Ebullition türkçesi Ebullition nedir

Ebullition ingilizcede ne demek, Ebullition nerede nasıl kullanılır?

Ebullitions : Taşma. Köpürerek taşma. Feveran. Galeyan. Köpürme. Taşkınlık. Kabarma. Coşkunluk. Coşku. Kaynama.

Ebullience : Kaynayıp taşma. Taşkınlık. Galeyan. Coşkunluk. Coşku.

Ebulliency : Galeyan. Taşkınlık. Kaynayıp taşma. Coşkunluk.

Ebullient : Şevkli. Kaynayan. Çoşkun. Taşan (sıvı). Neşeli. Coşkun. Taşkın. İçi içine sığmayan. Sevinçli. Kabaran.

Ebulliently : Coşkuyla. Şevklice. Taşarak (sıvı). Coşkulu bir şekilde. İçi içine sığmayarak. Sevinçle. İçi kaynayarak. Neşeyle. Neşelice. Kaynayarak (sıvı).

Ebullism : Kaynama. Ebolizm.

Ebulliometer : Kaynama noktası aracılığıyla ortalama molekülün ağırlığını belirleyen cihaz.

Ebullioscopy : Kaynama noktası ölçümü. Kaynargözleyim. Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi. Ebüliyoskopi.

İngilizce Ebullition Türkçe anlamı, Ebullition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ebullition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Frothing : Köpüklü hale gelme. Köpüklü. Köpüren. Köpüklendirme. Kabarcıkların bir araya gelmesi.

Elations : Elasyon. Sevinç. Haz. Gurur. Mutluluk. Kıvanç.

Conglutination : Konglutinasyon. Kaynaşma. Yapışma.

Abound with : İle dolu olmak. Çok olmak (bir yerde). Bol olmak (bir yerde). Dolu olma.

Eruptions : Diş çıkması. Fışkırma. Patlak verme. Patlama. Püskürme.

Excesses : Ölçüsüzlük. İfrat. Aşırıya kaçma. Aşırılık. Fazlalık. İlave. Fazla. Tecavüz. Abartı.

Buckling : Flambaj. Bükülen. Yığılma. Bükülüm. Burulma. Titreşim. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin üzerinde fazla sıcak ya da gerilme yüzünden oluşan çıkıntı ve çukurlar. Burkulma.

Frothiness : Sinirden köpürme. Köpüklü olma özelliği. Köpüklenme.

Boil : Çıban. Galeyana gelmek. Köpürmek. Pişirmek. Pişmek. Haşlamak. Kaynamak. Kısaltmak. Kaynama çekidi.

Reflection : Derinlemesine düşünme. Etki. Yankı. Düşünce. Bir engele çarpan dalgaların geldiği ortama geri dönmesi. Kusur bulma. Bir ışınımın, içindeki tek renkli ışınların frekansları değişmeksizin, bir yüzeyden geri dönmesi.bk. geri yansıma. Zihnin bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak, aralarındaki bağlantıları inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliği. zihinden geçirme ya da zihin yoluyla arayıp bulma. tasarlama, anımsama. Derin düşünce. Bilgisayar, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Ebullition synonyms : acting out, flowage, rage, paroxysms, ebullism, creeping, elation, agitations, brims, ebullitions, abundances, boisterousness, ecstasy, excitements, teeming, encroachment, ferment, froths, joinings, flowages, affluxes, gush, outbreaking, flare, boiling, explosion, brimming, extravagance, extravasation, rages, joining, euphorias, fizzing.

 

Ebullition ingilizce tanımı, definition of Ebullition

Ebullition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A boiling or bubbling up of a liquid. The motion produced in a liquid by its rapid conversion into vapor.