Nasals türkçesi Nasals nedir

  • Genizsel.
  • Buruna ilişkin.
  • Burun kemiği.
  • Buruna ait.
  • Burun ile ilgili.
  • Nazal.
  • Genizsi ses (fonetik).
  • Geniz sesi.
  • Burun.
  • Genizden veya burundan gelen.

Nasals ingilizcede ne demek, Nasals nerede nasıl kullanılır?

Nasal acariosis : Köpeklerin burun boşluğu veya sinüslerine yerleşen pneumonyssus caninum adlı akarın neden olduğu hafif bir burun yangısıyla belirgin enfestasyon. Burun akariyozisi.

Nasal bone : Burun kemiği. Kısmen burun boşluğunu örten, birleşerek burunun köprüsünü meydana getiren iki kemik.

Nasal capsule : Burun deliklerini kapatan yapı. Nazal kapsül.

Nasal cavity : Burun boşluğu. Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleri ile donanmış olan bir çift boşluk. Geniz boşluğu. Nazal kavite. Geniz.

Nasal congestion : Burun tıkanıklığı. Burun tıkanması.

Nasal discharge : Burun akması. Burun akıntısı.

Nasal eczema : Egzama nazi. Köpeklerin burun üzerinde mekanik uyarılarla oluşan kepekli ve yaş egzaması.

Nasal mite : Köpeklerin burun boşluğu veya sinüslerine yerleşen akar türü, pneumonyssus caninum. Burun akarı.

Nasal fossa : Geniz. Burunsal çukur.

Nasal obstruction : Burun tıkanıklığı.

İngilizce Nasals Türkçe anlamı, Nasals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nasals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Conks : Dalmak. Bayılmak. Ölmek. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Kafa. Başa vurulan darbe. Tahtalıköyü boylamak. Çalışmamak. Bozulmak.

Utter : Çıkarmak (inilti veya ses). Telaffuz etmek. Tam. Mutlak. Bütün. Açığa vurmak. Basmak (çığlık). Tüm. Basmak. Ses çıkarmak.

Conking : Çalışmamak. Dalmak. Ölmek. Bozulmak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Başa vurulan darbe. Bayılmak. Kafa. Tahtalıköyü boylamak.

Cliffs : Uçurum. Çok sarp kayalık tepe.

Cape : Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Kap. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Çıkıntı. Harmani. Harmaniye. Pelerin. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü.

Headlands : Dağların denize yaptığı çıkıntı. Dağlık burun. Sürülmemiş toprak. Sürülmemiş arazi. Alabama eyaletinde şehir.

Beaks : Ağız. Büyük burun. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). İbrik ağzı. Yargıç. Gagalamak. Hakim (ingiliz ingilizcesi). Gaga. Okul müdürü.

Headland : Alabama eyaletinde şehir. Sürülmemiş toprak. Dağlık burun. Dağların denize yaptığı çıkıntı. Sürülmemiş arazi.

Os nasale : Os nazale.

Nasals synonyms : turbinate bone, forelands, beak, let loose, bill, capes, let out, nasal, emit, cliff, nasal bone, rhinal, conk, foreland.

Nasals zıt anlamlı kelimeler, Nasals kelime anlamı

Low : Ucuz. (inek) böğürmek. Düşük. Alçak. Yıkmak. Az. (ses) yavaş. Böğürmek. Böğürmek (inek veya öküz).

Vowel : Sesli. Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Sesli harf. Ünlü harf. Ünlü.