Nasal bone türkçesi Nasal bone nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kısmen burun boşluğunu örten, birleşerek burunun köprüsünü meydana getiren iki kemik.
- [#burun Burun kemiği].
Nasal bone ingilizcede ne demek, Nasal bone nerede nasıl kullanılır?
Nasal : Burun kemiği. Burun. Buruna ilişkin. Genzel. Genizden gelen. Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait. Art damağın alçalması, ses yolundan gelen havanın hem ağızdan hem de burundan geçirilmesi yoluyla oluşan ünsüz türü. boğumlanma noktaları açısından bir çift dudak sesi olan m ile diş sesi olan n ve art damak sesi olan n ünsüzleri, boğumlanmaya aynı zamanda burun yolunun da katılması dolayısıyla birer geniz ünsüzüdürler: maşa, tanık, yonga, yonga; anadolu ağzl. banka [banka], bana kelimelerindeki m, n, n ünsüzleri gibi. Geniz ünsüzü. Burunla ilgili. Burun ile ilgili.
Bone : Kılçığını ayırmak. Sünük. Hafızlamak. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kemiklerini ayıklamak. Kemik. Tartışma konusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayıklamak. Süyek.
Nasal acariosis : Burun akariyozisi. Köpeklerin burun boşluğu veya sinüslerine yerleşen pneumonyssus caninum adlı akarın neden olduğu hafif bir burun yangısıyla belirgin enfestasyon.
Nasal capsule : Nazal kapsül. Burun deliklerini kapatan yapı.
Nasal cavity : Geniz. Burun boşluğu. Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleri ile donanmış olan bir çift boşluk. Nazal kavite. Geniz boşluğu.
Nasal congestion : Burun tıkanıklığı. Burun tıkanması.
İngilizce Nasal bone Türkçe anlamı, Nasal bone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nasal bone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nasals : Genizden veya burundan gelen. Burun ile ilgili. Nazal. Buruna ait. Genizsi ses (fonetik). Genizsel. Geniz sesi. Buruna ilişkin. Burun.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.
Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Nasal bone synonyms : a protein, abiotic factor, acacia, a site, turbinate bone, os nasale, abacus bodies, abo blood groups system, abambulacral area, nasal.

Bu kısımda Nasal bone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nasal bone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nasal bone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nasal bone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.