Prominence türkçesi Prominence nedir
- Fışkırma.
- Göze çarpan şey.
- Burun.
- Tümsek.
- Çıkıntı.
- Öne çıkma.
- Ehemmiyet.
- Herkesçe tanınma.
- Göze batma.
- Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.
- Şöhret.
- Ün.
- Önem.
- Uzantı.
- Uzay alanında kullanılır.
Prominence ingilizcede ne demek, Prominence nerede nasıl kullanılır?
Bring into prominence : Ön plana çıkartmak. Popüler etmek. Ünlü etmek. Önem kazandırmak. Şöhret kazandırmak.
Come into prominence : Tanınmak. Sivrilmek. Kendini göstermek. Herkesin dikkatini çekmeye başlamak. Önem kazanmak. Ön plana çıkmak. Öne çıkmak.
Solar prominence : Güneşten gelen akkor halindeki hidrojen bulutu.
Prominences : Şöhret. Ün. Öne çıkma. Çıkıntı. Önem. Burun. Tümsek.
Prominent : Göze çarpan. Önemli. Çıkık. Belli. Seçkin. Fırlak. Önde gelen. Önde gelen (kimse). Belirgin. Kolayca görünen.
Overprominent : Çok belirgin. Çok göze çarpan. Fazlasıyla öne çıkan.
Prominently : Belirgin bir şekilde. Dikkat çeken bir biçimde. Görünür bir şekilde.
İngilizce Prominence Türkçe anlamı, Prominence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prominence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nasal : Buruna ait. Geniz ünsüzü. Genizsel. Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait. Genzel. Buruna ilişkin. Yumuşak damağın aşağı inmesi ve boğumlanmaya burun (geniz) yolunun da katılmasıyla çıkarılan ses. bk. geniz ünlüsü, geniz ünsüzü. karşıtı ağız sesidir. Burun ile ilgili. Burunla ilgili.
Forelands : Ön saha. Ön bölge. Sahil çıkıntısı. Sürülmemiş arazi. Ön ülke.
Celebs : Tanınmış kimse. Ünlü kimse. Ünlü.
Eruption : Patlama. İndifa. Yanardağ püskürmesi. Püskürme. Döküntü. Kızamık vb dökme. Kabarma. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
Bill : Alım ve satım işlemlerinde satıcı tarafından düzenlenerek alıcıya verilen, satılan malın miktarını, cinsini, niteliklerini, fiyatını ve dış ticaret söz konusu olduğunda teslim ve ödeme biçimini de gösteren belge. Denize uzanan kara parçası. Hesap pusulası. Kağıt para. Dimdik. Poster. El ilanı. Cetvel. Gaga.
Bump : Sarsıla sarsıla gitmek. Şiş. Güm diye. Çarpma sesi. Sarsılmak. Çarpmak. Gafleten. Vurmak. Yumru.
Capes : Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Kap. Harmani. Harmaniye. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Pelerin.
Eminence : Yükseklik. Saygınlık.
Eminentia : Kabartı. Tümör. Eminensiya. Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe.
Prominence synonyms : public eye, prominences, celebrity, hummocky, conks, gravity, firecrackers, altair, fame, extension, beaks, hump, bulges, eruptions, bays, gibbous, diverticulum, moment, appendages, emanation, heftiness, stipe, barrows, flushing, albedo, absolute orbit, eructating, faming, emanations, hillocks, gravities, conking, bossage.
Prominence zıt anlamlı kelimeler, Prominence kelime anlamı
Obscurity : Loşluk. Bilinmezlik. Az tanınmışlık. Gizlilik. Meçhullük. Belirsizlik. Çapraşıklık. Karanlık. Anlaşılmazlık.
Unimportance : Önemsizlik.
Prominence ingilizce tanımı, definition of Prominence
Prominence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being prominent. Conspicuousness. A standing out from something.

Bu kısımda Prominence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prominence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prominence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prominence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.