Puddlers türkçesi Puddlers nedir

  • Sıvacı.
  • Demir tavlayıcı.
  • Külçe fırını.

Puddlers ingilizcede ne demek, Puddlers nerede nasıl kullanılır?

Puddler : Külçe fırını. Demir tavlayıcı. Sıvacı.

Biggest toad in the puddle : Bir topluluktaki en önemli kimse. Küçük veya önemsiz bir topluluktaki en önemli kişi. Baskın kimse. Önemsiz bir topluluğun en önemli kişisi. Bulunduğu grubun diğer üyelerini sindiren kimse. Güçlü kimse.

Puddle : Sıva haline getirmek (kil ve kum). Tavlamak (demir). Çamurlamak (su). Çamurlu su. Külçe fırınında tasfiye etmek. Yayılmak (mürekkep). Sıvacı çamuru. Gölet. Kumlu harç. Su birikintisi.

Puddled : Kafası karışmış. Çamurlamak (su). Karışmış. Şaşkına dönmüş. Tavlamak (demir). Külçe fırınında tasfiye etmek. İşemek. Şaşkın. Sıva haline getirmek (kil ve kum). Çamurlu suya girmek.

Puddles : Sıva haline getirmek (kil ve kum). İşemek. Sıvacı çamuru. Gölcük. Külçe fırınında tasfiye etmek. Çamurlu su. Tavlamak (demir). Su birikintisi. Yayılmak (mürekkep). Çamurlu suya girmek.

Puddlings : Balçık.

Puddingheaded : Ahmak. Aptal.

Pudding : Muhallebi. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen). Puding. Tombul. Sütlü tatlı.

Puddling : Balçık. Çiş yapmak. Sıvamak. Sıva haline getirmek (kil ve kum). İşemek. Çamurlu suya girmek. Külçe fırınında tasfiye etmek. Çamurlamak (su). Tavlamak (demir).

 

Puddings : Puding.

İngilizce Puddlers Türkçe anlamı, Puddlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puddlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Addle : Kokmak (yum.). Bozmak. Çürütmek. Çürümek. Cılk. Kokmak. Çürük. Şaşırtmak. Kafa karıştırmak. Bozulmak.

Packman : Boşboşçu. İşportacı. Gezginci esnaf. Seyyar satıcı. Tablacı.

Plasterer : Alçıpan (knauf a.ş'nin tescilli markasıdır) ustası. Alçıcı. Gerektiğinde bezemlerin çeşitli bölümlerini ince bir alçı katıyla örten ya da alçıyla süsleme yapan, kalıp çıkaran usta. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cheapjack : Salı pazarı. Ucuzcu. Seyyar satıcı. Ucuz mal satan seyyar satıcı. Kalitesiz. Adi.

Mix up : Düzenini bozmak. Karmakarışık etmek. Kargaşa. Kafasını karıştırmak. Karıştırmak. Anlaşmazlık. Zihinsel karıştırmak. Karman çorman etmek. Karışıklık. Telaş.

Vender : Bkz.vendor. Satış makinesi. Bayi. İşportacı. Satıcı.

Crier : Seyyar satıcı. Çığırtkan. Duyuru yapan kimse. Ağlayan kimse. Tellal. Mübaşir. Haykıran kimse. İlan eden.

Pitchman : Boşboşçu. Seyyar satıcı. İşportacı. Gezginci esnaf. Tablacı.

Hawker : Sokak satıcısı. İşporta işiyle uğraşan kişi. Gezginci esnaf. Ayak satıcısı. Tablacı. İşportacı. Şahinle avlanan avcı. Boşboşçu. Doğancı.

Seller : Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi. Satılan şey. Dağıtımcı. Satıcı. Bayi. Satan. Satan kişi veya kurum.

Puddlers synonyms : sandboy, transmigrante, muffin man, puddler, plasterers, nuthatches, pedlar, trafficker, chapman, muddle, nuthatch, vendor, jumble, marketer, confuse.