Bubbling türkçesi Bubbling nedir

  • Fokurdayan.
  • Gaz verme.
  • Kabarcıklar yapan.
  • Balonlu.
  • Balonlanma.
  • Köpüren.
  • Kabarcıklanma.
  • Kabarma.

Bubbling ile ilgili cümleler

English: The soup is bubbling in the pot.
Turkish: Çorba tencerede fokurduyor.

Bubbling ingilizcede ne demek, Bubbling nerede nasıl kullanılır?

Bubbling over : Taşma.

Bubblier : Şampanya. Köpüklü. Şen şakrak. Kabarcık çıkaran. Kabarcıklı.

Bubbliest : Kabarcıklı. Şen şakrak. Kabarcık çıkaran. Şampanya. Köpüklü.

Bubble : Köpürmek. Köpük. Kaynatmak. Kabarcıklar yapmak. Fokurdamak. Lıkırdamak. Kaynamak. Fıkırdamak. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon. Kabarcık.

Bubble and squeak : Patates. Lahana ve etli yemek.

Bubble chamber : Temel taneciklerin geçmesiyle gaz kabarcıklarından oluşmuş çizgiler gösteren, öylece gözlenip ölçüm sağlayan aygıt. Kabarcık odası. Yüklü temel parçacıkların iz bıraktığı, sıvı helyum sıcaklığında çalışan, sis odasına benzer aygıt. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Bubble jet printer : Uçlarından kağıt üzerine mürekkep enjekte eden yazıcı türü. Mürekkep püskürtmeli yazıcı türü.

Bubble memory : Kabarcık bellek.

Bubble dance : Bulaşık yıkamak.

 

Bubble blower : Baloncuk makinesi. Köpük balon aleti.

İngilizce Bubbling Türkçe anlamı, Bubbling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bubbling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seething : Kaynayan. Kuduran. Çok heyecanlı. Çok tedirgin. Haşlama. Kaynatma. Aşırı derecede heyecanlanmış.

Effervescing : Coşmak. Köpürme (sıvı). Coşma (insan). Neşelenme. Galeyana gelmek. Kabartma. Köpürmek.

Backwater : Durgun su. Durgun yer. Birikinti su. Bir barajın gerisinde biriken su. Su birikintisi. İlgisizlik. Gelişmenin olmadığı yer. Siya etmek. Durgunluk.

Foamier : Köpüklü. Köpüğe benzeyen.

Fizziest : Fışırtılı. Köpüklü.

Fizzier : Fışırtılı. Köpüklü.

Sparkly : Parıltılı. Pek çok küçük ışık yansımaları yayan. Pırıltılı. Cıvıl cıvıl.

Foaming : Tıraşı gelmiş. Köpüklenme. Köpürme (domda). Yağım köpürmesi köpük yapması. Bir sıvıda gaz kabarcıkları oluşması. Köpürme. Köpükleşme. Köpürtme.

Gassing : Zırva. Yakma. Zehirleme. Gazlama. Saçmalık. Gaz çıkışı. Gaz ayrıştırma. Gazlanma. Gazeleme.

Bubbling synonyms : bubling, effervescence, sparkling, buckling, afflux, eruption, flood, affluxes, creeping, foamiest, scintillating, boiling, frothing, gassings, egging, foamy, eruptions, lively, ebullition, effervescent, spumy, ebullitions, bubbly, flood tide, fizzy, backwaters, bubbled, frothy, bulking.

Bubbling zıt anlamlı kelimeler, Bubbling kelime anlamı

Dull : Duygusuzlaşmak. Matlaştırmak. Kör. Donuk. Renksiz. Mat. Ruhsuz. Duygusuz. Kalın kafalı. Körleşmek.

Noneffervescent : Köpürmeyen. Köpük köpük olmayan. Kabarmayan. Kabarcıklar oluşturmayan. Fışkırmayan. Köpüksüz.