Come into prominence türkçesi Come into prominence nedir

  • Tanınmak.
  • Ön plana çıkmak.
  • Kendini göstermek.
  • Önem kazanmak.
  • Herkesin dikkatini çekmeye başlamak.
  • Sivrilmek.
  • Öne çıkmak.

Come into prominence ingilizcede ne demek, Come into prominence nerede nasıl kullanılır?

Into : Haline. E. Ye. İçine. -a. İçeriye. -e. -in içine. Biçimine. Şekline.

Prominence : Şöhret. Tümsek. Öne çıkma. Burun. Göze batma. Herkesçe tanınma. Ün. Çıkıntı. Uzantı.

Come into : Miras olarak almak. Girmek. Başlamak. Katılmak. Elde etmek. Konuvermek. Mirasa konuvermek. Miras almak. Mirasa konmak. (miras) konmak.

Come into a fortune : (miras ile) servete konmak. (miras ile) paraya konmak. Servete konmak.

Come into being : Vücut bulmak. Var olmaya başlamak. Oluşmak. Var olmak.

Come into leaf : Yeşermek. Tomurcuklanmak. Dallanıp budaklanmak. Yapraklanmak.

Come into effect : Yürürlüğe girmek. Faaliyete geçmek. Geçerli olmak. Etkili olmak. Uygulamaya geçmek. Uygulanmaya başlamak.

Come into collision with : Çatışmaya girmek. İle çarpışmak. Çatışmak. Çarpışmak. (araba) çarpışmak.

Come into line : Uzlaşmak. Sıraya girmek. Uyum sağlamak.

Come into force : Yürürlüğe girmek. Yürürlülüğe girmek. Yürürlük kazanmak.

İngilizce Come into prominence Türkçe anlamı, Come into prominence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come into prominence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Taper : Sivrileşmek. İnceltmek. Gittikçe incelmek. Uca doğru incelmek. Gittikçe inceltmek. Sivrilen şey. İnce ve uzun mum. İncelmek. Ucunu sivriltmek.

Taken over : Üstlenmek. Devralınmış. Devralmak. Yönetimini almak. Yüklenilmiş.

Show ability : Yetenek göstermek. Yapabileceğini göstermek.

Manifest itself : Yüze çıkmak. Kendini belli etmek. Zuhur etmek.

Come into question : Söz konusu olmak. Gündeme gelmek.

Shined : Parıldayan. Işık saçan. Parıldamak. Parlamak. Parlatmak. Parlayan. Işık saçmak. Cilalamak. Işıldamak.

Win fame : İyi bir şöhret kazandı. Ün kazandı. Ünlendi. Üne kavuşmak. Nam aldı. Ünü yakalamak.

Excels : Geçmek. Excel. Çok iyi olmak. Üstün olmak. Cebinden çıkarmak. Gölgede bırakmak. Sivrilmek (argo terim). Başarı göstermek.

Come forward : Meydana atılmak. Ortaya atılmak. Ortaya çıkmak. Belirli bir amaçla ortaya çıkmak. Gönüllü olmak. İleri gelmek.

Distinguish oneself : Ayrılaşmak. Kendini sivriltmek. Temeyyüz etmek.

Come into prominence synonyms : point, give a good account of oneself, come to the fore, sell oneself, outstand, excel in, come to the front, taper off, spiring, distinguish, sharpen, spire, assert oneself, shine out, reveal oneself, outshining, signalize oneself by, outstands, make good show, excel, outshone, excel at, make an appearance, took over, rise to the occasion, outshined, shine, assert herself, taking over, outshines, show, acknowledged, be known.