Patlayıcı. İndifai.

 

Volcanic eruption : Volkanik püskürme. Volkan püskürmesi. Yanardağ püskürmesi. Yanardağ patlaması. Volkanik patlama. Volkan patlaması.

Cutaneous eruption : Egzama. Kutan erupsiyon. Deri erüpsiyonu. İsilik.

Eruptive rocks : Yanardağların ağzından yeryüzüne püskürtülen lav, kül vb. kızgın özdeklerin alçak yerlere yığılıp az çok hızla soğumaları sonunda oluşan kayaçlar. Erüptif kayaç. Püskürük kayaçlar. Püskürük kayaç.

İngilizce Eruptions Türkçe anlamı, Eruptions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eruptions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflagrations : Birden tutuşma. Yavaş yanarak patlama. Tutuşma. Yanma dalga hareketi. Birden yanma. Alev alma. Parlama.

Flood tide : Su düzeyinin kabarması. Daha çok anadeniz kıyılarında, ayın o kıyının öğlen çemberi üzerinden geçtiği sırada, deniz düzeyinde başlayan ve kıyıya doğru bir akıntı oluşturan yükselme. Met.

Ebullition : Taşma. Feveran. Köpürme. Taşkınlık. Coşkunluk. Kaynama. Galeyan. Coşku. Köpürerek taşma.

Blowouts : Elektrik sigortasının erimesi. Kuyudan petrol veya gaz fışkırması. Ziyafet. Araştırma. Soruşturma. Lastik patlaması. Parti. Kolay galibiyet. Eğlence. Rahat zafer.

Prominence : Ün. Öne çıkma. Göze çarpan şey. Tümsek. Göze batma. Herkesçe tanınma. Uzantı. Önem.

Ebullitions : Galeyan. Taşkınlık. Kaynama. Coşku. Feveran. Köpürme. Köpürerek taşma. Taşma. Coşkunluk.

Bulking : Islandığında veya nemlendiğinde kum beton veya diğer inşaat malzemelerinin kabarıp şişmesi. Hacim artması.

Egress : Çıkma. Belirme. Ağ çıkışı. Çıkmak. Çıkış izni. Gidiş. Çıkış hakkı. Tutulmanın sonu (astronomi terimi). Çıkış kapısı. Dışarı çıkma.

 

Eruption : Döküntü. Erupsiyon. Püskürme (yanardağ). Yanardağ püskürmesi. Feveran. Kızamık vb dökme. İndifa.

Spouting : Sıçrayan. Dökülen. Fışkıran. Akan.

Eruptions synonyms : plinian eruption, ejection, creeping, bursting, affluxes, flush, detonation, blastings, jet, burst, ejections, splashed, bubbling, backwaters, jets, emanation, recrudescence, breakouts, outbursts, detonating, gushing, blowups, emergence, blowup, gush, blasting, deflagration, volcanic eruption, breakout, effervescing, combustion, spirt, flushing.

Eruptions zıt anlamlı kelimeler, Eruptions kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Tesirsizlik. Avarelik. Durgunluk. Üşengeçlik. Tembellik. Etkisizlik.

Inactiveness : Hareketsizlik. Ağrı bir şekilde hareket etme durumu. Etkin olmama durumu. Durgunluk. Aktif olmama durumu. Pasiflik. Durağanlık. Halihazırda kullanılmama durumu. Tembellik.

Inaction : Durgunluk. Etkisizlik. Devinimsizlik. Eylemsizlik. Avarelik. Hareketsizlik. Tembellik. Atalet.