Forelands türkçesi Forelands nedir

  • Burun.
  • Sürülmemiş arazi.
  • Sahil çıkıntısı.
  • Çıkıntı.
  • Ön ülke.
  • Ön bölge.
  • Ön saha.

Forelands ingilizcede ne demek, Forelands nerede nasıl kullanılır?

Foreland : Ön saha. Çıkıntı. Burun. Ön ülke. Sahil çıkıntısı. Sürülmemiş arazi. Ön bölge.

Foreladies : Bir jürinin lideri olan kadın. İşçibaşı kadın. İş başındaki kadın. Sorumlusu olan kadın (bir projenin, insan grubunun, vb.).

Forelady : Sorumlusu olan kadın (bir projenin, insan grubunun, vb.). İş başındaki kadın. Bir jürinin lideri olan kadın. İşçibaşı kadın.

Foreleg : Önayak. Kol. Ön ayak. Ön bacak. (hayvanlarda) ön ayak.

Forelegs : Önayak. Ön bacak. Kol. Ön ayak. (hayvanlarda) ön ayak.

Forelock : Çatal pin. Kahkül. Perçem. Kakül. Başlık çivisi. Kilit pimi.

Forelimbs : Önayak. Bir hayvanın ön bacağı.

Take time by the forelock : Her dakika sahip olduklarından kurtulan. Zamanın avantajına sahip olan. Zaman avantajı olan.

Forelocks : Başlık çivisi. Kakül. Kahkül. Kilit pimi. Çatal pin. Perçem.

Forelook : Sabırsızlıkla beklemek. Önceden bakmak. Geleceğe bakmak. İleriye bakmak. Zamanın ilerisine bakmak. Dört gözle beklemek.

İngilizce Forelands Türkçe anlamı, Forelands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forelands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Capes : Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Kap. Pelerin. Harmani. Harmaniye.

Bill : Alım ve satım işlemlerinde satıcı tarafından düzenlenerek alıcıya verilen, satılan malın miktarını, cinsini, niteliklerini, fiyatını ve dış ticaret söz konusu olduğunda teslim ve ödeme biçimini de gösteren belge. Kağıt para. Afişe etmek. Afiş. Balta (eski). İlan. Hesap. Poliçe. Poster. Gaga.

Promontory : Çıkma. Dağlık burun. Promontori. Denize doğru uzanan dağlık kara parçası. Promontoryum. Denize çıkıntı yapan yükseklik.

Cliff : Sarp kayalık. Dimdik duran kaya. Çok sarp kayalık tepe. Uçurum. Yalı yar. Kayalık. Yalıyar. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yar.

Dry land : Az yağmurlu alan. Çok az yağmur alan bölge. Kurak bölge. Kuru alan. Kuru bölge. Kurak alan.

Beak : Hakim. İbrik ağzı. Büyük burun. Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. Ağız. Kuşların ağızlarında sert çıkıntı yapan kısım. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Kakaç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Ground : Dayandırmak. Temel neden. Kurmak. Yer. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Karaya oturtmak. Yere sermek. Zemin. Çakmak.

Solid ground : Güçlü temel. Katı temel. Sağlam zemin. Katı zemin. Sağlam temel.

Nasals : Burun kemiği. Genizsel. Geniz sesi. Genizsi ses (fonetik). Nazal. Genizden veya burundan gelen. Buruna ait. Buruna ilişkin. Burun ile ilgili.

 

Forelands synonyms : foreperson, foreland, nasal, eminentia, promontories, eaves, dentation, buckle, headland, cliffs, bulge, conk, terra firma, bezel, bulges, conking, land, ear, cape, beaks, forewoman, conks, end piece, earth, coign, coigns, headlands, bossage, agger, bump.

Forelands zıt anlamlı kelimeler, Forelands kelime anlamı

Backhand : Sola yatık el yazısı. Oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Oyuncunun soluna gelen topa el sırtı dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Elinin tersiyle. Teniste el-arkası vuruş. Bekhent. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Sol vuruş. Ters vuruş. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Forelands antonyms : natural depression.