Bill türkçesi Bill nedir

  • Cetvel.
  • Uzantı.
  • Hesap pusulası.
  • Keser.
  • İlan.
  • Afişe etmek.
  • Hesap.
  • Kuş gagası.
  • Banknot.
  • Poster.
  • Tiyatro programı.
  • Tahvil.
  • Burun.
  • Poliçe.
  • İlan etmek.
  • El ilanı.
  • Yasa tasarısı.
  • Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil.
  • Tasarı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bono.
  • Liste.
  • Denize uzanan kara parçası.
  • Alım ve satım işlemlerinde satıcı tarafından düzenlenerek alıcıya verilen, satılan malın miktarını, cinsini, niteliklerini, fiyatını ve dış ticaret söz konusu olduğunda teslim ve ödeme biçimini de gösteren belge.
  • Balta (eski).
  • Beyanname.
  • Kağıt para.
  • Fatura.
  • Dimdik.
  • Gaga.
  • Afiş.
  • Senet.

Bill ile ilgili cümleler

English: "Was Bill in Japan?" "Yes, he was."
Turkish: "Bill Japonya'da mıydı?" "Evet, öyleydi."

English: Ali and Bill arrived at different conclusions from each other.
Turkish: Ali ve Bill birbirlerinden farklı sonuçlara ulaştılar.

English: Ali and Bill arrived at the conclusion independently of each other.
Turkish: Ali ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.

English: Ali decided that it wasn't necessary to pay that bill today.
Turkish: Ali o faturayı bugün ödemenin gerekli olmadığına karar verdi.

 

English: After fifteen years at a building firm, Bill Pearson was given the responsible position of area manager.
Turkish: Bir inşaat şirketinde on beş yıldan sonra, Bill Pearson'a sorumlu bölge müdürü pozisyonu verildi.

Bill ingilizcede ne demek, Bill nerede nasıl kullanılır?

Bill and coo : Kumrular gibi sevişmek. Sevişip koklaşmak. Koklaşmak. Fingirdeşmek. Öpüşüp koklaşmak. Oynaşmak. Sevişmek.

Bill board : Duyuru tahtası. Bina dışında reklam ve afiş asmaya yarayan tahta. Reklam panosu ya da levhası.

Bill book : Vade defteri. Borç senedi defteri.

Bill broker : Kambiyo tellalı. Bono komisyoncusu. Kambiyo acentesi. Kambiyo acentası. Simsar.

Bill case : Senet cüzdanı. Senedat cüzdanı. Portföy.

Bill laws : Senet hükümleri. Ödenmesi gereken senetlere yönelik adli kurallar. Senet hukuku. Senet kanunları.

Bill discounting : Belirlenen tarihten önce ödenen bir senette yapılan faiz ve komisyon indirimi. Senet iskontosu. Senet indirimi.

Bill enforcement : Senet zorlaması. Bir kimseyi bir senedi kabul etmek zorunda bırakma.

Bill jobber : Kambiyo simsarı.

Bill gates : Abd'li bilgisayar yazılım tasarımcısı. Microsoft ınc.'in yönetim kurulu başkanı ve eş kurucusu. Dünyanın en zengin adamlarından biri. Iıı. william henry gates (1955 doğumlu).

İngilizce Bill Türkçe anlamı, Bill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

Rider : Bisikletçi. Sürücü. Süvari. Oynak parça. Binici. Destek. Ek parça. Bisikletli. Atlı. İlave.

Calculation : Düşünüp taşınma. Hesaplama. Çıkar hesabı. İşletmede üretim öğelerinin kullanılması sonucu üretim giderlerini ayrı ayrı sayışımlamak ve bu giderleri üretim birimi sayısına bölerek işletmeye maloluş değerlerini saptamak için yapılan sayışmaların tümü. Hesap sonucu. Öngörü. Tahmin. Maloluş sayışımları.

Draught : Görevlendirmek. Fıçıdan içki çekme. Tasarı hazırlamak. Cereyan yapmak. Çekiş. Müsvedde. Dama taşı. Askere almak. Müsveddesini hazırlamak.

Advertized : Reklamını yapmak. Reklam yapmak. Tanıtım yapmak. Duyurmak. İlan vermek.

Straightedge : Çizgilik. Mastar.

Extensions : Takma saç. Saç uzatma. Saç örgüsü. Saç örme.

Prolongations : Vadenin uzatılması. Temdit. Devam ettirme. Geciktirme. Sürdürme. Uzama. Uzatma. Uzatılma.

Conversion : Borç değiştirme. Dönüştürme. Dönüşüm. Din değiştirme. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Borcun azaltılması, ertelenmesi ve yeniden finansmanını kapsayan, borcun miktarı, vade yapısı ve borçlanma koşullarını değiştiren tüm işlemler. krş. borcun yeniden finansmanı. Sayı. Kimyasal türleri başka türlere dönüştürme işlemi. İhtida. Evirtim.

Beadrolls : Katalog. Dua edilecek ölülerin listesi.

Bill synonyms : doctor's bill, pinups, pinup, farm bill, phone bill, electric bill, hotel bill, legal instrument, bottle bill, banner, calculi, allonge, indentures, cipher, playbill, annunciated, legal document, diverticulum, bill of exchange, sale confirmation, advertisements, nasals, declaring, chronologies, listings, adze, charter, manifesto, annunciations, appendage, account, flimsy, coronoid.

Bill zıt anlamlı kelimeler, Bill kelime anlamı

Overcharge : Abartmak. Fazla hesap yazmak. Fahiş fiyatla satmak. Fazla para istemek. Abartmak (ayrıntı vb.). Fiyatı fazla yükseltmek. Fazla fiyat islemek. Fazla yüklemek. Kazıklamak. Fazla fatura etmek.

Bill ingilizce tanımı, definition of Bill

Bill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used in pruning, etc. A billhook. When short, called a hand bill, when long, a hedge bill. The bell, or boom, of the bittern. A beak, as of a bird, or sometimes of a turtle or other animal. A cutting instrument, with hook-shaped point, and fitted with a handle. To advertise by a bill or public notice. To peck. To work upon ( as to dig, hoe, hack, or chop anything) with a bill. To strike. A declaration made in writing, stating some wrong the complainant has suffered from the defendant, or a fault committed by some person against a law.