Prominent türkçesi Prominent nedir
- Göze çarpan.
- Mühim.
- Çıkık.
- Ünlü.
- Seçkin.
- Kolayca görünen.
- Belirgin.
- Önde gelen.
- Fırlak.
- Önemli.
- Belli.
- Çıkıntılı.
- Önde gelen (kimse).
- Öne çıkan.
Prominent ile ilgili cümleler
English: He felt ill at ease among prominent scholars.
Turkish: Seçkin bilim adamları arasında huzursuz hissetti.
Prominent ingilizcede ne demek, Prominent nerede nasıl kullanılır?
Prominently : Görünür bir şekilde. Dikkat çeken bir biçimde. Belirgin bir şekilde.
Overprominent : Fazlasıyla öne çıkan. Çok belirgin. Çok göze çarpan.
Prominence : Göze çarpan şey. Şöhret. Ehemmiyet. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması. Ün. Çıkıntı. Burun. Herkesçe tanınma. Tümsek.
Prominences : Çıkıntı. Şöhret. Önem. Ün. Tümsek. Öne çıkma. Burun.
Bring into prominence : Ön plana çıkartmak. Önem kazandırmak. Şöhret kazandırmak. Popüler etmek. Ünlü etmek.
Promiscuously : Karmakarışık bir halde. Fark gözetmeksizin.
Come into prominence : Herkesin dikkatini çekmeye başlamak. Sivrilmek. Tanınmak. Öne çıkmak. Ön plana çıkmak. Önem kazanmak. Kendini göstermek.
Solar prominence : Güneşten gelen akkor halindeki hidrojen bulutu.
Promise give : Nezretmek. Adamak.
Promise : Benzemek ( ceğe). Söz. Temin etmek. Vadetmek. Beklenti. Ant. Umut. Vaat. Taahhüt etmek.
İngilizce Prominent Türkçe anlamı, Prominent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prominent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Capital : Büyük. Kapital. Sermaye. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç. gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal veya uluslararası düzeyde her türlü mali veya fiziksel varlık. Başkent. Başmal. Anamal. Sermaye ile ilgili. Ana. Üretim olaylarına dayanak olan para.
Apodictic : Şüphesiz olarak doğru. Sabit. İnkar edilemez. Müsellem. Bariz. Su götürmez. Zorunlu. Bariz gerçek. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan.
Big : Popüler. İri. Kocaman. Büyük.
Eximious : Seçilmiş. Faziletli. Güzide. Mükemmel. Seçme. Mümtaz. Kusursuz. Üstün.
Crying : İğrenç. Büyük. Apaçık. Ağlama. Acil. Ağlayan. Çığlık. İvedi.
Determinate : Belirli. Sabit bir sayıya sahip olan. Muayyen. Kesin. Kati. Mahdut. Sınırlı. Mukarrer. Hudutlu.
Glorious : Sunturlu. Fevkalade güzel. Şanlı. Aziz. Mükemmel. Şerefli. Parlak. Güzel. Muhteşem. Yüce.
Bumpy : Şöyle böyle. Bozuk tempolu. Arızalı. Yamru yumru. İyi kötü. Bozuk. Engebeli. Tümsekli. Düzensiz.
Express : Açık. Kesin. Ekspresle göndermek (mektup). Sarih. İfade etmek. Özel. Belli etmek. Düşüncelerini belirtmek. Ekspres.
Explicits : Açık. Kesin. Açıkça. Sarih. Net. Aşikar. Açık seçik. Belirtilmiş.
Prominent synonyms : firsts, manifest, protruding, apparent, noticeable, conspicuous, protrusive, demonstrative, certain, momentous, dramatic, exserts, famed, marked, known, great, bold, considerable, broad, bulgy, burnings, central, distinguished, out of joint, cardinal, important, in the limelight, boldest, clear cut, clean cut, big time, luxation, dislocated.
Prominent zıt anlamlı kelimeler, Prominent kelime anlamı
Inconspicuous : Göze çarpmayan. Farkedilmeyen. Farkedilmez. Önemsiz.
Prominent ingilizce tanımı, definition of Prominent
Prominent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In high relief. Jutting. Protuberant. Standing out, or projecting, beyond the line surface of something. As, a prominent figure on a vase.

Bu kısımda Prominent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prominent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prominent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prominent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.