Puddle türkçesi Puddle nedir

  • Yayılmak (mürekkep).
  • Külçe fırınında tasfiye etmek.
  • İşemek.
  • Çamurlamak (su).
  • Gölcük.
  • Çamurlu su.
  • Tavlamak (demir).
  • Gölet.
  • Çamurlu suya girmek.
  • Çiş yapmak.
  • Su birikintisi.
  • Sıvacı çamuru.
  • Sıvamak.
  • Kumlu harç.
  • Sıva haline getirmek (kil ve kum).

Puddle ile ilgili cümleler

English: Ali jumped over the puddle.
Turkish: Ali su birikitisinin üzerinden atladı.

English: Ali jumped across the mud puddle.
Turkish: Ali çamur birikintisinin üzerinden atladı.

English: Be careful not to step in the mud puddle.
Turkish: Çamur birikintisine basmamaya dikkat et.

English: Ali stepped in a puddle of water.
Turkish: Ali bir su birikintisi içinde yürüdü.

English: After the rain, there were puddles on the street.
Turkish: Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.

Puddle ingilizcede ne demek, Puddle nerede nasıl kullanılır?

Biggest toad in the puddle : Güçlü kimse. Baskın kimse. Önemsiz bir topluluğun en önemli kişisi. Bir topluluktaki en önemli kimse. Küçük veya önemsiz bir topluluktaki en önemli kişi. Bulunduğu grubun diğer üyelerini sindiren kimse.

Puddled : Külçe fırınında tasfiye etmek. Şaşırmış. Tavlamak (demir). Şaşkın. Şaşkına dönmüş. İşemek. Karışık. Çamurlamak (su). Çamurlu suya girmek. Sıva haline getirmek (kil ve kum).

 

Puddler : Sıvacı. Demir tavlayıcı. Külçe fırını.

Puddlers : Külçe fırını. Demir tavlayıcı. Sıvacı.

Puddles : Yayılmak (mürekkep). İşemek. Çamurlamak (su). Çamurlu suya girmek. Sıvamak. Çiş yapmak. Gölet. Kumlu harç. Çamurlu su. Sıvacı çamuru.

Puddingheaded : Aptal. Ahmak.

Blood pudding : Bir tür domuz sosisi. İç yağ ve domuz kanıyla yapılan siyah bir sosis türü.

Puddling : Çiş yapmak. Balçık. Külçe fırınında tasfiye etmek. Tavlamak (demir). Sıva haline getirmek (kil ve kum). Sıvamak. İşemek. Çamurlu suya girmek. Çamurlamak (su).

Pudding grass : Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, taç yaprakları leylak renginde, keskin kokulu, meyveleri fındıksı tipte, çok yıllık, otsu, sürünücü ya da dik gövdeli bitkiler. Yarpuz.

Pudding : Tombul. Puding. Sütlü tatlı. Muhallebi. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen).

İngilizce Puddle Türkçe anlamı, Puddle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedaubed : Sürmek. Karalamak. Bulamak. Kirletmek. Bulaştırmak. Lekelemek.

Puddled : Şaşkına dönmüş. Allak bullak. Şaşırmış. Kafası karışmış.

Drawn up : Dik tutmak. Yazmak. Dizmek. Yetişmek. Durdurmak (araba, at vb.). Düzenlemek. Dikleştirmek. Hazırlanmış. Rölöve. Yığılmak.

Waterholes : Büyük yağmur suyu birikintisi. Su çukuru. Su göledi.

Lagoons : Deniz kulağı. Denizin uzantısı göl.

Place : Hane. Yerleşim yeri. Sorumluluk. Koymak. Basamak. Yerleştirmek. İş. Sıra. Oturtmak. Ev.

Pees : (küçük) tuvaletini yapmak. Sidik. İdrar. İdrarını yapmak. Çiş.

Splash : Boya sürmek. Cup diye düşmek. Yıkamak. Şarlamak. Yağmak. Serpiştirmek. (su) sıçratmak. Suya çarpmak. Serpmek. (su) sıçratma.

 

Piddled : Ehemmiyetsiz. Önemsiz işlerle uğraşmak. Bayağı. Sidik. Hafife almak. Çiş. Oyalanmak.

Ponds : Havuz.

Puddle synonyms : splosh, bedaubing, lakelet, peeing, calcimines, pee pee, piddle, piddles, backwater, lagoon, spatter, bedaubs, micturate, daub, small lake, swash, calcimined, do number one, puddling, topographic point, make water, pond, artificial reservoir, peed, pisolite, puddles, daubing, piss, splatter, waters, passed water, face, draw up.

Puddle ingilizce tanımı, definition of Puddle

Puddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To mix dirt with (water). A small quantity of dirty standing water. To make a dirty stir. A muddy plash. To make foul or muddy. A small pool. To pollute with dirt.